Şiir, insanın içinde kalan yarım cümlelerin devamıdır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Hüsran

Hüsran Şiiri - Mehmet Âkif Ersoy

en böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı,
İslâm’ı uyandırmak için haykıracaktım.
Gür hisli, gür îmanlı beyinler, coşar ancak,
Ben zâten uzun boylu düşünmekten uzaktım!
Haykır! Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun?
Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
Feryâdımı artık boğarak, na’şını, tuttum,
Bin parça edip şi’rime gömdüm de bıraktım.
Seller gibi vâdîyi enînim saracakken,
Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
İnler «Safahât»ımdaki hüsran bile sessiz!

İstanbul, Teşrînievvel 1335 (Ekim 1919)

Mehmet Âkif Ersoy portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, kalbin hafızasına yazılmış bir mektuptur.

Şair, İslam dünyasının ve vatanın içinde bulunduğu durum karşısında duyduğu derin üzüntüyü ve çaresizliği dile getirir. Önceleri haykırarak uyandırmak istediği toplumun sahipsizliğini görünce feryadını içine gömer ve acısını şiirine döker. Şiir, sessiz bir hüsranın ve kırgınlığın ifadesidir.

Ana duyguKırgınlık
Ana temaVatan
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Vatanın ve İslam'ın içinde bulunduğu durum karşısında duyulan acı, toplumun duyarsızlığı nedeniyle içe kapanarak sessiz bir hüsrana dönüşür.

Temel çatışma

Haykırma arzusu ile toplumun sahipsizliği ve duyarsızlığı arasındaki çatışma.

Duygusal akış

Haykırma arzusundan sessiz bir kabullenişe ve içe kapanışa geçer.

ATMOSFER

Hayal kırıklığı ve çaresizliğin hâkim olduğu, sessiz bir hüsran atmosferi.
HüzünlüKasvetliYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.