Bazı dizeler okunmaz, insanın içinde yaşar.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Gececil Kuşların Ürkmediği Aydınlık

Gececil Kuşların Ürkmediği Aydınlık Şiiri - İsmet Özel

Günlerimize
o ilkel sesleri karışır ya
gemileri annelerinden çok seven çocukların
bir adam gelir ya
devinen bir sancıdır artık
gelir eski günlerden
ve uzar sanki uzar
ırzına geçilmiş bir kahramanlık.

Sinsi gülüşlerimizdir şimdi pis bir suda yıkanan
korkulardır katar katar inenler gökyüzünden.
Ay sürekli yükselirse içimizde
çirkin ama güçlü bir tanrıya taptığımızdandır
ondan ki sıkıcıyız bu eski ayaklarla
ondan ki ulu bir tiksintiye hazırlanmışız,
Kemerlerimizdeki en güzel geyik ölüm.

Ama kim? Ben miyim burda bir esrime mi
nedir bu kuşların uçuşunda gördüğüm?
Aptalca beklerim o hiç sökmeyecek şafağı.
Oysa yüreğimden akan o derin suda
kırmızılar öylesine yırtılır ki
siner kan,
huysuz kemanlar dolar şahdamarıma,
yansır kin savaşçıları, gürül gürül ordular
utancın köpürttüğü yanaklarımdan.
Köz komamış ateşinden bize o adam
şimdi gülüşlerimiz yırtıcı, gülüşlerimiz korkunç
ağır, kara bir zırh taşıdığımızdan.

(1963)

İsmet Özel portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, kalbin hafızasına yazılmış bir mektuptur.

Şiir, geçmişten gelen bir adamın ve onun getirdiği ilkel seslerin bugünkü yaşamı nasıl sarstığını anlatır. Anlatıcı, korku, utanç ve öfke içinde kıvranırken kendini ve çevresini sorgular. Şiir, insanın içsel karanlığı, yozlaşma ve geçmişin ağırlığı üzerine yoğunlaşır.

Ana duyguKaygı
Ana temaVaroluş
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişten gelen ilkel ve yıkıcı bir miras, bugünü zehirleyerek insanı korku, utanç ve öfkeye sürükler.

Temel çatışma

geçmiş ile bugün arasındaki çatışma

ATMOSFER

Karanlık, tedirgin edici ve boğucu bir atmosfer.
KasvetliGerginÜrperticiBoğucu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.