İnsan bazı şeyleri ancak kaybedince isimlendirebilir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Düşünceler

Düşünceler Şiiri - A. Kadir (Abdülkadir Meriçboyu)

Pınarından özgürlüğün al bir yudum
çek bir soluk rüzgarından sevdamızın
seni benden ne bu kapı, ne bu duvar ayıracak
seni ne bu kara kara gelen ölüm.
al bir yudum pınarından özgürlüğün
rüzgarından sevdamızın çek bir soluk
gelir bir el kırar birgün kapıları
karanlığın bahçesinde açar gülüm
seni benden ne bu kapı, ne bu duvar ayıracak
seni ne bu kara kara gelen ölüm

ADAGİO

Yaşamın vişne rengi dudakları vardır sevgilim
öpüşün kadar sıcak ve tatlı
özgürlük türküleri de söylenir bu dudaklarla
sevda türküleri de
vişne rengi dudakları vardır sevdanın
gülümser dudakların gibi titrek ve dokunaklı
okyanus olur sarar dünyayı
olümün vişne rengi dudakları kimi kez
dudaklarınca içten ve inançlı
ölüm asude bahar ülkesi değildir o zaman

ölüm:
yiğit ve sevecen bir yaşamın mutlu günlere
sunulmasıdır
canlı bir gül gibi somut
ayrılık yoktur artık zaman içinden
yaşamın ve sevdanın, ölümün kimi kez de
öpüşün kadar sıcak ve tatlı
vişne rengi dudakları vardır sevgilim...

ANDANTE

birgün başımızda sevda rüzgarları eserse
deli deli yıldırımlar düşerse yüreğimize
hızlanır kan dolaşımı
babil'in asma bahçeleri değildir artık
dünyanın bilmem kaçıncı harikası
karanlığın bahçesinde açan gülümüzdür.
hüzün dolarsa içine bir gece yarısı
çevir gözlerini güneşin doğacağı yere
çek bir soluk rüzgarından sevdamızın,
"kapı"yı, "duvar"ı
"kara kara gelen ölüm"ü düşünme
çevir gözlerini güneşin doğacağı yere

VIVA CELEVCBATO

bu gece ne bir yıldız, ne ay var yaşlı gecede
hüzne yer yok yüreğimizde hüzne yer yok
nasıl olsa kıramazlar filizlerini
mutluluk pınarından kaynaklanan sevgimizin
çabuk gelir geçer yaz yağmurları
bu gece ne bir yıldız ne ay var yaslı gecede
yine de hüzne yer yok yüreğimizde

ALLEGRO

birgün başımızda sevda rüzgarları eserse
deli deli yıldırımlar düşerse yüreğimize
"al bir yudum pınarından özgürlüğün,
rüzgarından sevdamızın çek bir soluk"
yaşamın vişne rengi dudakları vardır sevgilim
öpüşün kadar sıcak ve tatlı
"seni benden ne bu duvar ayıracak, ne bu kapı
seni ne bu kara kara gelen ölüm"
çünkü ölüm;
yiğit ve sevecen bir yaşamın
umutlu günlere sunulmasıdır.
canlı bir gül gibi somut
ölümün vişne rengidir dudakları kimi kez
gülümser dudakların gibi titrek ve dokunaklı
bu gece
ne bir yıldız ne ay var
hüzün dolarsa bu gece yarısı içine
"çek bir soluk rüzgarından sevdamızın"
çevir gözlerini güneşin doğacağı yere.

İbrahim Abdülkadir Meriçboyu portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen bir dizede kendine rastlar.

Şiir, özgürlük ve sevda temaları etrafında dönen, ölümün bile bu bağı koparamayacağını savunan bir metindir. Anlatıcı, sevgiliye seslenerek onu özgürlüğün pınarından ve sevda rüzgarından içmeye çağırır; karanlık ve ölüm imgelerine rağmen umutlu bir direniş sergiler. Şiir, yaşamın ve sevdanın vişne rengi dudaklar gibi somut ve sıcak olduğunu, ölümün ise yiğit bir yaşamın mutlu günlere sunulması olduğunu vurgular.

Ana duyguUmut
Ana temaÖzgürlük
Duygusal yönOlumlu
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Özgürlük ve sevda, ölüm ve engeller ne olursa olsun insanı birbirine bağlar; umutla direnmek gerekir.

Temel çatışma

özgürlük ve sevda ile ölüm ve engeller arasındaki karşıtlık

Duygusal akış

Ölüm ve karanlık imgelerinden umut ve direnişe doğru bir değişim gözlenir.

ATMOSFER

Ölüm ve karanlık imgelerine rağmen umutlu ve dirençli bir atmosfer.
UmutluCoşkuluRomantikGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.