İnsan bazı şeyleri ancak kaybedince isimlendirebilir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Kürdilihicazkar Beste

Kürdilihicazkar Beste Şiiri - Ferman Karaçam

Raşit Küçük'e

Elif'in ve Ay'ın hizasındayım
Dilimde dudağımda
Bir doru tay dolaşır

Şafak atmadan
Yola çıkılacak
Herkes kendi efkârının kuyusuna yöneldi

Kiminin alnında imsak atacak
Kiminin göğsünden gün doğacak
Kiminin şarabından aşk fışkıracak

Neden Selahattin Eyyubi sofrasında
Sahur yiyip
Endülüs'te iftar açmak
Eski bir ritüel
Sayılsın ki

Uzun ve ince yollara vurgunuz biz
Bir de
Bıldırcın eti tadında ki
Yanık çöllere

Rüzgâr arap atlarının yelelerini
Savurdukça
Biz sarhoş olacağız toptan
Kimi Viyana'da, kimi Kurtuba'da
Kimi Bağdat'ta
Nil'in ya da Tuna'nın boylu boyunca
Derbeder ıslık çalacağız

Daha şafak atmadı
Simsiyah bir gece kıvamında
Kıyılarına düşüyorum
Ay yüzünün
Ve dehlizinde siliyorum göz çapaklarımı
Köhne bir kentin sokakları
Mağlup insan cesetleri ile dolu iken
Yürek burkulmaz mı
Sırtını yaslayacak kimse de yok
Yüzleri bir afete dönük vitrinlerin
Ne yana dönsem / orada

Bir serseriyi fokurdatıyorlar
Balisinden
Ve kimi kafirliğini gizlemiş
Kimi imanını gömmüş

Halbuki ben usul usul taradım saçlarımı
Umut aynalarında
Bazen de
Yetim bir çocuğun saçında ki
Kurdela gibi
Çimen yeşili gözlerine dalıp dalıp müntehanın
Kendimi ele veriyorum

Öyle ise
Kahrolası helikopterleriniz ne güne duruyor
İşte suçum
İşte gövdem
Eşgalim besbelli
Benim ki daha alımlı değil mi yoksa
Şeyh Yasin'in felcinden
İşte uçkurumuz, ensemiz,cüzdanımız
Ve damaklarda sarsıntılara özgü
Biraz kekremsi bir tat bıraksa da
İşte gökdelenlerimiz
Ve birbirimizin dişlerinde
Etlerimiz
Bir de
Gencecik kızları çiçekli yazmalarından
Vuruşumuz

Kime ne bundan diyeceksiniz
Oysa ben de yağız bir tay gibiyim
Yelelerim savruldukça fırtınada
Uzak yükseklere şahlanırım
Ve sessizliği ok gibi deler
Kurşundan daha güzel türküler söylerim

Bazen de ufacık baltamı gömer
Korkudan kıpkırmızı olurum
Titrerim zilletle
Ufaldıkça ufalır gövdem
Böyle olunca da
Bir öpücük tadın da
Gülistanımda bir gül gibi yaşarım

Geriye
Dilimde dudağımda
Kürdilihicazkâr makamında
Bir doru tay kalır

Ferman Karaçam portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen bir şiirde çocukluğunu bulur.

Şiir, gece vakti yola çıkan bir anlatıcının iç dünyasını ve toplumsal gözlemlerini aktarır. Anlatıcı, Doğu ve Batı coğrafyalarına yayılan imgelerle özgürlük, direniş ve kimlik arayışını dile getirir. Şiir, bireysel duygularla kolektif acılar arasında gidip gelir ve sonunda yine başlangıçtaki imgeye döner.

Ana duyguHüzün
Ana temaÖzgürlük
Duygusal yönKarma
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Birey, içinde yaşadığı baskı ve kaosa rağmen özgürlük ve direniş arzusunu korur.

Temel çatışma

özgürlük ile baskı

Duygusal akış

Başlangıçtaki melankolik ve kaotik atmosfer, sonlara doğru direniş ve umutla dengelenir.

ATMOSFER

Gece ve kaosun hâkim olduğu, yer yer umut kırıntıları taşıyan bir iç hesaplaşma atmosferi.
HüzünlüGerginKasvetliUmutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.