Bazı kelimelerin yaşı yoktur; hep aynı yerden acıtır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Güney Hastalığı

Güney Hastalığı Şiiri - Ceyhun Atuf Kansu

Ben dostum vaktiyle bir güney şehrine gittim,
Yanımda – sevince öyledir! – dünyanın en güzel kızı vardı,
Ama neyleyim ki içimde yine o garip sızı vardı,
Sonunda, o güzel günlerimi berbat ettim.

Eylüldü dostum, aylar içinden Eylüldü,
Ateşi düşmüştü artık hummalı kalbimin,
İyileşmiştim dostum, sonra o akşam üstlerinin
Her saati bir altın yaprak olup döküldü.

Uzanmıştım boylu boyunca güney düşüncesine,
Bilirsin aşk havaları insanı sarhoş eder,
Bir şarkı tutturur insan, ezberler gider,
Gariptir, inanır böylece, vurulur kendi nağmesine.

Ben de akıp gidiyordum gökyüzü üstünden,
Bir Güney denizi, bir güney güneşi ki, bilemezsin,
Yalnız olamazsın elbette, orada yalnız olamazsın,
Biz de içiyorduk sarhoş oluyorduk aynı kadehten.

Hâlâ nasıl özlerim bilir misin, bir akşamı her akşam,
Antalya deyince bir portakal düşer,
Ah, bilemezsin hâlâ, o hatıra güneşler,
Yalnızlığının karlı vadisinde dinlenen adam.

Orada güneyde eski bir şehir görmüştün dostum,
Yıkık tiyatrosu kalmıştı, yüzyıllardan yüzyıllara,
Bu şenlik yerinden denize baktıktan sonra,
Demiştim ki: “Ey yitik şehir, sana benziyorum! ”

Bilgelik sanacaksın, dinleyince sözlerimi,
Bu şehrin eski haline benzer geçen aşklarımız,
Sonra yıkık duvarlarımızla kalakalırız yapayalnız,
Bu şehirden umduğumuzu alır götürür bir gemi.

Ve oynadığımız, şenlendirdiğimiz o coşkun alan,
Bakakalır, otlar arasından melil mahzun,
Sonra dağlardan bir hava iner gelir, uzun uzun,
Eylül rüzgârını yeniden kokladığımız zaman.

Ah, güney deyince bir yaprak kopar içimden,
Denizlere mi gider bilinmez, bilinmez bir yere gider.
“Gönül şen değil”, feryadınca âhü vah eder,
Toplanmış nice türküler gider peşinden.

Bir ağacı uyur görürseler, uyandırmasınlar,
Güneyde kalmış böyle güzel ağaçlar vardır,
Duldasında bir an dinlendiğimiz o ağaçlardır,
– Herşeyi o ağaçlar bilir dostum, o ağaçlar bilir! –
Biz yaprak misali olduk artık, bize birşey sormasınlar.

Ceyhun Atuf Kansu

Ceyhun Atuf Kansu portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, yalnızlığın kendine bulduğu en güzel dildir.

Anlatıcı, dostuna hitaben güneyde yaşadığı mutlu bir dönemi ve oradaki aşkı anlatır. O günlerin ardından içindeki garip sızı yüzünden güzel günleri berbat ettiğini söyler. Şimdi geriye kalan, Antalya ve güneye duyulan derin özlem, yalnızlık ve geçmişin yıkıntıları arasında kendini o yıkık şehre benzetmektir.

Ana duyguÖzlem
Ana temaGeçmiş
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişte yaşanan güzel günler ve aşklar, zamanla yıkık bir şehir gibi geride kalır; insan sadece özlemle ve yalnızlıkla baş başa kalır.

Temel çatışma

geçmişteki mutluluk ile şimdiki yalnızlık ve özlem arasındaki karşıtlık

Duygusal akış

Başlangıçta mutlu bir anı ve aşk anlatılırken, sonlara doğru özlem ve yalnızlık duygusu ağır basar.

ATMOSFER

Geçmişin altın günlerine duyulan özlemle karışık, hüzünlü ve yalnız bir atmosfer.
HüzünlüNostaljikYalnızDingin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.