Bir şiir bazen koca bir ömrü hatırlatır.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Gülşene Altun Varaklar Zeyn İ Düp Bâd-ı Hazân

Gülşene Altun Varaklar Zeyn İ Düp Bâd-ı Hazân Şiiri - Baki

Gülşene altun varaklar zeyn idüp bâd-ı hazân
Güyiyâ zer-kûblar dükkânı oldı gülsitân

Rişte-i bârân gümiş tel sîm-keş ebr-i harîf
İki çarha döndiler gûyâ zemîn ü âsmân

Berg-i bîdi bâgda âb-ı revân üzre görüp
Didiler akmış gılâfından bu tîg-i zer-nişân

Reh-güzâr-ı bâga ser-tâ-pâ dökilmiş berg-i zer
Sandum altun tebsiler konmış simât-ı husrevân

Bâgda gerdân ider evrâkı sanmañ gird-bâd
İndiler seyyâreler kılmaga seyr-i bûstân

Perr ü bâl açmış yeşil tûtî iken berg-i çenâr
Zerd olup ser-pençe-i şeh-bâza dönmişdür hemân

Râygân aldum sanurdı la’l u yâkûtı velî
Şimdi nakd altun sayar turmış nihâl-i ergavân

Kanlu yaş dökmiş ruh-ı zerd ü gubâr-âlûdına
Var ise dehrüñ fenâsın añdı mîr-i ‘âşıkân

Saltanat tâcın geyen ‘âlemde magrûr olmasun
Nice sultân börkin almışdur begüm bâd-ı hazân

Gerçi merdâne soyındı girdi meydâne dıraht
Geldi kış basdı velîkin virmedi asla emân

Dest-bürd-i sarsarı âhir görüp şâh-ı çenâr
Didi el arkası yirde âferînler pehlevân

Jâle vü berg-i hazândan pür-zer ü gevher çemen
Gülşene varın nisâr itdi meger deryâ vü kân

Gevher-i sîr-âb şeb-nem gûşvâr-ı zer varak
Sahn-ı büstân oldı gûyâ çâr-sûy-ı zer-gerân

Şöyle beñzer kim hat-ı âyât-ı rahmetdür çemen
Bâd-ı subh itmişdür altun hall ile yir yir nişân

Bir yeşil garrâ zer-efşân kâgıd olmışdur çemen
Yaraşur yazılsa ger medh-i edîb-i nükte-dân

Hvâce-i ‘âlî-nazar ser-çeşme-i fazl u hüner
Dâver-i ferhunde-ahter kâm-bahş u kâmrân

Âfitâb-ı ‘âlem-ârâ-yı sipihr-i fazl o kim
Buldı re’y-i enveri feyziyle nûr u fer cihân

Ayagı topragıdur kühl-i cevâhir encüme
Âsitânı hâkidür iklîl-i fark-ı Farkadân

Rûzgâruñ şiddetinden gülşen-i bahtı masûn
Nitekim bâd-ı hazândan sahn-ı gülzâr-ı cinân

Safha-i âyîne-i ‘âlem-nümây-ı tab’ına
Cümle-i dünyâ vü mâ-fihâ musavverdür ‘ayân

Râh-ı bâga berg-i zer düşmiş degüldür serverâ
Reh-güzâruñda yüzin ferş itdi mâh-ı âsmân

Eyleyüpdür feyz-i hûrşîd-i kemâl-i sun’ ile
Zât-i pâküñ gevherin perverde kân-ı Kün fe-kân

Meclisüñde kalbi altun gibi sâfî olmayan
Kâl ocagından halâs olmaz kılursañ imtihân

Âfet-i bâd-ı hazândan tâ ebed mahfûz olur
Bâg-ı dehre hüsn-i tedbîrüñ olursa bâgbân

Sarsar-ı gam fikrüm evrâkın perîşân eyledi
Çihre-i zerdüm belâdan buldı reng-i za’ferân

Cür’a-i câm-ı belâ-encâm-ı gam bî-hûş idüp
Âkıbet kıldı humâr-ı derd ü mihnet ser-girân

Cür’aveş ayakda kodı sâkî-i devrân beni
Dest-gîr ol ey emîr-i meclis-i devr-i zamân

Himmetüñ şimşâdınuñ şâh-ı bülendi var iken
Kanda yapsun şâh-bâz-ı tab’-ı Bâkî âşiyân

Destüme alsam kalem nazm-ı bedi’ümle benem
Nîze-bâz-ı ‘arsa-i mülk-i ma’ânî vü beyân

Ben kemend-endâz-ı meydân-ı belâgat olalı
Halka-i teslîme geçmişdür ser-i gerden-keşân

Pehlevân-ı ‘arsa-i nazmem diyen ferzâneler
Bir iki zâr u zebûnumdur za’îf ü nâ-tevân

Muttasıl şi’rüm yazarken hâme turmaz deprenür
Neydür anı gûyiyâ lerzân ider âb-ı revân

Bâg u bustân içre tâ ola bisât-ı sebzeye
Subh-dem berg-ı hazândan katre-i şeb-nem çekân

Her seher sahn-ı zümürrüd-gûn-ı gerdûn üstine
Âfıtâb altun tabakdan tâ ola gevher-feşân

Mesned-i rif’atde genc-efşân-ı ihsân ol müdâm
Ömr ü devlet pâydâr ikbâl ü ‘izzet câvidân

Baki

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen kendini yalnızca bir şiire anlatabilir.

Şair, sonbaharın gelişiyle altın renge bürünen bahçeyi ve doğadaki değişimi görkemli imgelerle anlatır. Ardından kendi gönül sıkıntısını, gam ve bela içindeki hâlini dile getirir; son bölümde ise övdüğü yüce kişiye yönelerek onun cömertliğini, yüceliğini ve kalıcılığını över. Şiir, doğanın geçiciliğinden insanın kaderine ve oradan da bir devlet büyüğüne övgüye uzanan bir çizgi izler.

Ana duyguhüzün
Ana temadoğa
Duygusal yönkarma
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Dünya ve doğa geçicidir; sonbahar her şeyi altın gibi gösterip yok ederken, asıl kalıcı olan yüce bir kişinin cömertliği ve iyi yönetimidir.

Temel çatışma

Doğanın geçici güzelliği ile kalıcı iktidar/erdem arasındaki karşıtlık; şairin kişisel gamı ile övülen kişinin yüceliği arasındaki tezat.

Duygusal akış

Sonbahar tasvirinin görkemiyle başlayıp şairin kişisel gamına, oradan da övgüye yükselen bir duygusal değişim gösterir.

ATMOSFER

Sonbaharın altın renkli ama hüzünlü geçiciliğiyle başlayan, şairin iç sıkıntısıyla kararan, sonunda bir övgü ve hayranlık havasına bürünen bir atmosfer.
hüzünlünostaljikgerginumutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.