Bazı kelimeler bir yere değil, bir zamana götürür.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Der-cülûs-ı Sultân Selîm Hân

Der-cülûs-ı Sultân Selîm Hân Şiiri - Baki

Bi-hamdi’llâh şeref buldı yine mülk-i
Süleymânî Cülûs itdi sa’âdet tahtına İskender-i sânî

Togup gün gibi zerrîn tâc ile burc-ı sa’âdetden
Yitişdi şarkdan garba ziyâ-yı ‘adl u ihsânı

Beşâretler zemîne âsmânuñ gözleri aydın
Cihânı rûşen itdi pertev-i envâr-ı Yezdânî

Perî gözden nihân olmak ne mümkindür zamânında
Cihânı şöyle nûrânî kılupdur rûy-ı rahşânı

Metâ’-ı ma’rifet geldi revâcın buldugı demler
Zer-efşân eylesün nergisler evrâk-ı gülistânı

Biraz uyhu yüzin görsün felekde dîde-i encüm
Ki çeşm-i baht-ı bî-dârı yiter dehrüñ nigehbânı

Hudâvend-i cihân sultân-ı ‘âdil şâh-ı deryâ-dil
Ser-efrâz u serîr-efrûz-ı tâc u taht-ı sultânî

Penâh-ı dîn ü devlet pâdişâh-ı âsmân-rif’at
Cenâb-ı Şeh Selîm ibni Süleymân Hân-ı ‘Osmânî

Şehenşâh-ı hümâyûn-tâli’ u ferhunde-tal’atdur
Cihân-ı saltanatda ol sa’âdet tahtınuñ hânı

Elinde Hazret-i Dâvûduñ âhendür ki mûm oldı
Ziyâ-bahş olsa âfâka n’ola şemşîr-i bürrânı

Su gibi nâr-ı kahrından erir bir demde
Rûyîn-ten Tokınsa şu’le-i şemşîri nerm eyler Nerîmânı

İner Seyf âyeti gibi ser-i a’dâya şemşîri
Hadîs-i tîg-i pulâdın nice şerh ide Kirmânî

Alevlerdür duhân içre görinür tîgler gûyâ
Ne dem gerd-i siyâhı rezmgâhı kılsa zulmânî

İderler reh-nümâlıklar ‘adem mülkine a’dâya
Guzâtuñ ellerinde nîzeler şem’-i şebistânî

Müselles gösterür dâyim temâşâ eyleseñ elde
Meger kim pâre-i elmâsdur câm-ı dırahşânı

Hudâvendâ sen ol çâpük-süvâr-ı mülk ü devletsin
Ki rahş-ı himmetüñ evvel kademde aldı meydânı

Semenderveş semendüñ yanar od içre atar kendin
Su gibi akıdur degse şirâr-ı na’li sindânı

Felekler farkına basdı kadem devrüñde fazl ehli
Nice pâ-mâl ide dünyâ-yı fânî ehl-i ‘irfânı

Kef-i cûduñ keremler kim kılupdur ehl-i ‘irfâna
Ol ihsanı gül ü nesrîne kılmaz ebr-i nîsânî

Sehâ resminde haddinden tecâvüz eylemez deryâ
Kef-i cûduñ taşırgatmaz kerem vaktinde ‘ummânı

Perîşân itmedi devrüñde hergiz kimseyi kimse
Meger meclisde yârân-ı safâ gül-berg-i handânı

Kafâdâr oldılar şîr ü peleng âhûya sahrâda
İderler şol kadar şimdi ri’âyet hakk-ı cîrânı

Felek gırbâl ile zer buldı dirler hâk-i râhuñda
Miyân-ı hâlede seyr eyleyenler mâh-ı tâbânı

Aña her gûşeden bir ta’ne taşın kondururlardı
Nigînüñle mu’ârız görseler mühr-i Süleymânı

Sabâ gibi güzâr itdüm seher gülzâr-ı medhüñde
Bu ebyâtı terennüm kıldı bir mürg-i hoş-elhânî

Nihâl-i hoş-hırâmuñdur cihân gülzârınuñ bânı
Müsellemdür saña âyîn ü üslûb-ı cihânbânî

Cünûnın gördiler cûlar nihâl-i sîm-sîmâñâ
Gümiş zencîr ile bend itdiler serv-i hırâmânı

Gedâ-yı âsitânuñ âsmâna ser-fürû kılmaz
Begenmez hâsılı kemter kuluñ eyvân-ı Keyvânı

Senâ-hvânuñ olurdı mâh-ı Ken’ân tal’atuñ görse
Saña Yûsuf diyeydi iller aña Yûsuf-ı sânî

Getür câm-ı sürûr-encâmı ey sâkî yiter çekdük
Cefâ-yı devr-i gerdûnı belâ-yı çarh-ı gerdânı

Benem ol ‘âşık-ı şûrîde kim turmaz revân eyler
Dilinden Âb-ı hayvânı gözinden dürr-i galtânı

Zuhûr itdi Zahîrüñ sırrı tab’-ı nükte-dânumda
Akıtdı kendüye şi’rüm revân-ı pâk-i Selmânı

Belâgat kûsın urdum husrevâne heft kişverde
Suhan menşûrına çekdüm bu gün tugrâ-yı Hâkânî

Egerçi pîr-i dânâdur göñül fenn-i belâgatda
Velî olmaz debistân-ı senâñuñ tıfl-ı nâ-dânı

Nisâr-ı şâha lâyık mümkin olsa bir güher bulmak
Kazardum tîşe-i endîşe birle kân-ı imkânı

Du’â-yı devlet-i şâh-ı cihâna başla ey Bâkî
Hudâ pâyende kılsun tâc u taht-ı zıll-ı Yezdânı

Zümürrüd tahtına çıkdukça şâh-ı leşker-i encüm
Cihanı efser-i zerrîn ile kıldukça nûrânî

Ser-efrâz ol serîr-i saltanatda gün gibi dâyim
Münevver kılsun ikbâlüñ bu nüh fîrûze eyvânı

Ziyâ-bahş ol rikâbuñ şu’lesinden mâh u hûrşîde
Semend-i bahtuñ itsün ‘arsa-i ‘âlemde cevlânı

Baki

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bir şiir bazen koca bir ömrü hatırlatır.

Şiir, Osmanlı padişahı Sultan Selim Han'ı öven bir kasidedir. Anlatıcı, padişahın adaletini, cömertliğini, savaşçılığını ve yüceliğini abartılı imgelerle yüceltir; onun saltanatının dünyaya ışık saçtığını ve düşmanlarını kahramanca yendiğini anlatır. Şiir, padişaha dua ve iyi dileklerle sona erer.

Ana duyguhayranlık
Ana temavatan
Duygusal yönolumlu
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

İdeal bir hükümdar, adaleti, cömertliği ve kahramanlığıyla dünyaya düzen ve aydınlık getirir.

Temel çatışma

Padişahın adalet ve ihsanı ile düşmanlarının karanlık ve yıkıcılığı arasındaki karşıtlık.

ATMOSFER

Görkemli, aydınlık ve zafer dolu bir saray ve savaş atmosferi.
coşkuluumutlukutsalgergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.