İnsan hatırladıkça değil, hissettikçe geçmişe döner.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Bi-hamdi’llâh Refîk Oldı Yine Tevfîk-i Rabbânî

Bi-hamdi’llâh Refîk Oldı Yine Tevfîk-i Rabbânî Şiiri - Baki

Süreyyâ sanmañ üstinde görince şîr-i gerdûnı
Atıldı âsmâne kûhsâr-ı kahrı kaplanı

Elinden ol kadar düşmen yimişdür boz doganı kim
Kızılelmadan eyvâ kopdı nâ-geh işidüp anı

Çalındı kûslar tabl u nekâre saldı âvâze
Dügün bayram idi gûyâ guzâta ceng meydânı

Kimi şemşîr-bâz oldı kimi cân-bâz bu halkuñ
Temâşâ eyleseñ ol günde görseñ hâl-i insânı

Ser-encâm-ı cadû âhir ne hâle irişür dirken
Hezârân kelleler tûp itdi nâ-geh çarh çevgânı

Dil-âverler oyunlar oynadı küffâre ol gün kim
Gören bâzîçe-i takdirüñ oldı deng ü hayrânı

Çıkup yelkenlüler Rûmî siperden bâdbânlarla
Yine gösterdiler cûş u hurûş-ı bahr-i ‘ummânı

Nehengâsâ dil-âverler ‘adûyı yutdılar gitdi
Aceb deryâ imiş hakkâ bu leşkergâh-ı ‘Osmânî

Ser-i bî-magz-ı düşmenden fezâda kâseler toldı
Sibâ’-ı kûh u deşte kıldılar tertîb-i mihmânî

Meger kim ugramış gerdûn öñinde seyl-i hûn içre
Şafak sandı şebângeh halk dâmânındaki kanı

Dem-i a’dâ ile deşt-i cihânı lâle-zâr itdi
Sipâh-ı berk-reftâr-ı Tatâruñ tîr-bârânı

Hudâvendâ sen ol İskender-i pâkîze-meşrebsin
Akıtdı tab’-ı pâküñ ayagına Âb-ı hayvânı

Ne cünbiş kıldı kim âhir dil-i düşmende yir itdi
Meger gösterdi ol nîze hırâm-ı kadd-i hûbânı

Misâl-i halka-i zülf-i girih-gîr-i ham-ender-ham
Biri birine koydı tîg-i kahruñ kâfiristânı

Licâmuñda sitâm olmak yaraşur çarhuñ ecrâmı
Semendüñ sîne-bendinde gül-i zer mâh-ı tâbânı

Bilürsin anı mürg-i beyza-i pûlâd-ı nusretdür
Aceb mi dâne divşürse elinde tîg-i bürrânı

Hemân âyîne-i sırr-ı Hudâdur tab’-ı şâhâne
Müberrâ gıll u gışdan kalbi sâf u sâde sultânî

Mücellâ sînesi âyînedâr-ı şâhid-i gaybî
Musaffâ hâtırı sûret-pezîr-i râz-ı pinhânî

Hemân oldur niyâzum senden ey Keyhusrev-i sânî
Ki gûş-ı hûşa mengûş eyle dürr-i pend-i pîrânı

Sikendersin karînûn feylesûfân-ı cihân olsun
Hakîmân-ı zamâne hîçe saymaz şahs-ı nâ-dânı

Niyaz it Hakka ey Bâkî vücûdın hıfz ide Bârî
Hatâlardan nigehdâr olsun ol Dârâ-yı devrânı

Hudâvendâ Hudâ ol zât-ı pâke hırz-ı cân olsun
Du’â-yı müstecâb-ı tâ’ifân-ı ‘arş-ı Rahmânî

Belâ gird-âbına salsun ‘adûñı nâ-bedîd itsün
Fenâ deryâsına gark eyleyen Fir’avn u Hâmânı

Hemîşe feth-i fîrûzı livânâ iltivâ itsün
Kapuña iltica kılsun cihânuñ hân u hâkânı

Baki

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bir şiir bazen koca bir ömrü hatırlatır.

Şiir, Osmanlı padişahına yönelik bir övgü ve dua niteliğindedir. Savaş meydanındaki kahramanlıklar, düşmanın bozguna uğratılması ve padişahın adaletli, kutsal kişiliği anlatılır. Anlatıcı, padişahın zaferlerini yücelterek ona bağlılığını ve hayranlığını dile getirir; sonunda Tanrı'dan padişahı korumasını diler.

Ana duyguhayranlık
Ana temasavaş
Duygusal yönolumlu
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Padişah, Tanrı'nın yeryüzündeki gölgesi olarak mutlak bir güce ve kutsal bir kişiliğe sahiptir; düşmanlarını kahramanca yener ve halkına adaletle hükmeder.

Temel çatışma

Osmanlı ordusunun kahramanlığı ile düşmanın bozgunu arasındaki karşıtlık.

ATMOSFER

Savaş meydanının coşkulu ve zafer dolu atmosferi, padişahın kutsal kişiliğiyle birleşir.
coşkulukutsalgerginumutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.