İnsan bazı şiirleri okumaz; onlara denk gelir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Bahâriyye Der-medh-i Sultân Murâd Hân

Bahâriyye Der-medh-i Sultân Murâd Hân Şiiri - Baki

Micmer-i zerrîn-i mihri çarh gerdân eyledi
Ûd u ‘anber kıymetin bûy-ı gül erzân eyledi

Bülbül-i şûrîde-dil kıldı niyâz-ı ‘âşıkân
Gonca-i gannâc nâz-ı nâzenînân eyledi

Çıkdı bir yirden sadâ vü sît-ı mürgân-ı çemen
Gûyiyâ etfâl-i mekteb hatm-i Kur’ân eyledi

Mehd-i gülzâr üzre geldi dâye-i ebr-i bahâr
Tıfl-ı gonca agzın açdı meyl-i pistân eyledi

Tagılup cünd-i şitâ feth oldı mülk-i bâg u râg
Leşker-i ebr-i bahârî tîr-bârân eyledi

Irkını kat’ eyledi cünd-i şitânuñ nev-bahâr
Berg-i sûsen hidmet-i şemşîr-i bürrân eyledi

Nevbet-i sûr u sürûr oldı tonandı her nihâl
Nahl-bend-i nev-bahâr eşkâl u elvân eyledi

Nev-’arûs-ı gül gibi pîrâhen-i âl üstine
Lâle dürr-i jaleden gûy-ı girîbân eyledi

Her yaña mektûb uçurdı bâd-ı nev-rûzî yine
Berg-i nesrîni kebûter gibi perrân eyledi

Jâle kıldı her kenârı sâhil-i bahr-i
Aden Lâle hâk-i gülşeni kân-ı Bedahşân eyledi

Zülf-i dil-ber bendine düşmiş gibi âşüfte-hâl
Sünbül-i miskîn ‘aceb kendin perîşân eyledi

Lâle çâk-i pîrehen gösterdi gül çînî kabâ
Bülbül-i şûrîde hây u hûy-ı mestân eyledi

Yakdılar nergisleri etrafa saçıldı şirâr
Bâd âteş-bâzlar gibi gül-efşân eyledi

Lâle hâven yakdı sûsen âsmânîler yine
Şâh-ı gül taht-ı zümürrüd üzre seyrân eyledi

Tutdı etrâfın benefşe mülk-i Mısra döndi bâg
Sandılar seyr eyleyenler Nîl tugyân eyledi

Devr-i gül sanmañ cihânı böyle tezyîn eyleyen
Yümn-i ikbâl-i Hudâvend-i cihânbân eyledi

Şâh-ı ‘âdil Hân Murâd ol kim nesîm-i ‘adl ile
Lutfı bâg-ı ‘âlemi reşk-i gülistân eyledi

Âlemi gül gibi handân itdi devr-i devleti
Ahd-i ‘adli i’tidâl-i mâh-ı nîsan eyledi

Zûr-ı dest-i devleti gürz-i girân-ı satveti
Düşmen üzre hamle-i Sâm u Nerîmân eyledi

Sillesiyle kendüye geldi şecâ’at lâ-cerem
Düşmen-i dîne hücûm-ı şîr-i garrân eyledi

Tâ’atinde baglayup mânend-i Keyhusrev kemer
Hâkim-i Îrân kabûl-i pend-i pîrân eyledi

Abd-i Memlûkî gibi hâk-i cenâbı hıdmetin
Seyyid-i sâhib-velâyet Hân-ı Gîlân eyledi

Turmadı çekdi Sıfâhân semtine bâd-ı sabâ
Hâk-i payın sürme-i eşraf u a’yân eyledi

Bâkîye ez’âfın ihsân eyledi eltâf-ı şâh
Ol kerem kim Şeh Selîm ü Hân Süleymân eyledi

Anlar itdi hâkden eflâke gerçi ser-fırâz
Menzilin şâh-ı cihân eyvân-ı Keyvân eyledi

Hıdmet-i hâk-i cenâbından gelen kadr ü şeref
Ser-firâz-ı ehl-i dil mümtâz-ı akrân eyledi

Husrevâ sen serveri ol şâh-ı şâhân eyleyen
Ben kuluñ erbâb-ı tab’a mîr-i mîrân eyledi

Şeb-çerâg-ı zulmet-i zulm eyledi şemşîrüñi
Çarh-ı gerdân tîguñ elmâsın dırahşân eyledi

Matla’-ı subh-ı zaferden şâhid-i nusret yüzin
Gün gibi âyîne-i tîguñ nümâyân eyledi

Cümle yek-dildür du’â-yı devletüñde kâ’inât
Halk ikbâl-i cenâb-ı pâk-i Yezdân eyledi

Secdegâh itsün cihâna hâk-i dergâhuñ o kim
Âsitânuñ kıble-i ikbâl-i şâhân eyledi

Baki

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, dünyanın gürültüsüne karşı küçük bir sessizliktir.

Şiir, baharın gelişini ve doğanın canlanışını tasvir ederek başlar; ardından dönemin padişahı Sultan Murad'ın adaletini, cömertliğini ve kahramanlığını över. Bahar betimlemeleriyle padişahın yüceliği arasında paralellik kurulur. Son bölümlerde padişaha dua edilir ve onun saltanatının evrensel kabul gördüğü belirtilir.

Ana duyguhayranlık
Ana temadoğa
Duygusal yönolumlu
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Baharın yenileyici güzelliği, adil ve cömert bir hükümdarın yönetimi altındaki refah ve huzurun yansımasıdır.

Temel çatışma

Kışın zorluğu ile baharın canlılığı arasındaki karşıtlık; ayrıca düşmanların saldırganlığı ile padişahın adalet ve gücü arasındaki mücadele.

Duygusal akış

Bahar tasvirinden padişah övgüsüne geçişle coşku artar.

ATMOSFER

Baharın canlılığı ve padişahın adaletinin getirdiği refahla dolu, coşkulu ve görkemli bir atmosfer.
coşkuluumutlusıcakkutsal
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.