Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Kaptan

Kaptan Şiiri - Attilâ İlhan

eflatun gözlerin olduğunu bilmiyordum

gece yarısını yaşamaktan yorgunum

ayazın avucunda unutmuştun ellerini
önünden geçtiğim halde beni tanımadın
ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
şiirlerim kül rengi kumrular gibi uçuşuyorlar
bakır çalığı göklere katiyyen tahammülüm yok
hele paris’in gökleri aklımı başımdan alıyor
bana seni senden evvelki poitiers’li kızı
hatırlatıyor

ayazın avucunda unutmuştun ellerini

karanlığın arkasında kıvılcım gözlü orospular
gölgelerine yaslanmış evliya gibi bekliyorlar

ışıklar kırmızı yandığı zaman duracaksın

ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım
soğuk gözlerinde buğulanmıştı ölsen tanıyamazdın
hatta ricardo bile hani vatansız ricardo
burnumun dibinden geçti geçen gün beni tanıyamadı
oysa au vieux chatalet’de akşam sabah beraberdik
üçümüz viyana kahvesi ve sıcak rom içerdik
üstelik o krapfen severdi güzel olurmuş rivayet
neden ve nasıl sevdiğini anlayamadım gitti

yalnızlıktan da kurtulup yalnız kalmak isterim

montmarte metrosu civarında seni gözden kaybettim
o zenci yine arkanda mıydı hiç dikkat etmedim
ağzında yoksul bir ıslık ıslak bir cigara gibi
sidney bichet’nin caz havalarını çiğneyip tüküren
o saklasın varsın seni sevdigini biliyorum ben
yüzünün renginden geliyor bütün üzüntüsü

bir gazete aldım ama evde okuyacağım

kahvelerden birine girip bir grog ısmarlasam
seni öldürmek için çareler tasarlasam
sükut bembeyaz buz tutsa bıyıklarımda
ve türküm kaybolsa sessizliğin hırçın türküsü
ve ben unutulsam yazdığım şiirler
senin için yazdıklarım herkes için yazdıklarım
eski padişahlar gibi unutulsa birer birer
ve ben seni unutsam hiç hatırlamasam
ellerim oldum olasıya seni unutsalar

yarı gecenin içinden bir zenci sütbeyaz bakıyor
rue lafatette’de dünden bugüne geçiyorum
eflatun gözlerini bir grog kadehinde unuttum

Attilâ İlhan portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı cümlelerin sessizliği, söylediklerinden daha büyüktür.

Şiir, anlatıcının Paris'te geçen anılarında kaybettiği bir sevgiliye duyduğu özlemi ve yalnızlığını anlatır. Anlatıcı, değiştiğini ve artık tanınmadığını, eski günlerin ve ilişkinin geride kaldığını hisseder. Şiir, kentsel yalnızlık ve geçmişe duyulan hasret temaları etrafında döner.

Ana duyguÖzlem
Ana temaÖzlem
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişteki bir aşkın ve kimliğin kaybı, değişen benlik ve unutulma korkusuyla birlikte derin bir özlem duygusu yaratır.

Temel çatışma

Geçmiş ile bugün arasındaki çatışma; anlatıcının değişimi ve sevgilinin onu tanımaması.

Duygusal akış

Özlem ve yalnızlık duygularından, unutulma ve kaybolma düşüncelerine doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

Paris'in soğuk ve yalnız sokaklarında geçen, geçmişe özlemle bakılan hüzünlü bir atmosfer.
HüzünlüYalnızNostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.