İnsan bazen bir şiirde çocukluğunu bulur.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Eyâ sipihr-i sehâ âfitâb-ı burc-ı celâl

Eyâ sipihr-i sehâ âfitâb-ı burc-ı celâl Şiiri - Âşık Çelebi

Pâdişâh-ı ‘Âlem-penâh Hullidet Hilâfetuhu Hazretlerine virilmişdür,
Edirne’de.

Eyâ sipihr-i sehâ âfitâb-ı burc-ı celâl
Huceste-tâli’ ü ferhûnde-fer u ferruh-fâl

‘Atîk-i sıdk u ‘Ömer-ma’delet ‘Alî-’irfân
Hasan-mahâsin ü ‘Osmân-hayâ Hüseyn-hısâl

‘Alî-sehâ vü me’âlî-medâr ü ‘âlî-şân
Hasen-hısâl u hasen-hulk u sâhibü’l-efzâl

Kalâyid-i minenün tavk-ı gerden-i gerdûn
Cevâhir-i suhenün ‘ıkd-ı dürr ü la’l u le’âl

Zihî ki mün’akis âyînei-i dirâyetüne
Nukûş-ı sûret-i encâm u çihre-i âzâl

Eyâ mü’essis-i bünyân-ı ‘adl u hâmî-i dîn
Eyâ mu’ammer-i vîrân-ı musahhih-i ahvâl

Müzîl-i zulm u elem mâhî-i zalam-ı sitem
Mu’în-i şer’-i nebî bi’l-guduvvi ve’l-âsâl

Vücûd-ı eşrefüne çâr-’unsûr olmakdur
Dem-i elestde ‘irfân u fazl u ‘ilm ü kemâl

Cihânı ‘adl ile itdün Mesîh-veş ihyâ
Cefâ vü zulmı götürdün çü fitne-i Deccâl

Bahâr-ı ma’deletünle riyâz-ı şer’-i şerîf
Açıldı verd-i tarî gibi güldi gonce-misâl

Sürûş-ı ‘âlem-i gaybî didi cezâke’llâh
Sitâyiş eyledi aktâb u evliyâ vü ricâl

Sürûr-ı şâdiye gark oldı halk ser-tâ-ser
Safâ vü’işret ile oldı dehr mâl-â-mâl

Cihâna meslik olup râh-ı rüşd ü menhec-i hak
Tutuldı himmetün ile tarîk-i zulm u zalâl

Çü oldı tâze vü ter dîn-i Hakk u şer’-i Nebî
Demidür eyleyesin hâl-i âlî istikmâl

Revâ mıdur ki zemân-ı ‘adâletünde ola
Resûle müntesib olan müşevveşü’l-ahvâl

Benem ki itdi bana dehr kahr-ı gûn-â-gûn
Benem ki itdi bana devr cevr ü hîle vü âl

Garîb ü müflis ü ser pâ-bürehne vü ‘uryân
Ne hân-mân u ne tâc u kabâ ne mâl u menâl

Ham itdi kaddümi bâd-ı melâlet u endûh
Hilâl gibi yirüm oldı şimdi saff-ı ni’âl

Tefevvuk itdi zahîr u nasîr ile akrân
Tekaddüm eyledi mâl ile mülk ile emsâl

Dirîg subh gibi çâkdur girîbânum
Meger ki şâm-ı belâ ola egnüme kara şâl

Vücûd-ı kişver toldı ‘asâkir-i endûh
‘Alîlük eyle demidür meded iriş at sal

Zebûn iderdi beni küşt-gîr-i fakr u fenâ
Zebûnum olsa şecâ’atda niçe Rüstem-i Zâl

Dirîg eger bu dirîg ile ‘ömr iderse güzer
Figân eger ki figânla geçerse hefte vü sâl

Yakamı kurtaramam dest-i gussadan dönüp
Yakama dikilü devlet gibi bu derd ü melâl

Halâs-ı hâtıra oldukca baht-ı şûm ider
Zihî tasavvur-ı bâtıl zihî hayâl-i muhâl

Tebessüm eylemeye gonce-i murâd-ı derûn
Pür olsa cümle yemîn ü yesâr-ı bâd-ı şimâl

Bu tîre bahtuma irmez benüm sa’âdet eger
Açılsa cümle cihân ehline mübârek-fâl

Ne denlü katı gönüllü vü taş bagırlu ise
Enîn ü nevham işitse figânlar ide cibâl

Yabana atdı elüm aldı tîr gibi sipihr
Belümi bükdi sitem kabzasında kavs-misâl

Çü tab’-ı âyîne-i vâridât-ı gaybîdür
Ferâgat eyle ko tafsîli kıl sözi icmâl

Şikâyetüm kapuna ‘arz iderdüm eylemese
Eger bu tâli’-i meyşûm u baht-ı bed-ihmâl

Nisâr itmek içün ayagun türâbına
Pür oldı kâse-i la’lîn dîde dürr ü le’âl

Eger sahîfe-i dil tolmasa fütûr-ı gumûm
Ne mümkin idi k’ideydüm medâyihün icmâl

Olurdı dem-be-dem evsâfun ile gûyende
Zebânum eylemese ‘ukde-i melâlet-i lâl

Ayaklar oldı beni fakr ile görüp iller
Ayakda kalmışun ol dest-gîri gel ele al

Kapunda lutfun umar bende gerçi var bin bin
Muhammed âline rahm it binini gör birin al

Terahhum eyle bakup fakruma siyâdetüme
Be-hakk-ı zât u sıfat-ı Hudâ-yı celle celâl

Cihânda devlet ile ol mükemmelü’l-ahvâl
Musahhihü’l-hasenât u muhassılu’l-âmâl

Şu kim hükûmetüne cân ile boyun virmez
Takılsun ana kıyâmetde âteşîn aglâl

Şu zât ola mu’înün ki cümle-i mahlûk
Yusebbihûne lehû bi’l-guduvvu ve’l-âsâl

Âşık Çelebi portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen bir dizede kendine rastlar.

Şair, Edirne'deki padişaha sunulmak üzere yazdığı kasidede önce onu adalet, cömertlik ve dindarlık gibi erdemlerle över. Ardından kendi yoksulluğunu, talihsizliğini ve çektiği sıkıntıları dile getirerek padişahtan yardım ve merhamet ister. Şiir, övgü ile kişisel yakınma arasında gidip gelir ve sonunda padişahın adaletini yücelterek ona bağlılığını ifade eder.

Ana duyguÇaresizlik
Ana temaYoksulluk
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Padişah, adaleti ve cömertliğiyle dünyaya düzen getirmiş bir gölgedir; onun himayesine sığınan çaresiz kul, yardım bekler.

Temel çatışma

Şairin içinde bulunduğu yoksulluk ve talihsizlik ile padişahın adalet ve iktidarı arasındaki karşıtlık.

Duygusal akış

Övgüyle başlayıp kişisel yakınmaya, oradan yine övgü ve isteğe dönen dalgalı bir seyir izler.

ATMOSFER

Sarayın ihtişamı ile şairin sefaleti arasında gidip gelen, ağır ve yakarış dolu bir ortam.
HüzünlüGerginKasvetli
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.