Şiir, insanın içinde susturduğu şeylerin sesidir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Müzelik Şiir - Akıl Karaya Vurdu

Müzelik Şiir - Akıl Karaya Vurdu Şiiri - Abdurrahim Karakoç

Yürüyen heykellerle aynı müzedeyim ben
Konuşan mumyalara kimden söz edeyim ben
Fikren işkencedeyim, ruhen cezadayım ben
Korkaklığın sükûtu kol geziyor her yerde
Sanki tek başımayım, tek kişilik mahşerde.

Putların gölgesinde dans eder akbabalar
Söz sokakta dolaşır, öz zindanda çabalar
Atılan ucuz safra selâmlar, merhabalar
En temiz topraklara gül eksem mantar biter
Yollar sırat köprüsü, durmak düşmekten beter.

Kaybettim mesafeyi, zamandan uzaklaştım
Sevgi diye sarıldım, isyanla kucaklaştım
Ne kendimden kurtuldum, ne kendime yaklaştım
Toprağın üstü mezar, zevke dalmış ölüler
Can sıkmaya yetiyor canlı kalmış ölüler.

Fuhuş yuvası sanki en görkemli binalar
Çamur evlât doğurur taş yürekli analar
Resmen hak tevzi eder hakkı boğan canavar
Koşanlar, yarışanlar.. dehşet ötesi dehşet
Akıl karaya vurdu, gırtlağı geçti vahşet.

Meydanlar tıklım tıklım, caddeler salkım-saçak
Kölelik histerisi yayılmış köşe-bucak
Elli tane hokkabaz, elli milyon oyuncak
Müdür ve müdüriçe müzenin bekçileri
Aferine çalışır düzenin bekçileri.

Mülkü kazanan ayrı, tasarruf eden ayrı
Hisseler neden farklı, hak, hukuk neden ayrı?
Hasta yaşar deniyor, baş ile beden ayrı
Mantık yürütmek yasak, itiraz eylemek suç
Neşe-eğlence cinnet! .. Yatıp uyumak korkunç!

Güvenmek aldanmaktır.. ölçü-tartı izafî
Mert-namert, güzel-çirkin, eksi-artı izafî
Çoğunun cebindeki kimlik kartı izafî
Kim kimdir? Kim kim değil? Anlamak ve bilmek zor
Oynanan komediye gül diyorlar, gülmek zor.

Figüran heykeller var kül tablası boyunda
Beş yüz göbek atarlar dakikalık oyunda
İşlenen her günaha kurtta ortak, koyun da...
Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım
Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.

24.7.1991
(Akıl Karaya Vurdu)

Abdurrahim Karakoç portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, zamanın silemediği şeylere tutunur.

Şiir, anlatıcının içinde bulunduğu toplumu ve çağı ağır bir eleştiriyle betimler. Anlatıcı, etrafındaki sahtelik, ahlaki çöküntü ve baskı karşısında yalnız ve çaresiz hisseder. Şiir, bireyin bu bozuk düzende yaşadığı yabancılaşmayı ve umutsuzluğu dile getirir.

Ana duyguUmutsuzluk
Ana temaBaşkaldırı
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

İçinde yaşanılan toplum ahlaki çöküntü, baskı ve sahtelik içindedir; bu durum karşısında birey yalnız ve çaresizdir.

Temel çatışma

Birey ile toplum arasındaki çatışma

Duygusal akış

Şiir boyunca toplumsal eleştiri ve bireysel çaresizlik duygusu giderek yoğunlaşır.

ATMOSFER

Şiir, baskıcı ve ahlaki çöküntü içindeki bir toplumun kasvetli ve boğucu atmosferini yansıtır.
KasvetliBoğucuGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.