“Uğur Mumcu, araştırmacı gazetecilik anlayışıyla Türk basınında derin iz bırakan bir gazeteci, araştırmacı ve yazardı. Suçlular ve Güçlüler, Sakıncalı Piyade, Rabıta ve Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925 gibi yapıtlarında terör, silah kaçakçılığı, tarikat-siyaset ilişkileri ve devlet içi yapılanmaları belgelerle ortaya koydu. Cumhuriyet gazetesindeki Gözlem köşesinde yıllarca sürdürdüğü yazılarıyla toplumsal sorunları cesurca ele aldı. 24 Ocak 1993'te Ankara'da uğradığı bombalı suikast sonucu yaşamını yitirdi.”
Uğur Mumcu Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942'de Kırşehir'de, tapu kadastro memuru Hakkı Şinasi Mumcu ile Nadire Mumcu'nun dört çocuğundan üçüncüsü olarak dünyaya geldi. İlköğretimini Ankara Devrim İlkokulunda, ortaöğretimini Ankara Bahçelievler Deneme Lisesinde tamamladı. Aktif bir öğrencilik yaşamı sürdüren Mumcu, 1961'de başladığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1965'te mezun oldu. Henüz öğrenciyken 26 Ağustos 1962'de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü'nü kazandı ve 1963'te fakültenin öğrenci derneği başkanlığına seçildi.
Mezuniyetinin ardından 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı. 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "Ordu uyanık olmalı." sözü nedeniyle "orduya hakaret etmek" ve "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçlamalarıyla gözaltına alındı. Mamak Askerî Cezaevi'nde bir yıla yakın kalan Mumcu, bu davadan 7 yıl hapse mahkûm edildiyse de karar Yargıtay tarafından bozuldu ve serbest bırakıldı. Askerliğini yedek subay olarak yapması gerekirken 1972-1974 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı; bu dönemde uzun süredir çektiği ülser nedeniyle mide kanaması geçirdi.
Gazeteciliğe Yeni Ortam gazetesinde köşe yazarlığıyla başlayan Mumcu, 1975'ten itibaren Cumhuriyet'te "Gözlem" başlıklı köşesinde düzenli yazmaya başladı ve bir süre Anka Ajansında çalıştı. Aynı yıl makalelerinden oluşan ilk kitabı Suçlular ve Güçlüler ile Altan Öymen'le birlikte hazırladığı Mobilya Dosyası yayımlandı. 1977'den sonra yalnızca Cumhuriyet için yazan Mumcu, "Gözlem" köşesini 1991 yılının kasım ayına kadar aralıksız sürdürdü. 1977'de Sakıncalı Piyade ve Bir Pulsuz Dilekçe kitapları çıktı; Sakıncalı Piyade'yi ertesi yıl Rutkay Aziz ile birlikte tiyatroya uyarlayarak Ankara Sanat Tiyatrosunda 700 kez sahneledi. 1978'de ünlülerin yaşam öykülerini güldürü zenginliğiyle anlattığı Büyüklerimiz yayımlandı.
Mumcu, 12 Eylül 1980 Darbesi'ne giden süreçte yaşananları eleştirdi ve terör olaylarının arttığı 1979'da gençlik liderlerinin tanıklıklarına dayanan Çıkmaz Sokak kitabıyla silahlı eylemlerle bir yere varılamayacağına dikkat çekti. 1981'de terörün silah kaçakçılığıyla ilişkisini ortaya koyan Silah Kaçakçılığı ve Terör'ü yayımladı; Mehmet Ali Ağca'nın Papa'ya suikast girişiminin ardından Ağca üzerine araştırmalarını yoğunlaştırdı. 1982'de Ağca Dosyası ile Terörsüz Özgürlük, 1983'te Ağca ile cezaevinde yaptığı röportaj, 1984'te Papa-Mafya-Ağca ve Sakıncasız adlı oyunu geldi. Aynı yıl Aziz Nesin öncülüğünde hazırlanan Aydınlar Dilekçesi'nin hazırlanmasına katıldı.
Araştırmacı gazetecilik alanında büyük başarı sayılan Rabıta ve 12 Eylül Adaleti kitaplarını 1987'de, en önemli çalışmalarından biri olan Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925'i ise 1991'de yayımladı. 1991'de İlhan Selçuk ve yaklaşık seksen Cumhuriyet çalışanıyla gazeteden ayrıldı; 1 Şubat-3 Mayıs 1992 arasında Milliyet'te yazdıktan sonra Cumhuriyet'teki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de gazetesine döndü. Yazılarında PKK'yı "şiddet yoluyla sonuç almak isteyen bir Kürt milliyetçisi terör örgütü" olarak tanımladı ve örgütün katliamlarına sessiz kalan oluşumları eleştirdi.
7 Ocak 1993'te yayımladığı "Mossad ve Barzani" başlıklı yazısında Barzani Aşireti ile CIA ve Mossad arasındaki bağlantılara değindi; 8 Ocak 1993 tarihli "Ültimatom" yazısında ise yakında yayımlayacağı kitabında istihbarat örgütleriyle Kürt milliyetçileri arasındaki ilişkileri açıklayacağını duyurdu. Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde arabasına yerleştirilen C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu suikaste kurban giderek yaşamını yitirdi. Suikastı İslami Hareket Cephesi, İBDA-C ve Hizbullah gibi örgütler üstlendi; saldırının arkasında Mossad ve kontrgerillanın bulunduğu da iddia edildi. Mumcu, PKK'nın ortaya çıkışını, Kürt ayaklanmalarını ve Öcalan'ın aldığı dış desteği inceleyeceği "Kürt Dosyası" adlı kitabını tamamlayamadan öldü ve suikastın failleri yakalanamadı.
Öne Çıkan Şiirleri
Bir Kişiye Yapılan Haksızlık
Sesleniş
Şiir, zamanın silemediği şeylere tutunur.