“Sezai Karakoç, Türk şiirinde metafizik duyuşu modern bir söyleyişle buluşturan özgün bir şair olarak tanındı. İkinci Yeni akımı içinde anılan Karakoç, şiirini Diriliş düşüncesi etrafında şekillendirdi. Monna Rosa adlı eseriyle geniş yankı uyandırdı; Hızırla Kırk Saat, Taha'nın Kitabı ve Gül Muştusu gibi kitaplarıyla şiirini derinleştirdi. Edebiyat Yazıları'nda poetikasını ortaya koydu ve Türk edebiyatında düşünce ile şiiri birlikte taşıyan önemli bir isim oldu.”Biyografi
Şiirleri
Sözcüklerden kalanlar
Adak Işığı
Anneler Ve Çocuklar
Bahçe Görmüş Çocukların Şiiri
Balkon
Batış
Ben Kandan Elbise Giydim Hiç Değiştirsinler İstemezdim'
Çeşmeler
Çocukluğumuz
Denizin Kentini Yaktım
Doğum
Doktorun Karşısında
Donuk Aşk
Hızırla Kırk Saat
Hızırla Kırk Saat'ten
İlk
İnci Dakikaları
İnsan Ve Oruç
İşaret
Kan İçinde Güneş
Kapalı Çarşı
Kar Şiiri
Kara Yılan
Karaçay'ın Türküsü: Danseden İki Kardeş
Kav
Kervan
Köpük'ten
Köşe
Küçük Na't
Leyla Köşesi
Leyla'nın Bir Işığa Dönüşmesi
Liliyar
Masal
Mecnun ve Toz Bulutu
Mecnun, Mum ve Pervane
Mona Rosa
Monna Rosa -II- Ölüm ve Çerçeveler
Monna Rosa -III- Pişmanlık ve Çileler
Monna Rosa -IV- Ve Monna Rosa
Ölüm (Leyla ile Mecnun)
Ölüm Ve Çerçeveler
Ötesini Söylemeyeceğim
Perili Şiir
Ping-pong Masası
Rüzgâr
Sabun Yaşı
Samanyolunda Veba
Sessiz Müzik
Sevgi
Sila Aşktır
Simya
Şiir, unutulan şeylerin usulca geri dönüşüdür.