Nihat Behram portresi

Nihat Behram

Şair, yazar, gazeteci Kars, Türkiye
18 Kasım 1946
Şiirleri
“Nihat Behram, 1960'lı yıllardan itibaren şiir, roman, anı ve gazetecilik türlerinde eserler veren Türk şair ve yazardır. İlk şiirlerini İkinci Yeni akımının etkisinde yazmış, ardından toplumcu gerçekçi çizgide eserler üretmiştir. Dar Ağacında Üç Fidan adlı belgesel-anlatı türündeki eseriyle tanınmış, şiirlerinde ve yazılarında toplumsal mücadele ve adalet temalarını işlemiştir. 2020 yılında Enver Gökçe Toplumcu Gerçekçi Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.”
HAYATI VE EDEBÎ YOLCULUĞU

Nihat Behram Kimdir?

Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler

Nihat Behram, 18 Kasım 1946'da Kars'ta doğdu. Asıl adı Mustafa Nihat Behramoğlu olan şairin babası yüksek ziraat mühendisi Haydar Bey, annesi İsmet Hanım'dır. Dört çocuklu ailenin en küçüğü olan Behram'ın ağabeyi şair Ataol Behramoğlu'dur. Çocukluk yılları Orta Anadolu'da geçti; babasının görevi nedeniyle ilk ve orta öğrenimini çeşitli illerde tamamladı. 1964-1965 döneminde İstanbul Haydarpaşa Lisesi'ne devam etti. Lise son sınıfta Türkiye İşçi Partisi'ne üye oldu ve "Nazım Hikmet şiirleri okuduğu, Türkiye İşçi Partisi ve sosyalizm propagandası yaptığı" gerekçesiyle okuldan atıldı. İki yıl hiçbir okula kaydını yaptıramadıktan sonra Pendik Lisesi'nden mezun oldu.

Yükseköğrenimine İstanbul'da Gazetecilik Yüksekokulu'nda başladı. Öğrencilik yıllarında İkinci Yeni akımı etkisinde şiirler yazdı; ilk şiiri "Manastır Kuşçusu" 1967'de Soyut dergisinde yayımlandı. Ağabeyi Ataol Behramoğlu ile şair İsmet Özel'in birlikte çıkardığı Halkın Dostları dergisinde Nisan 1971 tarihli 13. sayıdan itibaren yazı işleri sorumlusu oldu ve derginin merkezini İstanbul'a taşıdı. 12 Mart Muhtırası'ndan sonra dergi yasaklanıp kapatıldı; Nihat Behram tutuklandı, birkaç ay sonra serbest kaldı.

1972'de ilk şiir kitabı Hayatımız Üstüne Şiirler yayımlandı. Kitap, içindeki "Üç Dağa Ağıt" şiiri nedeniyle yasaklandı ve toplatıldı. Behram tutuklandı, halkı suç işlemeye tahrik suçundan sorgulandı ve iki yıla yakın Davutpaşa Askeri Cezaevi'nde hapis yattı. 1974 seçimlerinden sonra çıkan genel af yasası ile serbest kaldı. Yarıda bırakmak zorunda kaldığı üniversite eğitimini cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nde tamamladı. Bu dönemde kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası'nın kurucu üyeleri arasında yer aldı.

1975'te ağabeyi Ataol Behramoğlu ile birlikte Militan dergisini çıkardı. Ağabeyi ile aralarında anlaşmazlıklar çıkması üzerine dergiden ayrıldı. Bir süre Vatan gazetesinde röportaj yazarı olarak çalıştı, çeşitli Anadolu kentlerinde muhabirlik yaptı. Vatan gazetesinde yayımlanan yazılarının çoğu dava konusu oldu. 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın yaşamlarını ve mücadelelerini anlatan 18 bölümlük bir yazı dizisini 1976'da "Dar Ağacında Üç Fidan" başlığıyla Vatan'da yayımladı. Çok ilgi gören yazı dizisini, "belgesel anlatı" türünde bir eser olarak Darağacında Üç Fidan (1976) adıyla kitaplaştırdı. Bu yazı dizisi ve şiirleri öne sürülerek sivil mahkemelerde ve sıkıyönetim mahkemelerinde hakkında birçok dava açıldı. Davalar 1996'ya kadar sürdü, kitap üzerindeki yasak 22 yıl devam etti.

Gazeteciliğin yanı sıra şiir yazmayı sürdüren Nihat Behram, Fırtınayla Borayla Denenmiş Arkadaşlıklar (1974) ve Dövüşe Dövüşe Yürünecek (1976) adlı şiir kitaplarının ardından 1978'de Hayatı Tutuşturan Acılar adlı kitabını çıkardı. Hayatı Tutuşturan Acılar kitabı, içindeki "Dersim'i Unutma" adlı şiiri nedeniyle toplatılıp yasaklandı. 1977-1980 yıllarında Yılmaz Güney'le beraber Güney dergisini çıkardı. Dergi, 1980 Darbesi'nden sonra sıkıyönetim idaresi tarafından kapatıldı.

Nihat Behram, 1980 Darbesi öncesinde ülkeden ayrılıp İsviçre'ye gitti. Zürih'te Güney Film adlı bir yapım şirketi kurdu ve Yol filminin çekilebilmesi için o dönem cezaevinde olan Yılmaz Güney'i yurt dışına çıkarmanın yollarını aradı. Bir buçuk yıl kadar sonra Yılmaz Güney'in yurtdışına kaçmasından sonra birlikte Fransa'ya giderek orada yerleştiler. 1985'te o yıl ilk kez verilen "Heinrich Böll Bursu" ile davet alarak Almanya'ya gitti. "Avrupa Çevirmenler Birliği" adlı kültür merkezinde kalan Behram, ilk romanı olan Gurbet'i bu dönemde yazdı. "Yurda dön" çağrısına uymadığı gerekçesiyle 17 Haziran 1986'da Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığından çıkarıldı.

1990'da Kuveyt'in işgali üzerine çeşitli anti-emperyalist ve barış gösterilerinde yaptığı konuşmalar nedeniyle Almanya'yı terk etmesi istenince Fransa'ya, orada karşılaştığı baskı üzerine eşinin memleketi olan İsviçre'ye geçti. O tarihten itibaren İsviçre'de yaşadı ve 1994'te İsviçre vatandaşı oldu. 1991'de Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesi yürürlükten kaldırılınca hakkındaki dosyalar kapatıldı; kitapları yeniden basılabildi. Kendisi 1996 yılında Türkiye'ye döndü.

1967-2017 arasında yayımladığı 22 şiir kitabını "Ateşi Solumak" başlığıyla tek ciltte topladı. "Bütün sanat yaşamını toplumcu gerçekçi ilkeye bağlı olarak sürdürmüş olması" nedeniyle 2020 Enver Gökçe Toplumcu Gerçekçi Şiir Ödülü'ne değer görüldü. Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesidir.

ŞAİRİN KALEMİNDEN

Öne Çıkan Şiirleri

Tümünü oku (35)

Şiir, kalbin unutmamayı seçtiği şeydir.

“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.