“Nail Abbas Sayar, Türk köy edebiyatının önemli temsilcilerinden bir romancı ve şairdi. Yazmaya şiirle başlamış, altı şiir kitabı yayımlamış ancak asıl ününü Yılkı Atı, Çelo ve Can Şenliği gibi romanlarıyla kazanmıştır. Eserlerinde Orta Anadolu köylüsünün yaşam koşullarını, yoksulluğunu ve çaresizliğini gerçekçi bir dille anlatmıştır. Şiirleri 1992'de Boşluğa Takılan Ses adıyla toplanmış, ölümünden sonra ise Şiirler adıyla yayımlanmıştır.”
Nail Abbas Sayar Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Nail Abbas Sayar, 21 Mart 1923'te Yozgat'ta doğdu. 1941'de Yozgat Lisesi'ni bitirdikten sonra 1945'te evlendi ve İstanbul'a yerleşti. İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde dört dönem Türkoloji eğitimi aldı ancak eğitimini yarıda bırakarak Yozgat'a döndü. Bir süre çiftçilikle uğraştı.
Yeniden İstanbul'a giderek matbaa kurdu. 1953'te Yozgat'a dönerek İstanbul'daki matbaasında 15 günde bir çıkarttığı gazeteyi Yozgat'ta yayımlamaya devam etti ve böylece şehrin Bozlak adlı ilk yerel gazetesini çıkarttı. Yozgat'ın Bozok ve İleri gazetelerinde çeşitli yazıları yayımlandı. Kısa bir süre politika ile ilgilendi; Yozgat Demokrat Parti müteşebbis heyeti kurucuları arasında yer aldı ancak politikaya olan ilgisini kısa zamanda yitirdi.
Yazmaya şiirle başladı. Toplam altı şiir kitabı yayımladı; bu kitaplar çok dar bir çevrenin dışına çıkmadığından bugün bilinmemektedir. Daha önce yayımladığı tüm şiirleri 1992 yılında derlenip Boşluğa Takılan Ses adıyla kitaplaştırıldı. 1999'da ölümünden sonra derlenebilen şiirleri ise Şiirler adıyla yayımlandı.
1950'lerde roman türüne geçti. İlk romanı Yılkı Atı'nı yazdıktan yaklaşık on-on beş yıl sonra 1970'te yayımladı. Yılkıya bırakılan bir atın doğadaki yaşam savaşını anlatan ve arka planda köy halkının yoksulluğu ve çaresizliğini sergileyen roman daha sonra filme uyarlandı. Yılkı Atı'nı yayımladıktan sonra ikişer yıl arayla romanlarını yayımlamayı sürdürdü. 1972'de yayımladığı Çelo, radyo oyununa (Nebahat Abla'yı Yitirdik adıyla) uyarlandı; 1974'te yayımladığı Can Şenliği ise TV1'de dört bölümlük bir dizi ve sinema filmi olarak gösterime sunuldu.
Yazarın tek öykü kitabı Yorganımı Sıkı Sar 1976'da, Dik Bayır adlı romanı 1977'de yayımlandı. Takip eden yıllarda Tarlabaşı Salkım Saçak (1987, roman), Anılarda Yumak Yumak (1990, anı-roman), Boşluğa Takılan Ses (1991, şiir), Noktalar (1991, vecizeler) adlı kitaplarını yayımladı. Abbas Sayar'ın yapıtları köy edebiyatı kategorisinde değerlendirilir. Yapıtlarında genellikle Orta Anadolu'yu anlatır. Romanlarında Türk köylüsünün nasıl yaşadığını bilmek, öğrenmek ve yaşam koşullarını değiştirmek gerektiğini aydınlara ve politikacılara haykırır. El Eli Yur El de Yüzü adlı romanında ise politika ile uğraştığı dönemdeki anılarından yola çıkarak; 1954-1957 seçimlerinde Zağcıoğlu köyünün genel durumu, köylünün politikacılara bakışı; politikacılarla köy halkının birbirlerinden beklentilerini bir kara mizah örneği olarak gözler önüne serer.
11 Temmuz 1989'da Ayvalık Lisesi Edebiyat Öğretmeni Hanife Ender Sayar'la ikinci evliliğini yaptıktan sonra Ayvalık, Balıkesir'e yerleşti. Edebiyatın yanı sıra resim sanatı ile uğraştı. 1990'larda Ankara, Antalya, Ayvalık ve İzmir'de sergiler açtı. 4 Ağustos 1999'da yatağında uyurken, gece yarısına doğru fenalaşarak beyin kanaması geçiren Sayar, bir hafta sonra 12 Ağustos 1999 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Şair Can Yücel'le aynı tarihte ölmüştür. Mezarı Yozgat'ta Çatak Mezarlığındadır. Abbas Sayar'ın bir oğlu vardır. Yozgat'ta bir sokağa adı verilmiştir.
Öne Çıkan Şiirleri
Görünmedin
Tahterevalli
Şaşkın Ördek
Şaşı Şiir
Sararan Otlar Arasında
Tebliğ
Şiir, insanın içinde kalan yarım cümlelerin devamıdır.