“Miguel Hernández, 20. yüzyıl İspanyol edebiyatının önemli şair ve oyun yazarlarından biridir. Geleneksel olarak 1936 Nesli'ne bağlansa da, 1927 Nesli'ne yakınlığıyla tanınmıştır. Şiirlerinde toplumsal adaletsizliği ve savaşın yıkımını işlemiş, İspanya İç Savaşı sırasında cumhuriyetçi safta yer almıştır. Hapishanede yazdığı eserlerle İspanyol edebiyatında derin iz bırakmıştır.”
Miguel Hernández Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Miguel Hernández Gilabert, 30 Ekim 1910'da İspanya'nın Orihuela kentinde doğdu. Ailenin ikinci erkek çocuğuydu ve küçük yaşlardan itibaren küçükbaş hayvan çobanlığı yaptı. 1918-1923 yılları arasında Ave María okulunda ilk eğitimini aldı, ardından 1923'te girdiği Santo Domingo de Orihuela kolejinden 1925'te ayrılmak zorunda kaldı ve çobanlığa döndü. Sürüleri otlatırken büyük bir şevkle okudu ve ilk şiirlerini bu dönemde yazdı. Halk kütüphanesine düzenli olarak giderek kendini geliştirdi.
Gençlik yıllarında arkadaşı Carlos Fenoll ve gelecekteki avukat ve deneme yazarı Ramón Sijé ile birlikte doğaçlama bir edebiyat kulübü oluşturdu. Bu dönemde Altın Çağ'ın büyük yazarları Miguel de Cervantes, Lope de Vega, Pedro Calderón de la Barca, Garcilaso de la Vega ve özellikle Luis de Góngora onun temel öğreticileri oldu. Kitaplar onun tek ilham kaynağı ve eğitim aracı hâline geldi.
İş bulmak amacıyla ikinci kez Madrid'e gittiğinde öğretim görevlisi unvanını kazanmıştı ve Revista de Occidente dergisiyle sık sık işbirliği yaptı. Bu dönemde özgürlükçü ressam Maruja Mallo ile ateşli bir ilişki yaşadı; bu ilişki Rayo que no cesa adlı şiir kitabının bir bölümüne ilham verdi. Vicente Aleixandre ile tanıştı ve Pablo Neruda ile arkadaş oldu. Bu karşılaşmalar onun şiirinde surrealizm etkisinin doğuş noktalarından biri oldu. Şiiri giderek daha sosyal bir nitelik kazandı; haksızlığa uğrayanlar ve fakirler için verilip tutulmayan politik sözleri gözler önüne sermekten çekinmedi. Aralık 1935'te kardeş gibi sevdiği Ramón Sijé'nin ölümü üzerine ona Elegía adlı olağan dışı kitabını adadı.
İspanya İç Savaşı patlak verdiğinde Miguel Hernández cumhuriyetçi tarafta yer aldı ve 5. alayda bulundu. Teruel Savaşı sırasında hatlardan Andalucía ve Extremadura'ya geçti. Savaşın en yoğun günlerinde Josefina Manresa ile evlenmek için cesurca Orihuela'ya kaçmayı başardı. 1937 kışında Madrid ve Valencia'da toplanan 2. Uluslararası Antifaşist Yazarlar Kongresi'ne katıldı. 1938'de ilk oğlu Manuel Ramón doğdu; Hijo de la Luz y de la sombra'yı ithaf ettiği oğlu birkaç ay sonra hayatını kaybetti. 1939'da ikinci çocuğu Manuel Miguel dünyaya geldi ve hapisten yazdığı ünlü kitabı Nanas de la cebolla ikinci oğlu içindi. Bu sırada Viento del pueblo adlı yeni bir kitap yazdı ve ardından Valencia'ya 6. alaya geçti.
Nisan ayında General Franco savaşın galibiyetle bittiğini açıkladığında Miguel Valencia'da El Hombre Acecha adlı eserinin basımını bitirmişti. Henüz ciltsiz hâldeyken Joaquín de Entrambasaguas'ın başkanlığını ettiği Franco'cu gözden geçirme komisyonu bütün baskının yok edilmesi emrini verdi; ancak kurtulan iki kopya 1981 yılında yeniden basıldı. Arkadaşı Cossío ona Tudanca'da kalmasını önerdiyse de şair Orihuela'ya dönmeye karar verdi. Orihuela'ya gitmenin riskli olması nedeniyle Córdoba üzerinden Sevilla'ya gitmeye karar verdi; yolda yakalandı ve Torrijos'a sevk edilmek üzere yola konuldu. Pablo Neruda'nın yardımları sayesinde Eylül 1939'da beklenmedik şekilde yargılanmadan serbest kaldı. Orihuela'ya döndüğünde ihanete uğradı ve tekrar tutuklandı. Madrid'de yargılandı ve Mart 1940'ta idamına karar verildi. Cossío ve diğer aydınlar aracılık etmek için çaba gösterdi. Eylül 1940'ta Palencia hapishanesine, kasımda ise Toledo'daki Penal de Ocaña hapishanesine sevk edildi. 1941'de bronşite yakalandı ve ardından tifüs hastalığıyla boğuştu; bu hastalıklar onun verem olmasına sebep oldu. 28 Mart 1942 sabah 5.32'de, henüz 31 yaşındayken hayata veda etti. Gözlerinin bir türlü kapanmadığı anlatılır.
Ailesi ve arkadaşları tarafından açılan ve Hernández'in mahkûm olduğu davanın iptal edilmesine yönelik dava 2011'de İspanya mahkemeleri tarafından reddedildi. Şiirleri arasında Perito en lunas (1933), El rayo que no cesa (1936), Viento del pueblo (1937), Cancionero y romancero de ausencias (1938-1941) ve El hombre acecha (1961) bulunur. Tiyatro eserleri arasında Quién te ha visto y quién te ve y sombra de lo que eras (1929), El labrador de más aire (1937) ve Teatro en la guerra (1938) yer alır.
Öne Çıkan Şiirleri
Türkü
Halk Rüzgârları Taşıyor Beni
Göründüğü Gibidir Dünya
Ayrılık Türküleri
İspanya’nın Bülbülü
İnsan bazen bir cümlenin içinde uzun süre kalır.