“M. Sunullah Arısoy, 1941'de Yücel dergisinde yayımlanan ilk şiiriyle edebiyat dünyasına adım atan, Garip ve İkinci Yeni akımlarının etkisinde şiirler kaleme alan bir şairdir. 1956'da yayımlanan Yaban Mavisi ile İkinci Yeni'ye yaklaşmış, 1960 sonrasında toplumsal gerçekçi çizgide karamsar ve kısa şiirler yazmıştır. Divan ve halk şiiri geleneklerinden de yararlanan Arısoy, Türkçenin arılaşması için çalışmış ve çeşitli antolojiler hazırlamıştır. Şiirleriyle tanınan şair, aynı zamanda bir roman ve hikâye yazarıdır.”
M. Sunullah Arısoy Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
M. Sunullah Arısoy, 25 Mart 1925'te Şile, İstanbul'da doğdu. Babasının subay olması nedeniyle çocukluk yılları Anadolu'da geçti. İlkokulu Diyarbakır Süleyman Nazif İlkokulu'nda okuyup 1935'te mezun oldu. İstanbul Üsküdar I. Ortaokulu'nun ardından Haydarpaşa Lisesi'ne girdi, ancak eğitimini yarıda bırakarak çeşitli işlerde çalıştı ve liseyi sonradan tamamladı.
1948-1949 ders yılında Tavşanlı'nın Kızılçukur köyünde öğretmenlik yaptı. Daha sonra Garp Linyitleri Tunçbilek İşletmesi Yeni Cezaevi'nde baş kontrolör ve cezaevi öğretmeni olarak görev aldı. Cezaevinin lağvedilmesinin ardından Ankara'ya giderek Sümerbank Satın Alma Müdürlüğü'nde Ticaret Şefi olarak çalıştı. 1968'de Sümerbank Genel Müdürlüğü'nden emekliye ayrıldı ve 1982'ye kadar Türk Tarih Kurumu Basımevi'nde Müdür Yardımcılığı yaptı. 1969-1979 yılları arasında TRT Ankara Televizyonu'nda programlar hazırladı ve belgesel filmler seslendirdi. 1982'de Türk Tarih Kurumu'ndaki görevinden alınınca Kuşadası'na yerleşti.
İş yaşamının yanı sıra kültür ve sanat derneklerinde çeşitli görevler üstlendi. 1953'te Cahit Sıtkı Tarancı'nın başkanlığında bir grup arkadaşıyla Türk Edebiyatçılar Derneği'ni kurdu ve derneğin genel sekreterliğini yaptı. 15 yıl boyunca Ankara Sanatseverler Derneği'nin sanat kolu başkanlığını yürüttü. Halkevleri'nde amatör tiyatroyla ilgilendi ve 1961'de Meydan Sahnesi'nde profesyonel oyunculuk yaptı. 1961-1963 yılları arasında Türk Dil Kurumu'nda tanıtma kolu başkanlığı ve Türk Dili dergisinde yazı kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Türkçenin arılaşması için çalıştı ve "Arı Dile Doğru" başlıklı radyo konuşmaları yaptı.
Yazın yaşamına 1941'de Yücel dergisinde yayımlanan "Vasiyet" adlı şiiriyle başladı. Aynı yıl "18 Yılda Türk Edebiyatı" başlıklı ilk yazısı Yeni Türk dergisinde çıktı. Şiirlerini Dost, Türk Dili, Varlık, Pazar Postası ve Akis gibi dergilerde yayımlamayı sürdürdü. İlk şiirlerinde Garip şiirinin etkisi görülen Arısoy, Cemal Süreya, Edip Cansever ve Turgut Uyar gibi şairlerle vakit geçirerek İkinci Yeni şiirine yöneldi. 1956'da yayımlanan Yaban Mavisi, İkinci Yeni'ye yaklaştığı ilk eseri oldu. 1960 sonrasında toplumsal gerçekçi çizgide karamsar içerikli kısa şiirler yazmaya başladı. Divan edebiyatına özgü gazel tarzını denedi ve Türk halk şiirinin özelliklerinden yararlandı.
Şiir dışında öykü, roman, antoloji ve siyaset türlerinde eserler verdi. İlk şiir kitabı Garipler Treni'ni 1948'de, ilk ve tek romanı Karapürçek'i 1958'de, ilk ve tek hikâye kitabı Tedirginin Biri'ni 1962'de yayımladı. Karapürçek, ilk olarak 1958'de Ulus gazetesinde tefrika edildi ve aynı yıl Varlık Yayınları tarafından basıldı; ikinci baskısı 1972'de yapıldı. Kendi öğretmenlik deneyiminden esinlenerek yazdığı bu romanda, kendi isteğiyle bir köyde görev yapan ve cehaleti yenmeye çalışan idealist bir öğretmenin öyküsünü anlattı. Çeşitli dergilerde altı küçük hikâyesi yayımlandı; ilk hikâyesi Balıkesir Postası'nda çıkan "Deli" idi. Uzun hikâyesi "Tedirginin Biri" 1962'de Sun Yayınları tarafından kitaplaştırıldı ve topluma yabancılaşmış, dışlanmış bir kişiyi konu edindi. Ayrıca şiir ve mizah antolojileri hazırladı; Ulus gazetesinde yazarlık ve Haftalık Aktüalite Dergisi'nde başyazarlık yaptı.
19 Aralık 1989'da Kuşadası'nda öldü. Ölümünden sonra kitaplığı eşi Ülkü Arısoy tarafından Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı'na bağışlandı. Vakıf, 1997'den beri her yıl "M. Sunullah Arısoy Şiir Ödülü" vermektedir.
Öne Çıkan Şiirleri
Şiir, insanın kendine yetişme biçimlerinden biridir.