“Toplumcu gerçekçi şiirin öncülerinden olan Arif Damar, 1940’lı yıllardan itibaren toplumsal duyarlılığı öne çıkaran şiirleriyle tanındı. İlk şiirini on beş yaşındayken yayımlayan şair, 1950’lerde İkinci Yeni’nin imgeci anlayışına yakın bir çizgi izledi. İstanbul Bulutu ile Yeditepe Şiir Armağanı’nı kazanan Damar, Hallaç ve Gitme Kal gibi şiirleriyle geniş okur kitlelerine ulaştı. Türk şiirinde toplumcu gerçekçi geleneğin özgün bir temsilcisi olarak anıldı.”
Arif Damar Kimdir?
Şiirleri, edebî duruşu, fikirleri ve hayatından kesitler
Arif Damar, 23 Temmuz 1925’te Çanakkale’nin Gelibolu ilçesine bağlı Karainebeyli köyünde doğdu. İlkokulu Çanakkale’de, ortaokulu İstanbul’daki Yenikapı Ortaokulu’nda tamamladı. İstanbul Erkek Lisesi’ndeki öğrenimini hayata atılmak zorunda kaldığı için sürdüremedi. Şiir yazmaya ortaokul birinci sınıf öğrencisiyken başladı.
İlk şiiri, 1940 yılında henüz on beş yaşındayken Edirne’de Akşam’da “Harika Çocuk” notuyla yayımlandı. Bu şiirin ilgi görmesi üzerine dönemin ünlü şairi Hasan İzzettin Dinamo kendisini görmek için Yenikapı Ortaokulu’na geldi. 1944’te Ankara’ya taşınan Damar, 1950’ye kadar burada yaşadı. 1945’te Ant Dergisi’nde yayımladığı şiirlerle adını duyurdu. 1944-1947 yılları arasında Atatürk Orman Çiftliği’nde memurluk yaptı. Askerliğini Kayseri ve Sivas’ta sürgün alayında tamamladıktan sonra 1950’de İstanbul’a döndü ve Mahmutpaşa’da işportacılık yaptı.
1951 Eylül’ünden 1952 Mart’ına kadar Türkiye Komünist Partisi öncülüğünde çıkan Yeryüzü adlı kültür dergisinin yönetiminde bulundu. 15 Kasım 1951’de yayımlanan “Dayanılmaz” adlı şiirinin ardından gizli örgüt üyesi olduğu suçlamasıyla 5 Aralık 1951’de tutuklandı. İki yıl cezaevinde kaldı ve delil yetersizliğinden beraat etti. Cezaevinden çıktıktan sonra çok çeşitli işlerde çalıştı. Bir müddet “Arif Barikat” takma adıyla toplumsal gerçekçi şiirler yazdı; bu dönem şiirlerini 1956’da Günden Güne adlı kitabında topladı. Kitap basıldıktan beş ay sonra toplatıldıysa da beraat etti.
1958’de İstanbul Bulutu adlı kitabıyla Yeditepe Şiir Armağanı’nı Cemal Süreya ile birlikte aldı. Sonraları İkinci Yeni şairlerinin yanında, imgeye ağırlık veren bir şair olarak göründü. 1969’da Suadiye’de Yeryüzü Kitabevi’ni kurdu ve yönetti. Yayınevinde yasak yayın bulundurduğu gerekçesiyle 1982’de üç ay hapis cezasına çarptırıldı ve Bozcaada Tutukevi’nde yattı. 1984’te kitabevini kapatıp kendini bütünüyle yazılarına verdi.
1985’te Melih Cevdet Anday ile ortak imza attığı Yağmurlu Sokak adlı romanı yayımladı. Bu kitabı iki yazar 1959’da yazmış ve Murat Tek takma adıyla Tercüman Gazetesi’nde tefrika edilmişti. En son Cumhuriyet Gazetesi’nde “Ayın şairi” bölümünü hazırlıyordu. Arif Barikat’ın yanında Arif Hüsnü ve Ece Ovalı takma adlarını da kullandı. En sevilen şiirlerinden biri Hallaç ve altı ayda yazdığını söylediği Gitme Kal’dır. Toplu şiirleri 2004’te Alkım Yayınevi’nden Kırık Makara adıyla çıktı.
Bir süre Nahit Fıratlı ile evli kalan Damar, bu evliliğin bitmesinin ardından Meriç Tülin ile evlendi. Uzun yıllar İstanbul Moda’da yaşadı. Arif Damar, 20 Ekim 2010 tarihinde saat 03.00’te kaldırıldığı Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp yetmezliği sonucu öldü. Kadıköy Moda Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Çengelköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Öne Çıkan Şiirleri
Şiir, hayatın acele etmeden söylediği şeydir.