35 lik
Bunca yıldır yürüdüğüm Yollar beni avutmadı Çilelerim düğüm düğüm Kullar beni avutmadı Serapmış asıl sandığım Vesveselermiş kandığım Aslı diyerek yandığım Küller beni avutmadı Perd…
ŞİİR KEŞFİ
Zaman temasının öne çıktığı şiirleri Şiirhane’de keşfedin.
Bunca yıldır yürüdüğüm Yollar beni avutmadı Çilelerim düğüm düğüm Kullar beni avutmadı Serapmış asıl sandığım Vesveselermiş kandığım Aslı diyerek yandığım Küller beni avutmadı Perd…
Tufan oldu karlar yağdı dağlara Geçti eski günler eyvah diyorum At yorulur gönül yorulmaz imiş Düşünü düşünü vah vah diyorum. Gönüle tesellâ verdim almıyor Bu dünya kimseye baki ka…
Sana derim Anavarza Kalesi Sana konup göçenlerin nic'oldu Doğru söyle garip başım belası Şabpaz atlı ev kovanlar nic'oldu Vahşi kuşlar ötüşüyor şu yüzde Binaların harap olmuş hep d…
Bu yollardan katar geçti Kulağımda sesi kaldı. Tükense de canda takat Yaşamak hevesi kaldı. Dayazda gördüm derini Hayırda gördüm şerrini Ömrün iyi günlerini Yola saldım, pisi kaldı…
Bir Tipiye Yakalandım Yaz Günü Vah Bana Bana Bana Nasıl İştir Anlamadım Ne Bilem Vah Benim Başıma Hey Kar Yağdı Saçıma Ak Düştü Saçıma Ararım Dünü Nasıl İştir Anlamadım Ne Bilem Va…
Evvel bahar yaz ayları çatıldı Paralandı bulut göğe atıldı Akan sular kar buz oldu tutuldu Dalgalanıp göller ağlamasın mı Yaz gelir de yazı yaban yurt olur Her yerde bir alıcı kurt…
Altın sarı yapraklarda Hayatın son kez yansıyan ışığı Solarken yüzümde Şiir Kirlenen bir su gibi çıkıp gidiyor hayatımızdan. Üzerinde unutulan meyvaları şarabi nar ağacı Çiçeklerin…
Yıl kırk yediydi sonbahardı Üstümde başka gök başka bulut Cebimde param vardı Tramvaylar taksiler emrime hazır Durağım İstanbullar Ankaralardı Yıl kırık yediydi sonbahardı Demiri b…
Akşamüstü oturdum yol kıyısına Düşündüm Ne kalacak bizden geriye Balkan yaylasından ve bozkırlardan Kafdağlarına giden şu bulut Sonsuz mevsimlerle esmerleşen Şu toprak ve derin çın…
gün gelir insan anlayıverir tek başına yaşlanan bir ağaç olduğunu o yüzden kederi yazmak isteyebilir rüzgarın gövdesinde açtığı yaralara sonbaharda şaşarak öğrenirsin yaprakların r…
Eskiden bir bahar vardı, lavta ve arp, düşmezdi elimizden Le Rouge et Le Noir; üşürdü kadınlar, ellerimiz eldiven, atkıydı kollarımız engerek soğukta, karakışın ardından çözülürdü …
Çok geç, yüzeydeki güller için Bırakmaya çocuklar hatırlanır Kiliseler, camiler ve Allah'ın yoksulları Yapılır yeniden süslenir okşanır. Ölünen bir nehir olmalı dünya Kocamış fille…
Ne kadar güzeldi, kirazların Türkçesi Ekmek ören kadınlar, bahçenin sesi- Giderken görürdük kimi kızları Ellerinde baharın şaşkın dalları! Bir gül düşün, gönülsüz açan Olan her şey…
Bu vakitsiz giden yaz, erken inen akşamla, Kapanmış pancurlara dayıyarak başını, Dinle solgun bahçenin kalbe anlattığını, Ağacın yaprak yaprak, havuzun damla damla. Kuşlar sanki ya…
ne derseniz deyin, durduğum yerde yaprak döküyorum kaç aydır elimi alnımda tutarak konuşuyorum geldiğimiz her yerden gitmemize bir var gitmemize bir var, bir yer bulmalıyız kendimi…
ÇANLAR / THE BELLS / Çeviren Dr. Osman TUĞLU I Kızakların işitin çanlarını- Gümüşten çanlarını! Ezgileri haber veriyor dünyasından eğlencenin! Çıngır çıngır çıngırdıyorlar nasıl da…
“Şiir, insanın kendine söylediğiŞiirhane · Sözün evi.
en dürüst sözdür.”
Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.