Bir dize bazen uzun bir geceden daha derindir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Dağlar Dağıldı Kentler Yenildi Diyorlar

Dağlar Dağıldı Kentler Yenildi Diyorlar Şiiri - Yılmaz Odabaşı

“Şarkılarımda ağlamak var bir şarkıya.”
-Ülkü Tamer-
I
Artık hayatlarımız düşlerinden sökülüp monte ediliyorlar. Üstümüzde ne
kuşlar ne dolunay... Böyle alkole batmış akşamlar, sersem sabahlar; gittikçe tuzak, sevdikçe ihanet, sevdikçe batak! Herkes kavramış da ötekini çaresiz- liğinden emeğinin tabutuna zar atıyorlar; sonra her gece alkolün esrik tadın- dan etin vahşi tadına sızıyorlar ve sokak çocukları her gece gökyüzüne eksik yatakların şarkısını söylüyorlar...

Kirvem, buradan görünmüyor uzun koyaklar;
yine o dağların ardı yâr,
ama vuslat bir uzak diyar.
Dağlar dağıldı, kentler yenildi diyorlar!

Böyle geçip giderken uzun zamanlar,
kimleri unuttuk kimler kalanlar?

II
Kimleri unuttuk kimler kalanlar?
Ve suyla değil, tükürükle yıkananlar
birbirlerine dantel takımlarını, iyi hâl kağıtlarını gösteriyorlar.

Siz hayatı böyle mi bellediniz!
Bulutlara çizdiniz ömürlerinizi;
siz hayatı böyle mi?

Böyle gelip geçerken uzun zamanlar,
kimleri unuttuk kimler kalanlar?

III
Artık cennet düşleri yeni cehennemler doğuruyorlar.Yoksullar yine varoşlarda beraber ve solo şarkılar söylüyorlar; yine kargalar pisliyorlar mezarlıklara.Hep incinen, ama incelemeyen kadınlar, her güne bir Prozac’la katlanıyorlar ve rüyalarına intihar süsü verilmiş çocuklar artık düşlerini gıcırdatmıyorlar...

Oysa bir düş bulsa yaslanacak çocuklar…

/Hayatın düşlere borcu vardır;
çünkü hayatın insana borcu vardır…/

Bir düş bulsa yaslanacak çocuklar…

Gelip geçerken uzun zamanlar,
kimleri unuttuk kimler kalanlar?

IV
Artık hayatlarımız düşlerinden sökülüp monte ediliyorlar ve düşenler yitiyor, kalanlar yürüyor- lar…Orospular uzun bacakları ve slikon memeleriyle caddeleri pervasız arşınlıyorlar. Artık en namus- lular orospular; bu yüzden yağmurlar şehri boşuna yıkıyorlar...

Kirvem, buradan görünmüyor uzun koyaklar;
yine o dağların ardı yâr,
ama vuslat bir uzak diyar.
Dağlar dağıldı, kentler yenildi diyorlar…

Be kirvem, burada ne nüshayız ne asıl;
susmuş kanun, bitmiş fasıl!
Bizi hiçliğe yazıyorlar
Bizi hiçliğe yazıyorlar…

Yılmaz Odabaşı

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan en çok, anlatamadığı yerde derinleşir.

Şiir, modern kent yaşamının yozlaşmışlığını, insanların düşlerini yitirip maddi ve ahlaki çöküşe sürüklenişini anlatır. Anlatıcı, 'kirve' diye seslendiği birine, dağların ardında kalan sevgiliye duyduğu özlemi ve ulaşılamayan vuslatı dile getirirken, toplumdaki ikiyüzlülüğü, yoksulluğu ve umutsuzluğu eleştirir. Şiir, geçen zaman içinde unutulanları ve geride kalanları sorgulayarak, hayatın düşlere olan borcunu vurgular.

Ana duyguumutsuzluk
Ana temayabancılaşma
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Modern yaşam, insanları düşlerinden kopararak yozlaştırmış; sevgi ve vuslat imkânsızlaşmış, toplum ahlaki bir çöküntü içindedir.

Temel çatışma

Düşler ile gerçeklik, geçmiş ile şimdi, bireysel özlem ile toplumsal çürümüşlük arasındaki karşıtlık.

Duygusal akış

Şiir boyunca umutsuzluk ve karamsarlık hâkimdir; belirgin bir duygusal dönüşüm yoktur.

ATMOSFER

Şiirin atmosferi, kent yaşamının yozlaşmışlığı ve bireysel özlemin iç içe geçtiği, boğucu ve kasvetli bir havadadır.
kasvetliboğucuyalnızhüzünlü
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.