Şiir, unutulan şeylerin usulca geri dönüşüdür.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Sultanahmet Cezaevi

Sultanahmet Cezaevi Şiiri - Vedat Türkali

Sabah serinliği gün ağarıyor
Demir taş küf yosun
Sen böyle gecenin ortasında
olan bitenden habersiz
Uyuyor musun?

Güvercin sesi çocuk sesi tren sesi
Parmaklıklara yakışmayan ne varsa
Duvarlarında

Güneş bütün gün çağıradursun
Elden ne gelir
Yaşamak böyle kanlı akarsa
Maviliğin dibinde böyle göz yaşları
Kirli ağır durgun
Daha bir süre akıp gidecek duvarlarında

Vedat Türkali

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, insanın kendine yetişme biçimlerinden biridir.

Şiir, sabahın erken saatlerinde bir mahpusun hücresindeki yaşamı ve dışarıdaki özgür dünyayı betimler. Anlatıcı, geceyi uykusuz geçiren birinin seslenişiyle, parmaklıklar ardındaki birine seslenir; dışarıdaki güvercin, çocuk ve tren sesleriyle içerideki demir, taş, küf ve yosun arasında karşıtlık kurulur. Şiir, yaşamın kanlı akışı ve gözyaşları içinde geçen zamanın kaçınılmazlığını vurgular.

Ana duyguhüzün
Ana temayalnızlık
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Mahpusluk, dış dünyanın canlılığından kopmuş bir yaşamı ve kaçınılmaz acıyı beraberinde getirir.

Temel çatışma

özgür dünya ile parmaklıklar ardındaki yaşam arasındaki karşıtlık

ATMOSFER

Hücrenin kasvetli ve boğucu atmosferi, dışarıdaki yaşamın sesleriyle tezat oluşturur.
hüzünlüyalnızkasvetliboğucu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.