İnsan en çok, geri dönemediği yerleri özler.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Namın Yürüsün

Namın Yürüsün Şiiri - Uğur Arslan

hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğum
çocukluğum yıkık kentlerde
ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti
okuma yazmayı öğrendiğim gazetelerdeki terör sayfaları
ve haliç tersanelerinde korsanlar
evden çıkarken vedalaşırdı babalarla evlatlar
her sokağın başında anaların isyanı dururdu
ve günler kısa
ama geceler uzun olurdu
bir kurşun bir liraya
ve bir hayat bir kurşuna malolur
benim doğduğum yerlerde insanlar can evinden vurulurdu
sen sarayburnunun dimdik delikanlısı
yavuz zurhlısında deniz piyade eri
yetmişikiye dört çakı gibi asker
arkadaşının kaza kurşunu izini sırtında taşıyan
ve giderken bıraktığı sevdiğini
döndüğünde bulamıyan
yakar mı bizi bu sevda?
bir aşk delikanlıyı bozar mı?
hadi kalk
eski günlerde olduğu gibi
karanlığa yine ışık yak
arka bahçedeki mahalle kavgalarında
kaşına sapan taşı geldiğinden beri
hani kanına kanımı sürdüğüm o günden beri
can dostum ve kan dostum
ister kalbine gömdüğün sevdanın aşkın
ister Allahın aşkına kalk
bir ışık yak
bir kor küşür yüreğimize
savaşmak ne güzel bir şey uğrunda
ve yeniden
yeniden aşık olmak
unutmadık o günleri
sevdamız yüreğimizde gizli kalır
ve mahallemizin kızına aşık olmak ayıp sayılırdı
bir kıza aşık olmak bir de parkayı çıkarmak haramdı
ve dünya dedikleri şey yalandı
paranın geçmediği günler vardı gençliğimizde
ve namerdin yıkamadığı mertliğimiz
silah çekmek ve tesbih sallamak değildi delikanlılık
tesbihi çekmek ve silahı saklamaktı
yazık
gün geldi nasıl da azaldık
sonra üç kuruşa satılan arkadaşlıklar ve ucuz aşklar
artık bizim işimiz değildi
ah sarayburnunun dik ve yitik delikanlısı
ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni
ne de geleceğe satılan aşklar
gidiyorsun belki
sana kal diyemem giderken
sevmek kadar ölmek de kader
ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere
gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün
ve sen ölsen bile bir gün
namın yürüsün...

Uğur Arslan

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, dünyanın gürültüsüne karşı küçük bir sessizliktir.

Şiir, zorlu bir çocukluk ve gençlik dönemini, şiddet ve yoksullukla örülü bir çevrede geçiren anlatıcının, Sarayburnu'ndan bir delikanlıya seslenişini anlatır. Anlatıcı, geçmişteki dostluğu, aşkı ve mertliği hatırlatarak onu karanlığa karşı ışık yakmaya, yeniden aşık olmaya ve savaşmaya çağırır. Şiir, kayıp ve ölüm karşısında bile umudu ve direnci korumaya yönelik bir seslenişle sonlanır.

Ana duyguhüzün
Ana temageçmiş
Duygusal yönkarma
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişin acılarına ve kayıplarına rağmen insan, sevgi ve dirençle yeniden ayağa kalkmalıdır.

Temel çatışma

geçmiş ile bugün arasındaki kopuş; yoksulluk ve şiddet ortamında büyümenin getirdiği yıpranma ile yeniden aşık olma ve savaşma arzusu

Duygusal akış

Hüzünlü bir geçmiş anlatımından, dostane bir çağrı ve umut veren bir kapanışa doğru ilerler.

ATMOSFER

Hüzünlü ve nostaljik bir geçmiş anlatımı, yer yer umutlu bir çağrıyla canlanır.
hüzünlünostaljikumutlugergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.