İnsan bazen bir dizede kendine rastlar.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Yitikler Çıkmazı

Yitikler Çıkmazı Şiiri - Türkan İldeniz

Ellerinde şaraplar tutuşuyor
Mecnunsun Leylanı arıyorsun hep diplenen kadehte
İğreti gülücükler kondurup dudaklarına peşpeşe
Laleliden İzmire selamlar veriyorsun.

Yaşantını geçmişte unutmuşsun aranışın bu yüzden
Seni kaç kez kayıp bürolarına kendini sorarken yakalıyorum
Paris-İstanbul trenine kaçak binerken
Beyrutun esrar tekkelerinde sızarken yakalıyorum.

Şimdi ağlarsın , herkeslerden başkaca ağlarsın İzmirlere
Gerçi kimseler görmedi , o bile görmedi gözlerinin yaşını
Ama ağlamak yanakları ıslatarak olmazki sade
Bunu bir ben anladım, Tanrı daha anlamadı.

Yeter diyorum dinle beni, bu sokak çıkmaz sokak
Bir elinde kadehin konuşuyor bir elinde kanlı bıçak
Dinlemeden yürüyorsun sendeleye sendeleye
Bırakıyorum artık peşini,var git nereye istersen
'Haydar Haydar günah senin bana ne'

Bana gelince: Ben yaşanmadan eskiyen dünlere küfür okuyorum
Beşik yıllarıma üç sıra,çocuk yıllarıma altı
Bugüne dokuz sıra okuyorum gelecekte bütün umudum
Çünkü geçmiş geçmiş değil yaşanmış olmalıydı.

Ne yapmam gerekti bilmiyordum tutunacak dalım yoktu
Kırsam bütün zincirleri açıkta kalırdım
Belki diyordum bir sabah güneş belki böler uykumu
Ben o zamanlar Düzce'de küçümen bir kızcağızdım.

Şimdi çığlar gibi büyüyen hıncımı alıyorum bilin
Gözlerim faili meçhul cinayetler işliyor
Kanlı cesetler çiğniyorum mola vermeksizin
Tolga durup durup sadistliğimi söylüyor.

Sahi hangi çağda hakkı verilmişti Sezarın
Altmışyedi ilimizde beni sevenler varsa
Bana ah edenler,yalvaranlar varsa
Ve ben sevemiyorsam kimseyi kendimden özge
'Haydar Haydar günah benim sana ne'

Lütfü kantinde Rodinin Düşünen Adamı
Bilmiyor oysa ki düşünmek yasak
Kendini nerde kaybetmişti bir bilse
Bir bilse sanıyor ki hemen bulacak

Çinkoyu eriten şarapları Yorgonun derdini eritmiyor
Süheylayı her gördüğünde çoğalıyor özlemi
Beş yıl önce kaybetmişti kendini hiç değilse bunu biliyor
Dön beş yıl önceye bul kendini diyorum hayır diyor gözleri.

Ne denli yakınsa aradıkları - bakışları o denli donuk
Herkes kendini bir başkası sanıyor
Hepsinde bir tedirgin soluk
Unutmuşlar - hiçbiri kimliğini bilmiyor.

Neden mi diyorlar koşmamız şaraplara / bulmak
Bulmak kendimizi çizginin ötesinde
Dört yol ağzındalar ama ne var ki yollar salkım saçak
Bulurlar mı bilmem bir adım yürüyüşe iki mola vermekle
Bulamazlarsa bile Haydar Haydar günah onların kime ne?

Türkan İldeniz

Türkan İldeniz

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, kalabalığın içinde duyulan kişisel bir sestir.

Şiir, içki ve kaçışlarla kendini arayan, geçmişte takılı kalmış bir kişiye sesleniyor. Anlatıcı, bu kişinin Leyla'yı arayan Mecnun gibi olduğunu, İzmir'e selamlar gönderdiğini ve kendini kaybettiğini söylüyor. Sonra kendi geçmişine dönerek yaşanmamış çocukluk yıllarına ve geleceğe dair umuduna yer veriyor. Şiir, kimlik arayışı, pişmanlık ve öfke arasında gidip geliyor.

Ana duyguhüzün
Ana temakendini arayış
Duygusal yönkarma
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsanlar kendilerini kaybeder ve çoğu zaman yanlış yerlerde arar; geçmiş yaşanmadan eskir ve gelecek tek umut olabilir.

Temel çatışma

geçmiş ile bugün arasında sıkışma ve kendini bulma çabası

Duygusal akış

Başta başkalarının kaybına yönelen öfke ve hüzün, sonlara doğru kendi geçmişine ve geleceğe dair bir umuda evrilir.

ATMOSFER

Hüzünlü ve gergin bir arayış atmosferi; içki, kaçış ve kimlik kaybı etrafında şekilleniyor.
hüzünlügerginyalnıznostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.