Bir şiir, insanı hiç tanımadığı kendisiyle tanıştırabilir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Oyuk Adamlar

Oyuk Adamlar Şiiri - Thomas Stearns Eliot

A penny for the Old Guy*

I
Bizler içi oyuk adamlarız
Bizler içi doluk adamlarız
Birlikte eğilen
Kafaları saman tıkılı. Yazık!
Kurutulmuş seslerimiz
Birlikte fısıldaşınca
Sessizdir, anlamsızdır
Yel nasılsa kuru otlarda
Ya da sıçan ayakları cam kırımlarında
Kuru kilerimizde

Görünüş biçimsiz, gölge renksiz,
Kötürüm güç, jest kımıltısız;

Onlar ki göçüp gittiler
Göz kırpmadan ölümün öbür Ülkesine
Anarlar bizi, anarlarsa, derler ki
Yitik azılı canlar değillerdi, ama
İçi oyuk adamlardı
İçi doluk adamlardı.

II
Düşlerde bakamadığım gözler
Ölümün düşsel ülkesinde
Bunlar görünmez:
Orada, bu gözler
Günışığıdır kırık bir sütun üzre,
Orada, bir ağaçtır salınır
Ve sesler
Yelin türküsündedir
Daha uzak ve daha ağırbaşlı
Solan bir yıldızdan.

Daha yakına yaklaşmıyayım
Ölümün düşsel ülkesinde
Ben de kılık değiştireyim
Şöyle seçme giysilerle
Sıçan kürkü, karga tüyü, çapraz çomaklar
Bir tarlada
Ne yöne eserse yel, o yöne
Daha yakına değil -

İstemez o son karşılama
Alacakaranlık ülkesinde

III
Bu ölü ülkedir
Bu kaktüs ülkesidir
Burada taştan putlar
Yükselir, burada onlar kabullenir
Bir ölü elinin yakarışlarını
Solan bir yıldızın pırıltısında.

Hep böyle midir
Ölümün öbür ülkesinde
Yalnız uyanış
O saatte, biz tam
Titrerken sevecenlikle
Dudaklar ki öpüş içindir
Yakarışlar sunar kırık taşlara.

IV
Burada değil gözler
Burada göz ne gezer
Bu ölen yıldızlar vadisinde
Bu oyuk vadide
Bu kırık çenesinde yitik ülkelerimizin

Bu sonuncusunda buluşma yerlerinin
El yordamıyla aranıyor
Ve kaçınıyoruz konuşmaktan
Yığılmış kıyısına bu kabarmış nehrin

Görmeyeceğiz belirmezse
Gözlerimiz yerlerinde
Sonrasız yıldızı
Katmerli gülü gibi
Alacakaranlık ölüm ülkesinin
İşte tek umudu
Boş adamların.

V

Çevresinde döndüğümüz frenkinciri
Frenkinciri frenkinciri
Çevresinde döndüğümüz frenkinciri
Saat beşte sabahleyin.

Düşünceyle
Gerçek arasına
Devinimle
Eylem arasına
Düşer o Gölge
Çünkü Senindir Ülke

Kavrayışla
Yaratma arasına
Coşkuyla
Yanıt arasına
Düşer o Gölge

Hayat uzun mu uzun

Kösnü ile
Kasılma arasına
Cinsel güçle
Varlık arasına
Kök ile
Soy sop arasına
Düşer o Gölge
Çünkü Senindir Ülke

Çünkü Senindir
Hayattır
Çünkü Senindir o

İşte böyle kopar kıyamet
İşte böyle kopar kıyamet
İşte böyle kopar kıyamet
Gümbürtüyle değil iniltiyle

*Old Guy için bir penny
(5 kasımda Guy Fawkes'in yakalanışını kutlamak üzere donanma fişeği almak için çocukların para isteme yolu)

Çeviri: Suphi AYTİMUR

Thomas Stearns Eliot

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bir dize bazen uzun bir geceden daha derindir.

Şiir, içi boş ve samanla doldurulmuş korkuluk adamları simgesi üzerinden modern insanın ruhsal boşluğunu, yalnızlığını ve ölüm karşısındaki çaresizliğini anlatır. Anlatıcı, ölümün düşsel ülkesine geçenlerin gözünden yaşayanların anlamsız ve gölge benzeri varlığını sorgular. Son bölümde ise düşünce ile eylem, arzu ile gerçeklik arasına düşen gölge imgesiyle insanın bölünmüşlüğü ve kıyametin sessiz bir iniltiyle kopacağı sezdirilir.

Ana duyguumutsuzluk
Ana temavaroluş
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, içi boş bir korkuluk gibi anlamsız ve gölge bir varlıktır; gerçeklik ile düşünce arasında sıkışmış, ölümle yüz yüzedir.

Temel çatışma

Yaşam ile ölüm, düşünce ile eylem, umut ile umutsuzluk arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Şiir baştan sona karamsar ve umutsuz bir çizgide ilerler; son bölümde kıyamet imgesiyle doruğa ulaşır.

ATMOSFER

Kasvetli, boğucu ve ölümün gölgesinde geçen bir atmosfer.
kasvetliboğucuürperticihüzünlü
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.