Şiir, yalnızlığın kendine bulduğu en güzel dildir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Bir Satranç Partisi

Bir Satranç Partisi Şiiri - Thomas Stearns Eliot

Kadının koltuğu, yaldızlı bir taht gibi,
Çil Çil yansıdı mermerde ve ayna
- Destekleri salkımlı asmalarla bezenmiş
Birisinden bir altın Küpidon baka kalmış,
(Biri de gizlemiş gözlerini kanadıyla) -
Çiftleyip alevlerini yedi kollu şamdanın
Yansıttı ışığı masanın üzerine, tam da
Yükselirken mücevherlerinin parıltısı
Öbek öbek atlas döşeli kutulardan;
Fildişi ve renkli camdan şişeciklere,
Tapasız, sinmiş acayip, sentetik parfümleri,
Macun, toz ya da sıvı - bunalttı, şaşırttı
Ve boğdu duyuları kokularla; tedirgin olup
Pencereden gelen esinle, kokular yükseldi
Besleyerek upuzun alevlerini şamdanın
Ve savurdu dumanları bölmeli tavana,
Tedirgin edip desenlerini oymalı tavanın.
Geniş kızılağaç kaplama, renkli taşlarla çevrili,
Bakır kakmalı, bir yeşil, bir turuncu yanıyor
Ve bu içli ışıltıda oyma bir yunus yüzüyordu.
Antik şömine üstündeki tabloda anlatılan,
Sanki bir pencereydi ormana açılan,
Değişimiydi Philomel'in, o barbar kralın
Onca zorladığı; ama bülbül kesilmiş orda,
Sarmıştı tüm çölü kirletilemez bir sesle,
Ve hala ağlıyordu ve dünya hala o yolda,
"Cik cik! " kös dinlemiş kulaklara.
Ve zamanın öbür solgun artıkları da
Anlatılmıştı duvarlarda; ısrarla bakan biçimler
Dört yönden sarkmış, eğilip susturuyordu odayı.
Sürüklendi merdivende adımlar.
Ocağın ışığında, fırçanın altında, saçları
Alevli oklar gibi dağılmış
Işıl ışıl konuşurken, artık zalimce susacaktı.

"Sinirlerim bozuk bu gece. Çok bozuk. Gitme kal.
"Bir şeyler anlat. Neden konuşmazsın hiç. Konuş.
"Ne düşünüyorsun? Ne düşüncesi bu? Ne?
"Ne düşünürsün böyle bilmem ki hiç. Düşün bakalım."

Sanırım biz dönekler geçidindeyiz,
Ölü adamlar orda yitirmişti kemiklerini.

"Nedir bu gürültü? "
Eşikten esen yel.
"Peki ya bu gürültü? Zoru nedir bu yelin? "
Hiçbişey gene hiçbişey.
"Bilmez

"misin hiçbişey? Görmez misin hiçbişey? Hatırlamaz mısın
"Hiçbişey? "
Hatırlarım
Şu incilerdi adamın gözleri bir zamanlar.
"Diri misin, değil misin? Hiçbişey yok mu kafanda? "
Ama
O O O O şu Şekispiyerimsi cümbüş-
Hem ne incelik
Ne yetkinlik
"Ne yaparım şimdi ben? Ne yaparım ben?
"Öyleyse hemen fırlayıp sürterim sokaklarda,
"Saç baş darmadağın. Peki ne yaparız yarın?
"Ve her günü Tanrının? "
Sıcak su saat onda.
Yağmur varsa, kapalı bir araba saat dörtte.
Sonra bir el satranç oynayacağız,
Kapaksız gözlerimiz kısılmış, kulağımız kapıda.

Kocası terhis edildiğinde Lil'e dedim ki -
Esirgemedim sözümü, hem yüzüne söyledim,
Vakit tamam beyler, kapatıyoruz.

Bak Albert dönüyor, çekidüzen ver kendine biraz.
Bilmek ister n'aptın sana verdiği parayı,
Dişlerini yaptırman için. Verdi, hem de yanımda.
Gel çektir tümünü, Lil, güzel bir takım yaptır,
İnan ki, demişti, yüzüne bakasım gelmiyor.
Al benden de o kadar, dedim, Albert'ciği düşün bir,
Dört yıldır askerdeydi, gününü gün etmek ister,
Bunu sende bulamazsa, başkaları var, dedim.
Ya, öyle mi dedi. Olabilir a, dedim.
O zaman bir kapı bulurum, dedi, ama açık konuşsana.
Vakit tamam beyler, kapatıyoruz.
O işten hoşlanmasan da dayanmalısın, dedim.
Yok, yapamam, dersen, başkaları seçip kapar.
Albert çekip giderse, bilir miydim? deme sakın.
Utanmalısın, dedim, böyle yaşlı görünmekten.
(Oysa ancak otuz birinde.)
Elimden ne gelir, dedi, suratını asarak,
Hep aldığım o haplar, düşürmek için, dedi.
(Beş tane vardı, minik George'da az kalsın ölüyordu.)
Ezzacı her şey düzelir, dedi, ama nerde eski halim.
Sen eni konu aptalmışsın, dedim,
Ya Albert rahat bırakmazsa, sil baştan, dedim.
Çocuk istemiyordun da niye evlendin?
Vakit tamam beyler, kapatıyoruz.
Neyse, Albert geldi o pazar, sofrada sıcak domuz budu,
Yemeğe bırakmadılar beni, tatmalıymışım sıcacık -
Vakit tamam beyler, kapatıyoruz.
Vakit tamam beyler, kapatıyoruz.
İyi geceler Bill. İyi geceler Lou. İyi geceler May. İyi geceler.
Haydi eyvallah. İyi geceler. İyi geceler.
İyi geceler leydiler, iyi geceler sevimli leydiler,
iyi geceler, iyi geceler.

Thomas Stearns Eliot

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı dizeler okunmaz, insanın içinde yaşar.

Şiir, bir kadının iç mekânını ve zihnini parçalı, yoğun imgelerle betimler. Anlatıcı, bir yandan süslü eşyalar ve sanat eserleriyle dolu bir odada geçen anları, bir yandan da bir kadının yalnızlığını, kaygılarını ve geçmişiyle hesaplaşmasını aktarır. Şiir, konuşma ve iç konuşma arasında gidip gelerek, zamanla ve hatıralarla örülü bir ruh hâlini yansıtır.

Ana duygukaygı
Ana temayalnızlık
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişin ve maddi dünyanın ağırlığı altında bunalan bireyin, iletişimsizlik ve içsel sıkışmışlık içinde var olma çabası.

Temel çatışma

Bireyin iç dünyası ile dış gerçeklik arasındaki uyumsuzluk; geçmişle bugün arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Betimlemeden diyaloglara geçişle birlikte kaygı ve hüzün belirginleşir.

ATMOSFER

Kasvetli ve bunaltıcı bir iç mekân atmosferi, geçmişin gölgesinde şekillenir.
hüzünlükasvetligerginnostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.