Şiir, insanın kendine yetişme biçimlerinden biridir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Nesebim Belki

Nesebim Belki Şiiri - Sohrab Sepehri

Hindistanki bir ota, Siyelk’teki bir çanağa
Ve Belki Nesebim
Buhara’daki bir fahişeye dayanır.

Babam Kırlangıçların iki göç dönüşünün arkasında,
iki kar düşüşünün arkasında
Babam iki balkonda yatışın arkasında,
Babam zamanların arkasında ölüdür.
Gökyüzü maviydi babam öldüğünde,
Annem habersizce uykudan fırladı, kız kardeşim ansızın güzelleşiverdi
Öldüğünde babam, bütün bekçiler şairdiler.

Bağımız hikmetin gölgesindeydi
Bağımız ot ve hislerin düğümlendiği yerdeydi.
Bağımız bakış, kafes ve aynanın kesiştiği yerdeydi.
Belki bağımız, yeşil mutluluğun dairesinin kavisindeydi.
O gün Allah’ın çiğ meyvesini rüyamda çiğniyor
Ve bir suyu felsefesizce içiyordum
Bir dutu yiyordum bilgisini hiç düşünmeden o gün.
…

Ya bahar bayramının yağması ya da serçe dolu bir çınar.
Hayat o zamanlar bir sıra ışık ve oyuncak bir bebek
Avuç dolusu bir özgürlüktü

Doğunun merdivenlerine doğru çoğalan
Ve yine tecellînin basamağına doğru yükselen merdivenler…

Annem işte oydu
O aşağıdaydı
İki ırmağın kesiştiği yerde
Hatıraların suyunda bardaklar yıkıyordu.
…

Şehirde yüzlerce güvercinsiz otobüs tavanları
Güllerini en ucuza harcayan bir çiçekçi
İki yasemin arasına salıncak bağlayan bir şair
Bir taşı ilkokulun duvarına vuran bir çocuk,
Kayısı çekirdeğini babasının renksiz seccadesine tüküren bir çocuk,
Ve şehirde bir keçi, coğrafya haritasındaki Hazar’dan su içiyordu.

İnsanlar gördüm,
Şehirler
Ovalar, dağlar
Suyu ve toprağı gördüm
Nuru ve zulmeti
Nurda çimenler, zulmette çimenler gördüm

Öte yakasında gecenin bir ev yaptım kendime.
Ben bu evde çimenlerin ıslak yabancılığına
Ben bahçelerin nefes alışlarını duymaya yakınım.
Ve zulmün sesini işitirim ben, bir yapraktan döküldüğünde
Bir ağaç arkasında nurun öksürdüğünü ben duyarım
Ve suyun hapşırmasını geçtiğinde her taşın deliğinden.
Baharın tavanından kırlangıçların cik, cik seslerini
Ve yalnızlık penceresinin sükutun eli ile açılıp kapanmasını
Şüphe dolu aşkın kabuk atarken çıkardığı pak sesi
Sonra bir kanatta aniden dolan uçma zevkini
Ve kendini sakınan ruhun çatlamasını

Sohrab Sepehri portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazen bir cümlenin içinde uzun süre kalır.

Şiir, babasının ölümünün ardından aile bireylerinin yaşadığı değişimi ve anlatıcının çocukluk anılarını, doğu şehirlerini ve içsel dünyasını ele alır. Anlatıcı, geçmişle bugün arasında bir köprü kurarak ölüm, yalnızlık ve varoluş temalarını işler. Şiir, bireyin aile ve toplum içindeki yerini sorgularken, aynı zamanda manevi ve dünyevi olanın iç içe geçtiği bir atmosfer sunar.

Ana duyguHüzün
Ana temaÖlüm
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Babanın ölümü, aile ve birey üzerinde derin izler bırakır; hayat, ölüm ve maneviyat iç içe geçer.

Temel çatışma

yaşam ile ölüm, geçmiş ile şimdi

Duygusal akış

Babanın ölümüyle başlayan hüzün, çocukluk anılarına ve manevi sorgulamalara doğru genişler.

ATMOSFER

Hüzünlü ve düşünceli bir atmosferde, geçmişe özlem ve manevi arayış iç içe geçer.
HüzünlüNostaljikDüşselYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.