Bazı kelimeler geç kalmaz; insan geç kalır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Var mısınız?

Var mısınız? Şiiri - Sadettin Kaplan

Vardınız mı varılacak illere
Sindi mi sevdanız esen yellere
Aşkın mızrabını vurup tellere
Türkü olup düştünüz mü dillere

Bir ömür gurbeti edip de sıla
Sürdünüz atları dönülmez yola
Karasevda denen püsküllü bela
Çeker mi gurbetten gurbete hâlâ

Hasret tüten yerdeydiniz
Deli gönüllerdeydiniz
Yaz-bahar ayları yayla zamanı
Bir incecik duman gibi serdeydiniz

*
Karlı dağlar gibi yüceydiniz sevdalı gönüllerde
Hasret yaylalarına at süren er idiniz
Tükenip eridiniz
Bir topak kar mıydınız
Bizler mi uydurduk sizi gerçekten var mıydınız

Mecnun Kerem Sürmelibey Emrah
Hangi ilde hangi çöllerdesiniz
Oldu mu olanlar sonunda eyvah
Neden gelmiyor sesiniz
Nerdesiniz

*
Yüreklerde yağ mı kaldı
Bozulmayan bağ mı kaldı
Delinmeyen dağ mı kaldı
Ferhaaaaat

Derdin bunca derin miydi
Dünyada bir Şirin miydi
Onca mı karaydı gün
Nasıl durdun altına savurduğun külüngün
Bu kadar sakar mıydın
Bizler mi uydurduk seni gerçekten var mıydın

*
Gayrı yiteceğin ıssız çöller yok
Vahalarda açan kızıl güller yok
Ceylanların anladığı diller yok
Mecnuuuuuun

Yelpazelerken çöl güneşini dev kanatlı pervaneler
Göreceğin manzara ressam artığı palet
Boyuyorken gözlerine çağın güneşi bugünü
Yanık bağrında kolyen ayağında sandalet
Gün sunarken gönlüne
Bir sahra şehrinin gecikmiş akşamını
Köşedeki çiçekçiden alıp bir sarı mimoza
Leyla’nın simsiyah saçlarına takar mıydın
Bizler mi uydurduk seni gerçekten var mıydın

*
Kafeteryalarda sazlara yer yok
Çoklar güruhunda azlara yer yok
Vakitler daraldı nazlara yer yok
Kereeeeeeem

Sevda tezenesiyle telesen gönül sazının
Ezgisiyle bir düğmeyi çözmek için zaman yok
Aslı’nın elindeyken elin sahil yolunda
Kopya sevgililere dönüp de bakar mıydın
Tutuşturup bir ah ile bağrını
Ömrünü ateşe yakar mıydın
Bizler mi uydurduk seni gerçekten var mıydın

*
Kamber var mı hâlâ gönlünde Arzu
Allah için doğru söyle Emrah
Seher yelinde mi hâlâ Mihrimah

Karac’oğlan Dadaloğlu Köroğlu
Yok mu aranızda bir er oğlu
Güllere çiğ düşmedi mi bu sabah

Karasevda esiyorsa başınızda deli-deli
Ve hâlâ kopmamışsa gönlünüzde neva teli
Ilgıt-ılgıt bir sevda türküsü söylemek istiyorum
Sesimi duyar mısınız

*
Bir ses verin ne olur
Bir yüreği bin sevdaya böldünüz mü
Nereye sakladınız o tül gibi sevdaları
Bir ses verin ne olur
Öldünüz mü

Gelin gerçek sevdalara düzenleyelim telleri
Sürüsün eteklerini yaylada seher yelleri
Bir türkü söyleyelim ki inletsin Çamlıbelleri
Yine göç eylesin Avşar elleri
Var mısınız

Sadettin Kaplan portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı cümleler yıllarca insanın içinde yürür.

Şiir, halk edebiyatının ünlü sevdalılarına (Mecnun, Kerem, Ferhat, Emrah vb.) seslenerek onların gerçek olup olmadığını sorgular. Anlatıcı, modern çağda sevdanın ve türkülerin canlılığını yitirdiğini, eski destansı aşkların yerini sıradan ilişkilerin aldığını düşünür. Sonunda bu sevdalıları yeniden birlikte türkü söylemeye çağırır.

Ana duyguÖzlem
Ana temaAşk
Duygusal yönKarma
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişin destansı aşkları ve onları yaşatan türküler, günümüzde yerini sıradanlaşmış ilişkilere bırakmıştır; ancak anlatıcı bu ruhu yeniden canlandırma arzusundadır.

Temel çatışma

Geçmişteki idealize edilmiş, fedakâr aşklar ile bugünün yüzeysel ve çıkar odaklı ilişkileri arasındaki karşıtlık.

Duygusal akış

Özlem ve hüzünle başlayıp, sorgulama ve çağrıyla umuda yönelir.

ATMOSFER

Halk türkülerinin ve destansı aşkların anıldığı, geçmişe özlemle bakan, yer yer hüzünlü ama çağrıyla canlanan bir atmosfer.
NostaljikHüzünlüUmutluCoşkulu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.