İnsan hatırladıkça değil, hissettikçe geçmişe döner.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Macchu-picchu’nun Dorukları

Macchu-picchu’nun Dorukları Şiiri - Pablo Neruda

(XI)
(Seçme)

Karman çorman tantananın,
Taş gecenin ortasına,bırak;
Bırak daldırayım, ellerimi.
Bırak.
Unutulmuşun koca yüreği:
Bir kuş gibi çırpınsın bende,
Bir kuş gibi,
Bin yıldır tutsak!
Ko, bugün unutayım,
Bu bahtiyarlığı;
Bu, denizden daha engin olan,
Çünkü:
Denizden ve adalardan da
Engindir insan.
Çünkü:
Bir kuyuya düşer gibi,
Düşmek gerek ona,
İnsana;
Batık gerçeklere,
Sırlı bir su dalına tutunarak,
Çıkmak için:
Uçurumdan.

(XII)

Çık kardeş,
Benimle doğmaya gel.

Ver elini,
Yayılmış ağrının,
En derin yerinden.
Kaya diplerinden,
Dönecek değilsin,
Ve yeraltı çağlarından;
Geri dönmeyecek,
Taş kesilmiş sesin;
Ve gözlerin, oyuk gözlerin.
Yerin dibinden bak bana:
Sen çiftçi, dokumacı,
Garip çoban sen;
Sen, eğitmen
Guanako’lar (*) eğitmeni
Sen duvarcı,
İskelesine güvenemeyen;
Sen, And dağlarından,
Gözyaşı getiren;
Sen,
Ezik parmaklı mücevherci;
Sen köylü,
Ekininin üstüne titreyen;
Sen,
Taşının hamuruyla yoğrulmuş
Çömlekçi;
Boşaltın,
Bu yeni hayatın kadehine,
Eski gömülmüş acılarınızı;
Kanınızı gösterin bana,
Saban izinizi bana.

Burasıydı,
İşkenceye tutulduğum yer,
Işık vermiyor diye mücevher;
Deyin bana.
Deyin bana,
Taşın ve tanenin,
Vaktinde verdiğini.
Taşı gösterin bana,
Gömüldüğünüz.
Ağacı gösterin,
Çarmıha gerildiğiniz.
Çakın,
Eski çakmak taşlarını;
Yakın,
Eski lambaları bana;
Kırbaçları gösterin,
Kırbaçları;
Yüzyıllarca,
Yaralara işlemiş;
Ve pırıl pırıl,
Kanlı baltaları bana.
Ölü ağzınızla,
Konuşmaya geldim.
Derleyip toparlayın,
Tümcek;
Dil vermez dudaklarınızı,
Toprağın kıyıcığında.
Anlatın,
Bu bitmez geceyi bir bir.
Nasıl,
Sizlerle bağlanmıştım ben:
Zincir zincir,
Halka halka, adım adım,
Anlatın ne varsa anlatın.
Bileyin,
Saklı bıçaklarınızı;
Saplayın ellerime,
Göğsüme saplayın;
Sarı ışıklı bir nehir gibi,
Kaplanların gömüldüğü,
Bir nehir gibi.
Koyun ki ağlayayım, koyun,
Koyun ki saatlerce,
Günlerce, yıllar yılı;
Koyun ki kör çağlarca,
Yıldız yüzyıllarınca.

Sükun verin bana,
Su verin, ümit verin.

Kavga verin bana,
Demir verin, volkanları verin.

Sarmaş dolaş olun benimle,
Sevdalılar gibi.

Damarlarıma seğirtin,
Koşun ağzıma.

Dilimle konuşun, kanımla.

(*) Guanako: Güney Amerika laması.

Pablo Neruda portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı cümlelerin sessizliği, söylediklerinden daha büyüktür.

Şiir, iki bölümde insanın iç dünyasına ve toplumsal acılara yönelir. İlk bölümde anlatıcı, kendi benliğindeki tutsaklığı ve unutulmuşluğu dile getirir; insanın enginliğini ve gerçeklere dalışını vurgular. İkinci bölümde ise ezilen, sömürülen halklara seslenerek onların acılarını, emeklerini ve direnişlerini hatırlatır; onlardan güç ve dayanışma ister.

Ana duyguHüzün
Ana temaToplumsal eşitsizlik
Duygusal yönKarma
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, geçmişin acılarıyla ve toplumsal baskılarla kuşatılmış olsa da, dayanışma ve hatırlama yoluyla direnebilir.

Temel çatışma

Bireyin içsel özgürlük arayışı ile toplumsal baskı ve acılar arasındaki gerilim.

Duygusal akış

İlk bölümde bireysel hüzün ve tutsaklık duygusu, ikinci bölümde toplumsal öfke ve dayanışma çağrısına dönüşür.

ATMOSFER

Acı ve direnişin iç içe geçtiği, geçmişin ağırlığının hissedildiği bir atmosfer.
HüzünlüGerginUmutlu
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.