İnsan kendini en çok sessizliğinde ele verir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Bir Şey Her Şeydir Her Şey Bir Şey

Bir Şey Her Şeydir Her Şey Bir Şey Şiiri - Oktay Rifat

1

Bir öpüş su içiyor maşrapasından gecenin,
her dudak yalnızlığımızın peşinde,
batık gemileri dirilen güneşleriyle
göksel balıklarına karşıcı gelebilir mahalle.

Ne güzel ölüler vardı bir vakitler,
yüzler, şimdi dirilerin bil çaydanlığı boş,
omuzları sarkık ceketler içinde,
çayırdaki evlerinin gözleri kör,
bir adamın boşluğunca sırtını denize dönmüş
kedileri nokta gibi sedirde,
unutulmuş bir anı kalıntısı gibi uzaktalar
içleri yok kutularıyla baş başa.

Yeniden uyumalı o kuşla kanadının altında,
aktarmalı damlayan suyu yavaşça
oluklarına ruhumuzun,
neresini veriyorsak yine orası,
örselemeden, incitmeden.

2

Her sabah bir gül tutarak uyanıyor,
her akşam bir sofranın dikeninde
uzatıyor saçlarını unutmak için,
dişlerini biliyor ya da bilmiyor,
avuçları belli ki güneşe dönmek için,
yüreği bir çardaktan sarkabilir.

Hep o kapıdan girip çıkıyoruz,
ak evler giyiniyoruz, sofamız, taşlığımız
gel diye sesleniyor kuleden
atladığımız kuleden denizin sesine doğru,
bir kent çekiyoruz ardımızda
avutulmaz bülbüller kadar hızlı.

Hep o saraydan görünüyor, bahçesinden,
tüm başlangıçlara gebe tek dilenci,
üfürülmüş bir saksağan karaltısı
gibi elleri nar tanesinde,
dudağında bayıltıcı
son karanfil kokusu, fesleğenler, fesleğenler.

3

Geri dönmesini, yüz geri etmesini seviyor,
seviyor geçtiği yollardan tersine yürümesini,
bakıyor eskiden düşürdüğü bir çakı otların arasında,
uyutuyor ağzında başka bir tadı var,
uyanıyor başka bir güneş damarlarında.
taş bir simgeymiş, yalnızlık tıka basa dolu,
yaprakların savruluşu rüzgarda
bir umudun suya vuran rengiymiş buluttan,
bulutsa uçan kuşmuş memesinden
tip tip bütün gece.

Kendini bir de rüzgarlarında bulsa

4

Ah sen en güzel taş, taşken su,
suyken kara burçak, yaba, bel, çivi,
bütün kapıların mandalı, ipler, serilmiş çamaşırlar,
ağızlık, mintan, camdaki saksı,
saksıyken bulut, bulutken tesbih,
çektiğim hali silktiğim, yatırdığım,
üstüne bindiğim, öptüğüm, mezarında yanında yattığım,
yatarken deniz, denizken balık, balıkken güneş,
güneşken tarla, tarlayken ev, pencere,
pencerede insan başı, kendim, bir başkası,
karanlık duvarda yürüyen akrep,
tenekelerle çekilen kuyudan suladığımız, kırptığımız,
bir sopa diktiğimiz yanına, iple bağlanan,
bağlanırken çözülen, çözülürken misina,
hepsi bir anda, hepsi bir solukta,
hepsi, hepsi, hepsi.

5

Gözlerim değince tarlada mısıra,
bir su akıyor içimden otlar arası,
bir kuş uçuyor üstünde yabanil,
gözlerim değince kuşa, yalayınca tüylerini
bir ağaç büyüyor boynumda kara yeşil,
güneşe bakıyorum, ırgatlara bakıyorum,
bulutum geçiyor başlarından salınarak,
veriyorum, alıyorum, öğütüyorum,
ekmek ediyorum saçta, çöreotu ekiyorum,
bebelere, yoksullara, acıkanlara

Oktay Rifat

Oktay Rifat portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazı cümleleri yıllar sonra anlar.

Şiir, gecenin, yalnızlığın, geçmişin ve doğanın iç içe geçtiği imgelerle örülü bir anlatı sunar. Anlatıcı, öpüşen gecelerden, batık gemilerden, unutulmuş anılardan söz ederek yalnızlık ve hüzün duygularını işler. İkinci bölümde gündelik yaşamın tekrarı, üçüncü bölümde geri dönüş arzusu, dördüncü bölümde ise sevgiliye/doğaya yönelik yoğun bir bağlılık ve dönüşüm teması öne çıkar. Son bölümde doğayla bütünleşme, üretme ve paylaşma isteği dile gelir.

Ana duyguHüzün
Ana temaYalnızlık
Duygusal yönKarma
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, yalnızlığı ve geçmişin ağırlığını doğayla ve sevgiyle aşmaya çalışır; ancak bu arayış kırılgan ve melankoliktir.

Temel çatışma

yalnızlık ile bağ kurma arzusu

Duygusal akış

Yalnızlık ve hüzünden doğayla bütünleşme ve sevgiye doğru bir geçiş gözlenir.

ATMOSFER

Hüzünlü ve düşsel bir atmosferde, yalnızlık ve doğa iç içe geçer.
HüzünlüDüşselNostaljikYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.