İnsan bazen bir cümlenin içinde uzun süre kalır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Ankara'dan Ayrılırken Kırmızı II

Ankara'dan Ayrılırken Kırmızı II Şiiri - Nurullah Genç

Susuzdum; çöl kalbimin
En ağrıyan yanındaydı o akşam

Çocukluğumda ırmakların
Terk edip gittiği her yerde bana
Bir korku kalıyordu
Bir titreyiş
Bir sızı
Yeniden büründüm yer kabuğuna
Dumanlı dağlara savurdu beni
Ankara’dan ayrılırken kırmızı

Düş yangınlarımda açan çiçeğin
O dupduru, gözyaşıyla ıslanmış
Yaprakları arasına
Ömrümün en nazenin
En karanlık sırlarını bıraktım
Şimdi her birinde bir Leyla kelebeği
Alıyor ruhumu kanatlarına
Kafdağı’ndan avucuma sessizce
Bırakıyor ay bakışlı bir kızı
Kendimi arıyorum yine yollarda
Çürüyen köklerde, kırık dallarda
Sonsuz bir rüyayı getirdi bana
Ankara’dan ayrılırken kırmızı

Kendi dalgalarına
Düşman bir deniz mi yoksa gözlerim
Bu yüzden mi fırtınalar
Mutluluğun yorgun gemilerini
Batırıyor kanlı kirpiklerimde

Al beni sultanım, götür buradan
Ardımda ne izim, ne yazım kalsın
Bilmezdin; bilemezdin bir zamanlar
Kartalları öldürürken avcılar
Issız ülkesinde yalnızlığımın
Gizemli bir süreyyayı
Aradığımı çocukluğumda
Bazen mağaralar yutardı ellerimi
Bazen de kuşlar
Tutup ellerimden uçurur beni
Konarlardı sevda çınarlarına

Ankara’dan ayrılırken kırmızı
Civanperçemiydi, zülüfte candı
Kırmızının olmadığı her sokak
Her ev çaresizdi, loştu, zindandı
Pencereler kapılardan
Kapılar gökyüzünden sorardı bulutları
Kim bilir hangi yıldız
Bekliyordu güneşin bir simsiyah
Samanyolu’ndan doğacağını
Şiir ki, rüzgârdı orda, cânandı
Gecenin kalbinde yanmıştı yazı
Ah bir görseydiniz, hasret şivandı
Onsuz gönül yurdu boştu, virandı
Koparıp götürdü benden beyazı
Ankara’dan ayrılırken kırmızı

Nurullah Genç portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı dizeler hiçbir yere ait değildir; yalnızca sana.

Şiir, anlatıcının Ankara'dan ayrılışını ve bu ayrılışın tetiklediği içsel yolculuğu anlatır. Kırmızı renk, geçmişe ve kaybedilen bir sevgiye duyulan özlemi simgeler. Anlatıcı, çocukluk korkuları, yalnızlık ve kimlik arayışı içinde kendini sorgular. Şiir, hüzünlü ve özlem dolu bir atmosferde, geçmiş ile bugün arasında gidip gelir.

Ana duyguÖzlem
Ana temaÖzlem
Duygusal yönKarma
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

Ayrılık ve kayıp, insanı kendi iç dünyasına ve geçmişine yönlendirir; özlem, kimliğin bir parçası hâline gelir.

Temel çatışma

Geçmiş ile bugün arasındaki çatışma; ayrılık ile bağlılık arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Özlem ve hüzünden, umut ve teslimiyete doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

Hüzünlü, nostaljik ve yalnız bir atmosfer; doğa imgeleriyle örülü.
HüzünlüNostaljikYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.