Şiir, ruhun dünyaya bıraktığı küçük bir izdir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Daktiloya Çekilmiş Şiirler

Daktiloya Çekilmiş Şiirler Şiiri - Nilgün Marmara

hiç kullanılmamış bir zamanın gözkapaklarını açıyorum

dünyamsın benim, zorbam, düzenim
bundan gözlerim göğe çevrili
ellerim denizde
hiç katılmadan sende yaşıyorum
dirimimsin benim
doğarken öldüğüm

aşağılık belirtileri sahipliğin, birleştirdi
ne geceyi ne gündüzü
kölelik yetişemedi aralık paylarına sevincin

üşümüşüm
bu yaklaşan kışla değil
deniz ürpertisi, göğün alacasıyla değil
ellerimin soğukluğu hep bir kalabalıkta
kaçışının gizini gönlünde tuttuğun
bilisiz aşkı/nı ver bana
üşümeyeyim

kendimizle oynayan güçsüz mahluklarız biz, yaptırımla ödülü gönlümüzde barışık tutan. mesafemiz kuyruğumuzla başımız arasında gider gelir, dehşetli sevincimiz bulunca ayrılmazlığını yengimizle yenilgimizin. devimimiz: felcimizin kaynağından fışkıran. güçsüzlüğümüz: kıvrak istemimizin yatağı. böylece doldururuz biz her kaygının, her doyumun kucağını.

az ışıkları yaşamın kabulümüzdür
kururken damarlarımızın son solukları
kalabalıktan arta kalan biricik ay ışığını
katmalı öyleyse görülmez akışına
yaşamlarımızın

"biz rengin değil
ara rengin peşindeyiz"

gerçek bilinsin, diliyoruz
düz, eğri, çapraz ya da değirmi
güzeldir açığa çıkışı yüreğin
sen bil ki, ben de seveyim

ve doğruluruz her karanlıkla
sarsılmanın yakın imgesinde

yüreğin burkulması
göz dayanıksızlığı
aşk azlığı

açılır ve kapanmaz
tarihin yakut yarası

ılık bir süzülüşle
geri dön hayat
bırakma yeryüzü salına
tünemiş pek kara kuşlar
örtsün bakışımı
görmek acısı sürsün
pencere tutsağının
düşsün hayatı suya

aşk küçük bir kilimdir
duvarlarıyla sayılan küçük bir deniz

sevgili küçük ölüm
dur ayaklarının altını anlayalım
kaşlarını, eksik kalan yerlerini
karlar kraliçesini ev içlerinin
tarihin sonsuz noktalama işaretlerini de
kaçalım kalık çalıkuşundan ve daha nelerden
ülkemizin kırmızı kayığıyla
o döker yine suçunu
örtse de sisle ayıbını gece

gece; ipek dokusu çözüldüğünde
ellerim: eksik cennetim benim

gerçek yasaktır

"ben babamın yuvarladığı
çığın altında kaldım"

çocukluğun kendini saf bir biçimde
akışa bırakması ne güzeldi
yiten bu işte

çok kullanılmış bir zamanın gözlerini kapattım

Nilgün Marmara portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, geçip giden zamana bırakılmış küçük bir itirazdır.

Şiir, zamanın kullanılmamışlığından kullanılmışlığına geçişle başlar ve bireyin dünyaya, aşka, topluma ve kendi varoluşuna dair karmaşık duygularını dile getirir. Anlatıcı, bir yandan bağlılık ve aşk ararken, diğer yandan yalnızlık, üşüme ve yabancılaşma yaşar. Şiir, yaşamın küçük ışıklarına tutunma, gerçeğin peşinde olma ve çocukluğun saf akışının yitimi gibi temalarla örülüdür.

Ana duyguHüzün
Ana temaVaroluş
Duygusal yönKarma
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, karmaşık ilişkiler ve toplumsal baskılar içinde özünü, aşkı ve gerçeği arar; ancak çocukluktaki saf akış yitirilmiştir.

Temel çatışma

Bireyin özgürlük ve saflık arayışı ile toplumsal sahiplik, kölelik ve gerçek yasakları arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Zamanın kullanılmamışlığından kullanılmışlığına geçişle birlikte hüzün ve yalnızlık artar.

ATMOSFER

Hüzünlü ve düşünceli bir atmosferde, yalnızlık ve arayış duygusu hakimdir.
HüzünlüYalnızGerginDüşsel
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.