Bazı kelimeler geç kalmaz; insan geç kalır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Canım Sıkıntı Sınırı

Canım Sıkıntı Sınırı Şiiri - Nilgün Marmara

Aydınlıkta köhneliği belirginleşen ve kentte ve konutta hiçbir şey neyse ben oyum. Öylesine
bağsız ve yeğniyim ki bu hafifliğin şiddetinin bedelini bir gün öderim diye düşünüyorum.
Sanki varoluş beni cezalandırmak ister gibi; yoğunluğundan bana düşen payını benden geri
alarak bu yoğunluğa, olur olmadık herkese ve her şeye fazlasıyla katlayarak sunuyor.
Ülkem yok, cinsim yok, soyum yok, ırkım yok; ve bunlara mal ettirici biricik güç, inancım
yok. Hiçlik tanrısının kayrasıyla kutsanmış ben yalnızca buna inanabilirim, ben. Yere göğe
zamana denize kayalara ve kuşlara da dokunan aynı tanrı değil mi? Bu kutla tanrının
yönetkenliğinde, olmayan ellerimle bir yok-tanrı'yı tutuyor ve ölçüyorum yokluğun ağırlığını.
Kefe'lerinden birine onun oylumu pekâlâ sığıyor, diğerine duygular, duyumlar ve düşünceler
yığılıyor, işte yetkin eşitlik...her gün her gece bu eşitliğin bilgisiyle geçiyor. Bir eskiciden
satın alınmış bu teraziyi bir gün başka bir eskiciye vereceğim, o gün, tozanlarım her bir yana
dağılıp toprağın suyun ölümsüzlüğüne eklemlenecekler ve ben özgürleşeceğim.

Nilgün Marmara portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı cümleler yıllarca insanın içinde yürür.

Şair, kentte ve konutta kendini köhne, bağsız ve hafif hisseder; bu hafifliğin bedelini ödeyeceği kaygısını taşır. Varoluşun ona yoğunluktan düşen payı geri aldığını, herkese ve her şeye fazlasıyla dağıttığını düşünür. Ülke, cinsiyet, soy, ırk ve inanç gibi aidiyetlerin yokluğunu dile getirir; hiçlik tanrısına inandığını söyler. Bir yok-tanrıyı tutup yokluğun ağırlığını ölçtüğünü, duygularla düşüncelerin bu terazide dengelendiğini anlatır. Sonunda bu teraziyi bir eskiciye vereceğini, tozanlarının toprağa ve suya karışıp özgürleşeceğini ifade eder.

Ana duyguYalnızlık
Ana temaVaroluş
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk75/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, aidiyetlerden ve inançlardan yoksun kaldığında varoluşunu bir yük ve hafiflik olarak duyumsar; bu yokluk içinde bir denge kurmaya çalışır.

Temel çatışma

Varoluşun hafifliği ile bu hafifliğin getirdiği ağır sorumluluk ve yokluk arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Başlangıçta hafiflik ve kaygı varken, sonunda özgürleşme umudu belirir.

ATMOSFER

Kentte ve iç dünyada sıkışmış, ağır ve düşünsel bir atmosfer.
KasvetliGerginDüşsel
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.