Şiir, dünyanın gürültüsüne karşı küçük bir sessizliktir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Vaiz

Vaiz Şiiri - Neyzen Tevfik

Bıyık kesik, iki canipten.uçları sarkık,
Yanaklar etlice, solgun, dudak kaim ve çıkık.

Ağızda öfke köpürmüş, bir ihtiras iie şiş,
Açılmadan da kokar ya, içinde birkaç diş.

Sakal şakakların altından uçları sivri,
İner ta göğse kadar, bu şiar-ı din eseri.

Baş usturayla kazınmış, keleş, benekli, siyah,
Yazılmış enseye katmerli fi amânillâh!

Bu ense hayli kalındır o boş olan kafadan,
İçinde beynini bilmem, öter durur tan tan!

Kaş enli hem de mukavves fakat biraz kısaca,
Sırayla gözlere geldik ki işte burda hoca.

Gözün çukurları gayet derin, kapak buruşuk,
Nazarlarında soğukluk yılan, fakat uyuşuk.

Dökülmüş ağlamadan va’z-ı dinle kirpikler,
Bir eski kavgaya şahit burunda kertikler.

Göbek fıkıh He taşmış, mesâil-i necsi
O rütbe haile koyulmuş ki bok kokar nefesi!

Geniş bir eifiye ta midenin hizasında,
Huruf-ı çerle çekilmiş ki maadasında

Kalan divitle düğümlü bir ince yünlü kuşak,
Kulakları küçücüktür aşağısı...le taşak

Bu cüssenin tepesinde duran sarıklı şu fes,
Genişçe kollu şu cübbe, ayakta kundura, mes.

Gururu, cehl-i muannitle eylemiş iksâ,
Eder bu kütle derunundan ilmini ifşa.

Durun biraz çıkıyor işte kürsi-i dine,
Na başladı alır almaz zenıânı tel’ine.

Bir iştiyak ile açtı şerait-i gusli,
Diyor ki gusl için emr-i taharetin temeli.

“Şu hanginiz içinizden bulundu bir dağda,
Bayırda, tarlada, köyde, ahırda ya bağda,

Önünde merkebi gördün nefis gabardı niden?
Olur ya şeytana uymak o, merkebe bi giden.

Evet, giden, giden amma zinayı şimdi bırak,
Gusüldü mesele çünkü gulak ve sen bana bak

Oğul gusül, sana lazım, eşek sabi gibidir.
Soyun hemen oracıkta usulcak ırmağa gir!

Zina için de cehendem, sen ağla, sızla, döğün,
Şeriatın bu hüküm: El hımaru ma'sûmün! "

Vaaz bitince duaya şu tavr ile başlar,
Alışkın idmana, suni gözündeki yaşlar:

“Cenab-ı Hak ulemayı sevindiren kulunu
Cehendemınden esirger, kapar nefis yolunu! ”

Eşek... en biri varmış o gün cemaatte,
Hocayla hüsn-i tesadüf, o bir ziyafette

Buluşmuş, ortaya gelmiş, soğanlı yahni, imam
Kapınca yutmuş uzun bir bez amma yağlı; hocam

Hiç aldırış bile etmeksizin bakar işine.
Börek, muhallebi uygundur; ağzına, dişine.

Meğer eşek...nin parmağındaki dolama
Çözülmüş orda, o bez de nasip imiş imama!

Tıp Fakültesi Hastanesi, Haydarpaşa;
14.02.133

Neyzen Tevfik

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı dizeler insanın omzuna sessizce dokunur.

Şiir, bir din adamının (hoca) fiziksel görünümünü ve vaazını alaycı bir dille tasvir eder. Hocanın dış görünüşü, kıyafetleri ve vaazındaki ikiyüzlülük eleştirilir. Son bölümde, bir cemaat üyesinin parmağındaki dolamadan çıkan bezin hocaya yemekte yedirilmesiyle komik bir olay anlatılır.

Ana duyguöfke
Ana temabaşkaldırı
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Din adamlarının dış görünüşleri ve vaazları ile gerçek kişilikleri arasındaki çelişki eleştirilir.

Temel çatışma

Din adamının görünüşü ile iç dünyası arasındaki çelişki

ATMOSFER

Şiir, din adamının tasviri ve vaazı üzerinden alaycı ve eleştirel bir atmosfer kurar.
kasvetligergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.