Şiir, zamanın silemediği şeylere tutunur.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

İkinci Arz-ı Hâl

İkinci Arz-ı Hâl Şiiri - Neyzen Tevfik

Âraz mı, Bâb-ı Â lî mi, sıfat mı yâ Rasûlallah?
Hükümet mi, esas-ı meskenet mi yâ Rasûlallah?
Belanın ismi yoksa ma’delet mi yâ Rasûlallah?
Devâir hep mezar-ı marifet mi yâ Rasûlallah?

Diyar-ı eşkiya mı, memleket mi yâ Rasûlallah?
Vücudumda garibim, şu recâmı lütfen is’âf et,
Umûr-ı Bâb-ı Âlîyi füyûzatın ile sâf et,
Ser-i kâra geçen kimse, karîn-i bezm-i eşrâf et,

Unuttuk hüsn-i tedbiri, fakat sen bari insaf et,
Rezalet de berâ-yı maslahat mı yâ Rasûlallah?
Cehalet fikr-i cemiyetle her beyne çakılmıştır,
Şeref, namus-ı milliyyet Ocaft’larda yakılmıştır,

Tutuştukça memalik, zevk u handeyle bakılmıştır,
Girîbanında halkın bir bela, resmen takılmıştır.
Yed-i pür hûn-ı devlet mi, rozet mi yâ Rasûlallah?
Bu câha çullananlarda eser var istikametten,

Dönüp etrafa bakmazlar, ne var haktan, hıyanetten,
Çekerler garına Ashâb-ı KehFin tel siyasetten,
Ne farkı var imaretten veya Bâb-ı Meşihat'ten,
Sadaret Nallımescid19 de cihet mi yâ Rasûlallah?

Vatan mı, top atan mı kimse bilmez, şu muhakkaktır,
Bunun medlûlü varsa meclis-i millîde laklaktır,
Demiş ki Feylesof, bence ya altındır ya gırtlaktır,
Vatan lafzı bizimçün hak gibi meçhul-ı mutlaktır,

Aceb kabl-el beşer bu bir lügat mı yâ Rasûlallah?
Bütün Bâb-ı Meşîhâftir bu mülke meskenet - efgen,
Bu Dâr-ürt Nedve’dir20 her feyze mâni bî-aman düşmen,
Mîsâl-i Akreme her bir münafık, din için rehzen,

Utanmazlar Buhârîyi zafer evradı etmekten,
Riya onlarca arz-ı mahmedet mi yâ Rasûlallah?
Meşîhât bence gayya-yı cehil, yekpare bir tabut,
Bu nebbâşan-ı eytâma cehennemler olur mebhût,

Eder lanet bu halka sâkinân-ı âlem-i lâhût,
Boğazlar kardaşı kardaş, sebep bu zümre-i Tâgût,
Fazahat devri rûz-ı mesadet mi yâ Rasûlallah?
Ederler imtihan önce lefîf-i gayr-i makrundan,

Alırlar altı gün sonra kovarlar bâb-ı madündan,
Müdîrin farkı yok kerhanede bir eski patrondan,
Muallim beylerin haysiyyeti az şimdi garsondan,
Bu Dâr-ül Hikme dâm-ı melanet mi yâ Rasûlallah?

Zavallı Hafız İsmail’in emri, azli bir çıktı,
Esaretten gelince cübbesi, şalvarı yırtıktı,
Dikiş tuturmadı bir yerde talih, kendi de bıktı,
Güruh-ı fırka beyninde bu çıngar partiyi yıktı,

Evâil bahsi zikr-i menkıbet mi yâ Rasûlallah?
Bu zatın farkı yokmuş tatlı sert bir köhne cahilden,
Sorulsun Dahiliyye Nazırı şu esbak Âdil'den,
Eğerçi kendisi mahcub olur bir hatt-ı mailden,

Niçin yüz vermesinler, almasınlar söz bu kâmilden,
Bunun merkezde kârı hep evet mi yâ Rasûlallah?
Sarıklıydı bu önce, imtihanda çok kızarmıştır,
Kuva-yı cehl ile vadi-i ilmi hayli yarmıştır,

Tasavvuftan ürürken dem kabardıkça kabarmıştır,
Libâs-ı fahri pek çok kerre giymiştir, çıkarmıştır,
Palas-ı râh-ı dervişân ceket mi yâ Rasûlallah?
Yamandır hali İslam’ın şu vadi-i dalâlette,

Sebep şakk-ı asâ-yı millet oldu bâb-ı vahdette,
Umür-ı devleti tedvîre er lazım siyasette
Fazâyih irtikab etmek için râh-ı şeriatte
Meşihat'ta bulunmak mazeret mi yâ Rasûlallah?

Neyzen Tevfik

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bir dize, bazen yıllardır aradığın yerdir.

Şiir, II. Meşrutiyet döneminde Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu siyasi ve toplumsal çöküntüyü, devlet kurumlarının yozlaşmasını ve din adamlarının ikiyüzlülüğünü Hz. Muhammed'e hitaben yakıcı bir dille eleştirir. Anlatıcı, devletin içler acısı halini, cehaletin yaygınlaşmasını, liyakatsiz atamaları ve ahlaki çöküntüyü sorgular. Şiir, dönemin yönetim anlayışına ve toplumsal bozulmaya karşı duyulan öfke ve hayal kırıklığını dile getirir.

Ana duyguöfke
Ana temaadalet
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

Devlet ve toplum, cehalet, yozlaşma ve adaletsizlik nedeniyle çöküşe sürüklenmiştir; bu durum karşısında yetkililer sorumluluktan kaçmaktadır.

Temel çatışma

Adalet ile adaletsizlik, liyakat ile kayırmacılık, dinin özü ile din istismarı arasındaki çatışma.

Duygusal akış

Şiir boyunca öfke ve kırgınlık yoğunluğunu korur; yer yer umutsuzluk ve çaresizlik öne çıkar.

ATMOSFER

Şiir, devletin ve toplumun çürümüşlüğünü yansıtan kasvetli ve boğucu bir atmosfere sahiptir.
kasvetliboğucugergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.