Şiir, dünyanın gürültüsüne karşı küçük bir sessizliktir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Ocak Ayı, Ocak Başı Düşlemesi

Ocak Ayı, Ocak Başı Düşlemesi Şiiri - Necdet Evliyagil

Ocaklar
Yanıp - yanıp söndü;
Odunlar, tahtalar, çıralar
Çatır - çatır
Çatırdayarak;
Çıtır - çıtır
Çıtırdayarak;
Seslerin en sıcağını
Mutluluk dağıtanını,
Gözlerden kulaklara ördü..

Sert ve kuru
Bir kış rüzgarı,
Bembeyaz karın, duru
Soğuk fırtınası,
Ocağın ılık çevresinde
Titreyenleri birleştiriyordu;
Ocakta kütükler değil
Uzak - yakın anılar sanki
Alev alıyordu;
Çatırtılar - çıtırtılar kesilince,
Alevler tükenince sönünce
Ocak korlanıyordu,
Nar kırmızısı ateş
Söndükçe kül oluyordu..
“Şeytan Dansı” ‘nı
Anımsatan,
İnce - kalın
Parça - parça gölgeli
Alevlerin uğultulu
Gürültüsü,
Doyurucu - uyutucu
Sere - serpe görkemli
Gürültüsü
Renkli düşlere dönüşüyordu..

Ocak,
Çatır - çatır
Çıtır - çıtır
Yangınını sürdürüyordu;
Ocak,
Alev - alev
Gürül - gürül
Işıldıyordu - gülüyordu,
Çevresindekiler
Mutlulukla doluyordu,
Eller - avuçlar ısınıyordu,
Sevgisini yenileyen,
Sesini - güncelliğini yitiren
O canım renkli düşler
Üşüyordu..
Kış’ların - soğuk’ların
Acımasız - amansız
Yalnızlığında- yoksulluğunda,
Ocak’lardan uzak’larda
Aş’a, su’ya
Ve bir avuç sıcağa
Özlem çekenler,
Büyükler, küçükler
Sevimli bebe’ler
Yakınıyordu,
Diledikleri erinci
Yakarsalar da bulamıyordu..

Ocak’lardaki
Alevlerin gücü
Birazdan silinip
Kaybolma üzüncü
Çatır - çatır
Çıtır - çıtır..

Her mevsim Boğaz’da
Mavi suları yaran
Taka’ların gürültüsü;
Birbirini usanmadan
Kovalayan görüntüsü,
Yüreği tümden okşayan
Tak - tak’lı
Tuk - tuk’lu süzülüşü,
Takır - takır
Tukur - tukur..
Ocak’ların
Çat - çat’larıyle;
Taka’ların
Tak - tak’ları
Elele vererek,
Ocak’larda küllenen düşleri,
Gök boşluğu’nca savrulan
Dumanlarla beraber,
Uzaklara sürüklüyordu;
Tüm özlemleri,
Bir bozkır kenti’nden
Salt bir kıyı kenti’ne
İstanbul’a götürüyordu..

Yaşlı yaşamını,
Bakımsızlıktan dökülen
Eski yuvasını
Ayakta tutmak,
Avunmak - avutmak
Yaşamak ve yaşatmak
İçin çırpınan.
Dalga’larla
Çalkalanan - boğuşan,
Sabah’ların
Sisli - donuk
Kör karanlığında
Yeniköy’de
Balığa çıkan
Yüreği buruk,
Olta’ları - ağları
Takası’nın küreği kopuk
Sadık Reis’i
Ve köhne tekne’sini
Boğaziçi’nin balıkçıları,
İçtenlikle selamlıyordu.

Necdet Evliyagil portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İyi bir şiir, bittiği yerde başlamaya devam eder.

Şiir, ocak başında yanan ateşin çevresinde toplanan insanların sıcaklık, mutluluk ve anılarını anlatır. Ateşin sönmesiyle birlikte yalnızlık, yoksulluk ve özlem duyguları öne çıkar. Boğaz'daki balıkçıların yaşam mücadelesi ve Sadık Reis'in zorlukları da şiire eşlik eder.

Ana duyguHüzün
Ana temaÖzlem
Duygusal yönKarma
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Ocak ateşi, geçmişin sıcaklığını ve mutluluğunu simgelerken, sönüşüyle birlikte yalnızlık ve özlem ortaya çıkar.

Temel çatışma

Sıcaklık ve mutluluk ile soğuk ve yoksulluk arasındaki karşıtlık

Duygusal akış

Ocak başındaki sıcaklık ve mutluluktan, ateşin sönmesiyle yalnızlık ve özleme geçiş

ATMOSFER

Ocak başında başlayan sıcaklık, ateşin sönmesiyle yerini soğuk ve hüzünlü bir atmosfere bırakır.
HüzünlüNostaljikYalnızSıcak
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.