Bazı dizeler insanın omzuna sessizce dokunur.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Haziran

Haziran Şiiri - Necati Cumalı

düş gezginiyim gecenin kovuğunda uyurum haziranın düşünü görürüm
tam da kiraz vaktidir yüreğimin dalları toprağa değer toprak çağırır
dalbastı kirazların kan tadında umarsız bir yol ayrımıdır haziran
ben yürürüm bu yolda hüzünlü şarkılar yürür belki haziran yürür
sağanak yağmurlar altında göç arifesidir haziran yağmurun türküsüdür

akşam olur karanlık hüküm sürer gecenin gergefinde bir şiir dokunur
toprağın sesi çınlar kulaklarımda dalgalar yüreğime değer deniz çağırır
bütün tekneler hazirandan geçer şarabın kırmızısıdır damarlarıma yürür
kırlangıç baharıdır düşlerin kıyısında umudun saçağında ceviz ağacı
yalnızlığın kuşatmasında yalın ölümler ayıdır haziran hasretin öyküsüdür

tilki uykusu bu en küçük kıpırtıda depremler olur yer yerinden oynar
dönüşü olmayan bir haziran yangınıdır artık gemiler yanar köprüler yanar
hüzün bir tel örgüdür yüreğimi sarar bağdaş kurup oturur can evime korkular
dursam duramam koşsam koşamam dizelere sığınırım haziran beni saklar
yangınlar ortasında bir nefes fesleğendir haziran korkuların örtüsüdür

haziran olsaydım böyle olurdum tarih olurdum güncesini tutardım şiirlerin
ölümlerin yasını tutardım haziran gezginiyim uçurumların kıyısında dururum
atsam kendimi atamam zincirler prangalar bir de deniz kokusu bir de haziran
mevsimler biter zaman biter karanlıkta gökyüzüne bakarım yıldızlar çağırır
yolculuk öncesinde veda sözcüğüdür haziran yolculuğun yakılacak köprüsüdür

her nasılsa haziran sabahlarına uyanırım hep yastığım tütün kokar düş kokar
acının nöbetini tutarım ölümün arka bahçesinde yüzyıllardır ellerim kanar
sokaklarım ortaçağ sokağı duvarlar örülür dört bir yanımda yollarım kesilir
saatlerin durduğu bir anda sigaramın dumanı savrulur yine yollara düşerim
intiharın kül tortusunda küçük bir tereddüttür haziran ömrümün törpüsüdür

haziranın nöbetini tutarım sayılıdır günlerim haziran bitti bitecek
pişmanlık değil bu öfkem yaşamadığıma yangın çıkacak vakit geldi gelecek
mağara duvarında bir resim şimdi anılar neredeyse güneş batar gece çağırır
incecik bir duadır hastalığın son safhasında ıssız bir cenaze sessiz bir ağıt
günbatımının çağrısında şakaklarda namludur haziran mezar taşlarının süsüdür

Alp Arslan 2

Necati Cumalı portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, kalbin unutmamayı seçtiği şeydir.

Şiir, haziran ayını bir gezginin gözünden anlatan; yürüyüş, göç, yangın, ölüm ve pişmanlık temalarını iç içe geçiren bir metindir. Anlatıcı, haziranı hem bir yol ayrımı hem de bir yok oluş mevsimi olarak yaşar; kendini düş gezgini, ölümün nöbetçisi ve yalnız bir yolcu olarak konumlandırır. Şiir, yaşanmamışlığın öfkesiyle ölüm ve intihar düşünceleri arasında salınır.

Ana duyguHüzün
Ana temaÖlüm
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

Haziran, yaşamın ve ölümün iç içe geçtiği, geçmişin ve yaşanmamışlığın acısını taşıyan bir eşik; insan bu eşikte hem kendini hem de kaçınılmaz sonu seyreder.

Temel çatışma

yaşam ile ölüm arzusu; geçmiş ile bugün; özgürlük isteği ile zincirler/prangalar

Duygusal akış

Haziranın çağrısıyla başlayan yolculuk, giderek karanlık, ölüm ve intihar düşüncelerine doğru ağırlaşır.

ATMOSFER

Karanlık, boğucu ve ölümün gölgesinde geçen bir haziran yolculuğu.
KasvetliBoğucuHüzünlüGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.