Şiir, insanın içinde susturduğu şeylerin sesidir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

S Dönüşü

S Dönüşü Şiiri - Mustafa Irgat

Sen o geçmiş günlerin çekmece şairisin:
Tabut dibeğinde düzgün çarpan kara el, yürek
içinde kefen yazmaları alacalı bulacalı.
Ölümü yaşarken yakalar gibi kol gövde soğumasında yazdığın,
Yazıp da çarşaflayıp damgaladığın, mührü
“cumhuriyet ailem”
Adı çim sandukanın yanında güzün bitirip noktaladığın.
Yokluk! Aralanmış yeşil kapısından görüyorum.
Lale duman Osmanlı paşalar bahçesi ve
küçük boy burjuva leş kargalarının tıkandığı ayak-
yolları mezarlıklara göçüyor.
Hepsi kendiliğinden çepeçevre bir öbür dünyalık artık.
Çıngıraklardan yapılma umutsuz yılan derisi
ay
lağımların üstünü örtüyor.
Ayna diplerinde küpkül olmuş gözyaşları içindesin.
Kolsun gömleğine kan! Kan bulanmış
dinamitlere sarılı çokça damarın patlayışıyım ben!
Ansızın anısız
alınyazısına denk yükselsin kalıtımım
İnsin, insin, insin, insin ve insin,
yükseğe alçalsın, mumyalanmış devlet’li kalın bağırsak benzeri
terlemekten kemikleri erimiş
iskeletimle toprağa.

Derler a, soluk al boşluğuna.
Duyuyoruz. Nicedir konuşuyorsun.

Bir döl fazlalığının şiiri bu, hani şu
halkları eğlendirmek için sokaklarda satılan kör kaval,
hem üfleme hem gerçek
doğumumu unuttum gitti bile. Uykumun manzarası
okunmamış beyazlıkların derininde kalsın.

Mustafa Irgat

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimeler insanı kendine geri çağırır.

Şiir, geçmiş bir dönemin şairine seslenerek ölüm, yokluk ve toplumsal çürüme temalarını işler. Anlatıcı, kendisini dinamitlere sarılı damarların patlayışı olarak tanımlar ve alınyazısına meydan okur. İkinci bölümde ise bir döl fazlalığı olarak nitelendirdiği şiirin, sokaklarda satılan kör kaval gibi hem üfleme hem gerçek olduğunu söyler; doğumunu unuttuğunu ve uykusunun manzarasının okunmamış beyazlıklarda kalmasını diler.

Ana duyguöfke
Ana temaölüm
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Geçmişin ölüm ve yoklukla iç içe şairliği, bugünün çürümüşlüğüne ve alınyazısına başkaldırıya dönüşür.

Temel çatışma

geçmiş ile bugün, yaşam ile ölüm, birey ile toplumsal çürüme

Duygusal akış

Geçmişe yönelik melankolik bir seslenişten, bugünün çürümüşlüğüne ve başkaldırıya doğru bir gerilim artışı var.

ATMOSFER

Ölüm, yokluk ve toplumsal çürümenin iç içe geçtiği kasvetli ve boğucu bir atmosfer.
kasvetliboğucuürperticigergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.