Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Şair

Şair Şiiri - Mihail Yuryeviç Lermontov

Parlıyor altın işlemesi hançerimin.
Gövdesi kusursuz ve sağlamdır.
Gizemli direnci çeliğinin
Doğunun savaşçılığındandır.

Dağlarda bir dağlıya çalıştı yıllarca
Hizmetine karşılık ücret beklemedi.
Açtı birçok göğüste birçok korkunç yara
Deldi birçok çelik giysiyi.

Eğlenirken bir köleden de uysaldı, ama
Çınlardı bir söz kırdı mı onurunu.
O günler, oymalı, zengin bir süs ona
Yabancı, utanç verici bir giysi olurdu.

Onu,yiğit bir Kazak, Terek nehri ötesinde
Soğumuş ölüsünden almıştı sahibinin.
Sonra, fırlatılmış, yatıp durdu uzun süre
Gezici dükkânında Ermeninin.

Şimdi öz kınlardan, savaşta hırpalanmış,
Yoksundur zavallı yoldaşı kahramanın.
Altın bir oyuncak halinde, şerefsiz ve zararsız
Parlayıp duruyor üstünde duvarın.

Artık özenli, alışkın bir elle
Onu silen, okşayan kalmadı.
Ve dua ederek şafaktan önce
Okumuyor kimse üstündeki yazıtı.

Şair! İşte bu gevşek çağda sen de
Böylesin! Yitirdin önemini!
O altınla değiştirdiğin kudrete
Dünya saygıyla kulak verirdi.

Güçlü sözcüklerin ölçülü sesiyle
Savaşçı ateşlenirdi savaşa.
Tütsü dua saatine nasıl gerekliyse
Kadeh şölene nasıl, gerekliydin halka.

Şiirin tanrısal bir ruh gibi, kalabalığın üzerinde -
Uçup dururdu ve soylu düşünceler, yankılanan -
Çınlardı o çan gibi,halkın bayram ve yıkım günlerinde -
Kurultay kulesi üstünde çalan.

Şimdi yalın ve onurlu bir dil sıkıyor bizi, yalnız;
Eğleniyoruz parlak pullar ve aldatılarla.
Yıpranmış bir güzellik gibi, ki yıpranmış dünyamız
Alışkındır kırışıklıklarını gizlemeye allıklar altında.

Ey alay edilmiş peygamber,yeniden uyanacak mısın?
Ya da intikam çağrısına hiçbir zaman -
Altın kınlardan çıkarmayacak mısın
Kılıcını, hakaret pasıyla kaplanan? ...

Çeviren: Ataol BEHRAMOĞLU

Mihail Yuryeviç Lermontov

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, insanın kendine yetişme biçimlerinden biridir.

Şiir, altın işlemeli bir hançerin hikâyesi üzerinden şairin toplumdaki konumunu ve değer kaybını anlatır. Hançer bir zamanlar savaşçıların onurunu, cesaretini ve halk için taşıdığı anlamı simgelerken, artık duvarda süs eşyası olarak asılıdır. Anlatıcı, şairin de benzer şekilde önemini yitirdiğini, sözünün gücünü altın karşılığında değiştirdiğini ve halkın sesi olma işlevini kaybettiğini vurgular. Şiir, geçmişteki yiğitlik ve toplumsal işlev ile bugünkü yozlaşma ve değersizleşme arasındaki karşıtlık üzerine kuruludur.

Ana duyguhüzün
Ana temayabancılaşma
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Şair, toplumun sesi ve vicdanı olma sorumluluğunu yitirmiş, sözünü altın karşılığında değiştirerek yozlaşmıştır.

Temel çatışma

Geçmişteki onurlu, işlevsel ve yiğit sanat anlayışı ile bugünkü yozlaşmış, gösterişe dayalı ve etkisiz sanat arasındaki karşıtlık.

Duygusal akış

Hançerin geçmişteki değerinden bugünkü düşüşüne paralel olarak şairin de değer kaybı anlatılır; duygu baştan sona hüzün ve eleştirel bir tondadır.

ATMOSFER

Geçmişin yiğitlik ve onur dolu günlerine duyulan özlemle karışık, bugünün yozlaşmış ve değersizleşmiş dünyasına dair kasvetli bir atmosfer.
hüzünlünostaljikgerginkasvetli
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.