Bazı kelimeler insanı kendine geri çağırır.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Halkın Tuttuğu Yol

Halkın Tuttuğu Yol Şiiri - Metin Eloğlu

Millet bir yol tutmuş gidiyor;
Ama iyi, ama kötü:
Samsun’dan tutmuş, Viranşehir’den tutmuş;
Ulus meydanında bir börekçi dükkânından;
Cibali’de kutu fabrikasından tutmuş;
Paşabahçe’de şişeden,
Şemsipaşa’da tütünden;
Atın yularından tutmuş, kelin perçeminden
Kalpazan Tahir,
Lavantacı Mehmet,
Süklümpüklüm Hanife...
Hepsini saymam, ne üstüme vazife;
Herkes bir yol tutmuş gidiyor:
Mesela bir Ali Bey var tanıdıklar arasında,
Veli Bey var;
Hani bir akla uyup da bir olsalar;
Gözümüzün yaşına bakmaksızın,
Şu güzelim memleketi satarlar.
Necip Bey var, zırzır deli;
İlhami Bey hınzır deli...
—Olanlar bize oluyor bu arada—
Taş üstüne taş koyan var,
Hürriyetten cayan var.
Bizim kayınbirader kızıla yakalandı,
Yenganımın nezlesi var.

Saat 6 dedi mi akşam oluyor, olur a...
İstinye doklarında bir işçi,
Demokrasiyi su gibi biliyor, bilir a...
Kiminde akıl fikir noksanlığı,
Kiminde fazlası var.
Mösyö Hırant’ın gözlüğü firenk altını,
O da öyle bulmuş geçiminin yolunu.
Kerim Usta keçilerini kaybetmiş.
Necati Beyin de felsefesi şu:
Armut piş, ağzıma düş.
Erkilet güzeli bağlar bozuyor.
Kaçamak Sulhiye’nin tadı başkadır.
O kömür gözleri olmasaydı keşke;
Mualla Hanım kötülüğe teşnedir.
Şair İlyas’ın evi tamtakır kuru bakır;
Ferhunde Hamfendinin evinde halayıklar;
Kenarın dilberi hüsnüne pek güvenme;
Yel üfürür, su götürür, engel olabilene aşkolsun;
Malum ya, alınyazısı var!

1939 yılında bir zelzele Erzincan’ı yıkıyor;
Anladık, çaresi yok...
Ardından su basıyor Çukurova’yı;
Eskişehir felaketi, Balıkesir yangını;
Çarşamba’yı sel alıyor.
Anladık, bütün bunların çaresi yok;
Tabiat kuvveti, ihmal, şu veya bu...
Ya o kıtlık yılları;
Uluorta salavatlar, tekbirler;
Günün birinde dokuz cinayet?
Ne İsa, ne Musa, ne Muhammet bu işe karışıyor;
Verem alıp gidiyor, ardından bakakalıyoruz;
Trahom kör ediyor, sıkıysa önüne geç;
Sıtma... Hele o sıtma;
Ha bereket!
Frengiden dökülüyoruz.

Millet bir yol tutmuş gidiyor;
Hepsinin işi iş zaten...
İşçi Muharrem yorganı başına çekiyor;
Komşunun ahretliği gönül çekiyor;
Bülbüller akasyanın dalında dem çekiyor;
Anam çile çekiyor;
Çek deveci develeri yokuşa, aman...

Metin Eloğlu

Metin Eloğlu

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, dünyanın gürültüsüne karşı küçük bir sessizliktir.

Şiir, toplumun farklı kesimlerinden insanların kendi yollarında gittiğini, ancak bu çeşitliliğin bir birlik oluşturmadığını anlatır. Anlatıcı, çevresindeki insanların tutumlarını, yaşam tarzlarını ve ülkenin içinde bulunduğu zorlukları (doğal afetler, hastalıklar, yoksulluk) gözlemler. Şiir, bireysel çıkarlar ve toplumsal duyarsızlık karşısında bir çaresizlik ve eleştirel bir ton taşır.

Ana duyguçaresizlik
Ana tematoplumsal eşitsizlik
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Toplumda herkes kendi yolunu tutmuş, ancak bu dağınıklık ve duyarsızlık ortak sorunlara çözüm getirmiyor.

Temel çatışma

Bireysel çıkarlar ile toplumsal sorumluluk arasındaki gerilim

ATMOSFER

Karamsar ve eleştirel bir gözlem atmosferi
hüzünlügerginkasvetli
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.