Bir şiir, insanı hiç tanımadığı kendisiyle tanıştırabilir.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı?

Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı? Şiiri - Mehmet Akif Ersoy

'İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helâk eder misin, Allah’ım? '

(A’râf 155)

Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!
'Yandık! 'diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!

Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında
Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında

Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;
Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!

Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i
En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i

Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın
Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın

Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta
Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta?

Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet
Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?

Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman
Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?

Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin
Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in?

İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?
Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?

Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?
Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ

Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm
Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?

Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân;
İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!

Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;
Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık

Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın...
Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın

Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:
Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi

Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:
Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!

Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,
Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!

En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından
Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!

İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...
Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok!

Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?
Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!

4 Cemaziyelevvel 1331 - 28 Mart 1329 (1913)

Mehmet Akif Ersoy

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimeler insanın içindeki eski ışığı yakar.

Şiir, İslam dünyasının içinde bulunduğu zor durumu ve Müslümanların maruz kaldığı felaketleri Allah'a yakınarak dile getirir. Anlatıcı, İslam'ın zayıflamasından ve kutsal değerlerin ayaklar altına alınmasından duyduğu derin üzüntüyü ve çaresizliği ifade eder. Şiir, dönemin siyasi ve toplumsal çöküşü karşısında bir inanç ve kimlik bunalımını yansıtır.

Ana duyguçaresizlik
Ana temainanç
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

İslam dünyası, içindeki hainler ve dış düşmanlar yüzünden büyük bir felakete sürüklenmektedir; Allah'ın adaleti bu zulmü durdurmalıdır.

Temel çatışma

İnanç ile küfür, mazlum ile zalim arasındaki çatışma

Duygusal akış

Şiir, yakıcı bir şikayet ve isyandan, adalet arayışına ve derin bir çaresizliğe doğru ilerler.

ATMOSFER

Karanlık, umutsuz ve boğucu bir atmosfer; İslam dünyasının çöküşü ve zulüm altında inleyişi.
kasvetliboğucugergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.