Kelimeler bazen gitmeyenlerin yerine kalır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Tükürün

Tükürün Şiiri - Mehmet Âkif Ersoy

Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım:
Elemim bir yüreğin kârı değil paylaşalım:

Ne yapıp ye'simi kahreyleyeyim bilmem ki?
Öyle dehşetli muhîtimde dönen mâtem ki!

Ah! Karşımda vatan nâmına bir kabristan
Yatıyor şimdi Nasıl yerlere geçmez insan?

Şu mezarlar ki, uzanmış gidiyor, ey yolcu,
Nereden başladı yükselmeye, bak, nerede ucu!

Bu ne hicrân-ı müebbed, bu ne hüsrân-ı mübîn
Ezilir rûh-i semâ, parçalanır kalb-i zemin!

Azıcık kurcala toprakları, seyret ne çıkar:
Dipçik altında ezilmiş, parçalanmış kafalar!

Bereden reng-i hüviyetleri uçmuş yüzler!
Kim bilir hangi şenaatle oyulmuş gözler!

«Medeniyet» denilen vahşete lânet eder,
Nice yekpâre kesilmiş de sırıtmış dişler!

Süngülenmiş, kanı donmuş nice binlerle beden!
Nice başlar, nice kollar ki, cüdâ cisminden!

Beşiğinden alınıp parçalanan mahlûkât;
Sonra nâmusuna kurban edilen bunca hayat!

Bembeyaz saçları katranlara batmış dedeler!
Göğsü baltayla kırılmış memesiz vâlideler!

Teki binlerce kesik gözdeye âid kümeler:
Saç, kulak, el, çene, parmak Bütün enkaz-ı beşer!

Bakalım, yavrusu uğrar mı, deyip, karnından,
Canavarlar gibi şişlerde kızarmış nice can!

İşte bunlar o felâket-zedelerdir ki, düşün,
Kurumuş ot gibi doğrandı bıçaklarla bütün!

Müslümanlıkları bîçârelerin öyle büyük
Bir cinâyet ki: Cezâlar ona nisbetle küçük!

Ey bu toprakta birer nâş-ı perişan bırakıp
Yükselen, mevkib-i ervâh! Sakın arza bakıp

Sanmayın: Şevk-ı şehâdetle coşan bir kan var
Bizde leşten daha hissiz, daha kokmuş can var!

Bakmayın, hem tükürün çehre-i murdarımıza!
Tükürün: Belki biraz duygu gelir ârımıza!

Tükürün cebhe-i lâkaydına Şark'ın, tükürün!
Kuşkulansın, görelim, gayreti halkın, tükürün!

Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!

Tükürün Ehl-i Salîb'in o hayasız yüzüne!
Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne!

Medeniyet denilen maskara mahlûku görün:
Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!

Hele İ'lanı zamanında şu mel'ul harbin,
"Bize Efkar-ı umumumiyesi lazım Garb'ın";

Oda ALLAHI bırakmakla olur herzesini,
Halka iman gibi telkin ile, dinin sesini

Susturan aptalın idrakine bol bol tükürün
Yine hicran ile çılgınlıgın üstünde bu gün,

Bana Vahdet gibi bir yar-ı musaid lazım
Artık ey yolcu bırak, ben yanlız ağlayayım

Mehmet Âkif Ersoy portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

İnsan bazı cümleleri yıllar sonra anlar.

Şiir, bir yolcuya seslenen anlatıcının, vatan topraklarında yaşanan savaş vahşetini ve insanlık dışı katliamları tasvir etmesiyle başlar. Anlatıcı, medeniyet kisvesi altındaki vahşeti lanetler ve halkın duyarsızlığına, işgalcilere ve Batı'ya karşı büyük bir öfke ve nefretle tükürmeyi önerir. Şiirin sonunda anlatıcı, çaresizlik ve hüzün içinde yalnız ağlamak istediğini belirtir.

Ana duyguÖfke
Ana temaVatan
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk90/100

ANLAM

Ana düşünce

Vatan topraklarında yaşanan vahşet karşısında duyarsız kalanlara ve medeniyet maskesine karşı öfke duyulmalı; bu acı ancak ağlayarak ve lanetleyerek dile getirilebilir.

Temel çatışma

vatan sevgisi ile işgal ve vahşet; duyarlılık ile duyarsızlık

Duygusal akış

Öfke ve lanetlemelerin ardından anlatıcı, çaresizlik ve hüzünle yalnız ağlamaya yönelir.

ATMOSFER

Savaşın vahşeti ve toplumsal duyarsızlık karşısında öfke ve lanetleme dolu, kasvetli bir atmosfer hâkimdir.
KasvetliBoğucuTehditkârHüzünlü
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.