Bazı cümleler yıllarca insanın içinde yürür.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Mehmed Ali’ye

Mehmed Ali’ye Şiiri - Mehmet Âkif Ersoy

Bir nüsha-i kübrâ idin, oğlum, elimizde:
Sen benden okurdun seni, ben senden okurdum.
Yüksekliğin idrâkimi yorgun bırakınca,
Kalbimle yetişsem diye, şâirliğe vurdum.
Şi’rin başı hilkatteki âheng-i ezelmiş...
Lâkin, ben o âhengi ne duydum, ne duyurdum!
Yıktım koca bir ömrü de, baykuş gibi, geçtim,
Kırk beş yılın eyyâm-ı harâbında oturdum.
Sen, başka ufuklar bularak, yükseledurdun;
Ben, kendi harâbemde kalıp, çırpınadurdum!
Mağmûm iki üç nevha işittiyse işitti;
Bir hoşça sadâ duymadı benden hele yurdum.

İstanbul, 4 Temmuz 1334 (1918)

Mehmet Âkif Ersoy portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, yalnızlığın kendine bulduğu en güzel dildir.

Şair, oğluna hitaben onun yüksek yeteneğini ve kendi sınırlı şiir anlayışını karşılaştırır. Oğlunu büyük bir eser olarak görür, ondan öğrendiğini ve onun yükselişi karşısında kendi harabelerinde çırpındığını anlatır. Şiir, bir babanın oğluna duyduğu hayranlık ve kendi sanatsal yetersizliğine dair pişmanlıkla örülüdür.

Ana duyguPişmanlık
Ana temaAile
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Bir baba, oğlunun üstün yeteneği karşısında kendi sanatsal yetersizliğini ve geçmişteki kayıplarını derin bir pişmanlıkla fark eder.

Temel çatışma

Babanın kendi sınırlılığı ile oğlunun yükselişi arasındaki karşıtlık.

Duygusal akış

Hayranlık ve övgüyle başlayan şiir, zamanla pişmanlık ve hüzne dönüşür.

ATMOSFER

Şiir, geçmişe dönük pişmanlık ve hayranlıkla örülü, melankolik bir atmosfere sahiptir.
HüzünlüNostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.