Şiir, kalbin hafızasına yazılmış bir mektuptur.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Hicran

Hicran Şiiri - Mehmet Akif Ersoy

— Bu bir ma’bedse, çırçıplak yakışmaz, sonra gâyet loş;
Gelen: Ma’bûd; ışık bul, yaygı bul, git başka yerden, koş!

Hemen bir kandil aldım komşulardan, bir de seccâde;
Dedim: «Gel şimdi mihmânım, sa’âdet-gâhın âmâde.»

Ne yanlışmış hesâbım: Hiç kapımdan geçmez oldun bak!

İlâhî! Söktüm attım, işte hücrem şimdi çırçıplak:
Ne âfâkında tek kandil, ne mihrâbında seccâde;
Ezelden bildiğin toprak, bütün varlıktan âzâde.
Serilmiş secdelerdir bekleyen yerlerde mihmânı;
Bu üryan şu’le dersen, sînemin pâyansız îmânı.
İlâhî! Bir hatâ ettimse, elvermez mi hüsrânım?
Güneşler doğdu, aylar doğdu, ben hâlâ perîşânım!
Çakar şimşeklerin karşımda, yırtar, çiğner âfâkı;
Henüz rûhum, fakat, bir yağmurun bin canla müştâkı.
Sen ey dilber ki, serpildikçe handen, fışkırır, yer yer,
Semâlardan, zeminlerden şafaklar, lâleler, güller;
Şu öksüz yurda bir gülmez misin? Hâlâ yetîmindir;
Bütün yangındı indirdiklerin, bir gün de nûr indir.
Hayır, ben handeden geçtim, celâlin etmesin tehdîd,
Açar haşyetle donmuş her sücûdum renk renk ümmîd.

İlâhî! Pek bunaldım, nerde nûrun? Nerde gufrânın?
Cehennem gezdirip dursun mu âfâkımda hicrânın?
Evet, gafletti sun’um, lâkin insan gaflet etmez mi?
Yıkandım bir ömürdür döktüğüm yaşlarla, yetmez mi?
Gel artık, mâsivâ yok, şimdi yurdum Tanrı yurdumdur:
Tüten hücremde îmânım, yatan, yer yer, sücûdumdur.
Ne irfânımda bir iz var, ne vicdânımda, ey Yezdan,
O seccâdeyle kandilden sinen bîgâne rûhundan.

İlâhî sînemin çınlar durur yâdınla eb’âdı,
Ne yapsın âbidin sensiz bu vîran vahşet-âbâdı?
Nedir ma’nâsı, Ma’bûd olmadıktan sonra, mihrâbın,
Rükû’un, haşyetin, vecdin, bütün bîçâre esbâbın?
Harâb enkàz-ı îmandır, yatar haybetle yerlerde,
Ne bekler, sen geçerken pây-mâlin olmayan secde?
Bütün cevviyle, ecrâmıyle insin, târumâr olsun,
Nedir ma’nâsı bir kalbin ki, âfâkında sen yoksun!
Güneşler geçti, aylar geçti, artık gel ki, mihmânım,
Şuhûdundan cüdâ îmanla yoktur kalmak imkânım.

Hilvan, 10 Kânûnisânî 1341
(10 Ocak 1925)

Mehmet Akif Ersoy

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimelerin yaşı yoktur; hep aynı yerden acıtır.

Şiir, anlatıcının Tanrı'ya yönelik derin bir yakarışını ve manevi bunalımını dile getirir. Bir mağfiret ve huzur arayışı içinde olan anlatıcı, geçmişteki hatalarından pişmanlık duyar ve Tanrı'nın nurunu bekler. Şiir, ilahi aşk ve insanın acziyeti temaları etrafında döner.

Ana duyguumutsuzluk
Ana temainanç
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

İnsan, Tanrı'dan ayrı kaldığında manevi bir boşluğa düşer ve ancak O'na yönelerek huzur bulabilir.

Temel çatışma

İnsanın günahkârlığı ile Tanrı'nın rahmetine olan özlemi arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Pişmanlık ve yakarıştan, umutsuzluk ve teslimiyete doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

Karanlık, bunaltıcı ve manevi bir çöküşün yaşandığı bir atmosfer.
kasvetliboğucuyalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.