Bazı kelimeler insanın içindeki eski ışığı yakar.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Tiamat'ın Şuur Taktikleri

Tiamat'ın Şuur Taktikleri Şiiri - Küçük İskender

İstanbul, bilinçakışına çok uygun bir şehir anne.
Burada herkes kapasitesi kadar şizofren
Burada herkes Sarı Ceket giyiyor.
Her evde bir gaz odası var mutlaka.
Üniformalar, kırbaçlar her zaman hazır.
Ütülü ve cilalı.
Üzüntü ve şiddet, daima el altında..
Birileri birilerinde hep misafir sanki..
Kapı çalınıyor, geliyorlar, birkaç kadeh birşey içiliyor.
Ve herkesin anlattıkları yalnızca kendisiyle ilişkili..
Herkes, yalnızca kendi bayrağını taşıyor.
İstanbul'da hayattan çok ölümün sözü geçiyor anne.
Yüzlerin bir kısmında karanlık ve perili orman,
bir kısmında ete henüz saplanmamış bıçağın titreşimleri!
İstanbul'daki insanların yüzleri Titanic!
Yüz Ünlü Türk'le sınırlı varoluşlara şehrin özel radyolarından
çağrılar yapılır:
isteklerinizi çalabiliriz.
İsteklerimizi çalıyorlar bizden anne.
Arzularımızı, umutlarımızı, ideallerimizi zorla alıyorlar elimizden.
isteklerinizi çalabiliriz.
Bir tehdit de gizli bu sözde.
Ne yapmazsak tehlike altındayız.. bilinmiyor.
Kimse nasıl davranacağını, nasıl davranması gerektiğini
BİLMİYOR.
Şahane aşklar, felaketlerle son bulurken
Muazzam zekalar uyuşturucuyla yaralanırken
ten kıymeti, fikir kıymeti çalınan isteklerimizle beraber yokoluyorlar.
İstanbul Vantuzları!
Artezyen Kuyusu!
Artezyen Kuyusu'yla birleşen yatay kuyular!
Hırsızlar: Onursuzluklarına çaldıkları değerleri ekleyerek
sürünenler! Onların ayakları yok anne!
Olmayacak da!
Bir sürüngen,
ayağa kalkamadığı için ihanete yatkındır!
Katiller: Kararan vücutlarını başkalarının kanallarıyla ovarlar!
Ayakbaşparmaklarından başlayan uyuşma,
tüm toplumu, tüm kültür mozaiğini kaplar.
Sesler, birbirine karışır.
Görüntüler, özlerini kaybeder.
Kıyamet, budur anne.
Kıyamet, netliğin bozulmasıdır.
Kimseyle konuşmayacağım artık!
Yalnızca, bilmek istiyorum.
Ben neden hissediyorum? !
Ben neden düşünüyorum? !
Cehalet ile Bilgi'nin ortak paydası ne? !
İstanbul'daki cehalet, başka bir yerde bilgi mi? !
Ben, bilginin merkezinde cahil kalabilir miyim? !

Ben..
Ben herkes kadar arkada mıyım anne? !

Küçük İskender portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı kelimeler insanı hiç gitmediği yerlere götürür.

Anlatıcı, İstanbul'u bilinçakışına uygun, şiddet ve yabancılaşmanın hüküm sürdüğü bir şehir olarak betimler. İnsanların birbirine yabancılaştığı, değerlerin çalındığı, kıyametin netliğin bozulması olarak tanımlandığı bir ortamda anlatıcı, annesine seslenerek kendi varoluşunu ve hissetme/düşünme yetisini sorgular. Şiir, bireyin bu kaotik şehirdeki konumunu ve cehalet-bilgi ikilemini sorgulamasıyla sona erer.

Ana duyguKaygı
Ana temaYabancılaşma
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

İstanbul'da birey, şiddet ve yabancılaşma içinde kendi varoluşunu ve bilgi-cehalet sınırını sorgular.

Temel çatışma

Bireyin bilinçli varoluşu ile şehrin kaotik ve yabancılaştırıcı düzeni arasındaki gerilim.

Duygusal akış

Şiir, şehirdeki yozlaşma ve yabancılaşma betimlemelerinden bireyin kendi varoluşunu sorgulamasına doğru yoğunlaşır.

ATMOSFER

İstanbul'un kaotik, şiddet ve yabancılaşma dolu atmosferi, bireyin içsel sorgulamalarıyla birleşir.
KasvetliGerginBoğucuYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.