Bazı dizeler kalbe değil, doğrudan hafızaya yazılır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Bir Yeryüzü Öznesi

Bir Yeryüzü Öznesi Şiiri - Küçük İskender

1. gece gelen gece

yetmiyor münzevi kelimelerin kuytularına
pıhtılaşan çöl: yakıp yıkmak için bir kente
gittiğim günden beri biraz felç istemiştim
yeryüzünden, ve biraz öğütülmüştüm terle - -
bir ritmin bütün acizliğiyle çizildiğim
resim kağıtlarında beni bitiren kadın, o
sahte atölyenin eskimiş bir organı gibi
esrarlı bir dokuyla örtülmüştü portrem!

tabutumu dört siyah adam dışarı çıkarttı
dört siyah atın çektiği arabadaydı ruhum
dört gözlü doğanın prensesine giden yolda
devrildi tabut, şimdi tüm boşlukları doldururum,
der demez: tılsım gizlemiştim, bana sunulan
alkol harfleriyle oldu adım, çekilen silah
fırlatılan bir bıçak gibiydim o kadınla, bilirsin
katil bir kadın saklar bir parça içinde
her çocuk; ve yine bilirsin ki kimi aşklar
kediden firar etmiş keyifli bir öğle uykusudur

2. heves eden seda

içindeki heykele negatif bir kan aranıyor
kentin

bir yabancıyı idrak ediyorum

ki ilkokulu ne zor bitirdi yeryüzü
karnesinde tek kırık kalbim

derisini yitirmiş hayvan gibi gece
senden likör yapılmıyor ölüm

3. mr. pickwick'in son serüveni

s e v i y o r s u n b e n i, anladım:
güneş tutulması gibi gülümsemen çünkü;

ö z l ü y o r s u n b e n i, anladım:
öpmesen, hemen baban ölecek çünkü;

g i z l i y o r s u n b e n i, anladım:
ne vakit seni düşünsem,
yeryüzü evinden kaçıyor çünkü;

4. misafir cinayet

gülle tartışıyor karanfil çocukta
geri verilmeyecektir hüzün hülya; az daha;

ne pornografi suresi ne de
atlıkarıncası dışa dönük kabe,
YERYÜZÜ!
çağırma vücudumu, artık orada değil!
sessiz film
oyunu kurallarıyla anlat bakışımı
sessiz film
gibi kalsın gururum anlaşılmadan
talanında;
dokunulmazlığılotuslarınınkuyularındauykuların,
bir sesli harf
gibi yalnızlığım
bir sessiz harf
gibi dudağımdayım

ürk! o çemberler içre yazılı rakamlar
çoktan yuttu seksek oynayan çocukları,
ve o seksek taşı
ve o seksek taşı
kim bilir hangi gezegenin
uydusu şimdi, sona eren baygın uzayda;

ya içeri dolarken artarsa eğer bir parça rüzgar
bana da ölüm ayırın, çok az vaktim var. velakin
bu kanayan gözü göbekdeliğimin
üstüne yerleştiren mecbur mecmua
bilinçaltım bir müze, hatıralara;
ey karanfil, tartışma gülle çocukta
komünist maestro bu gece sahne almayacak artık!

gidiyormuş:
ağırlaşır yağmurun iade etmediği karanlık
bırak gitsin:
hiçbir caddeye çıkmayacak o sokak artık

Küçük İskender portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı cümleler kapıyı çalmaz; doğrudan içeri girer.

Şiir, gece ve karanlık atmosferi içinde bireyin içsel çöküşünü, yalnızlığını ve ölüm düşüncesini işler. Anlatıcı, münzevi kelimeler, çöl, tabut, siyah atlar gibi imgelerle kuşatılmış; bir kadınla yaşadığı yıkıcı ilişki ve kendini kaybedişi dile getirir. Şiir, varoluşsal bir sıkışmışlık ve anlaşılmama duygusuyla sonlanır.

Ana duyguYalnızlık
Ana temaYalnızlık
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Birey, içsel ve dışsal baskılar altında parçalanırken yalnızlığa ve ölüme sürüklenir.

Temel çatışma

yaşam ile ölüm arzusu, anlaşılma ile yalnızlık

Duygusal akış

Başlangıçtaki içe dönük çöküş, sonlara doğru ölüm ve yalnızlık imgeleriyle derinleşir.

ATMOSFER

Karanlık, boğucu ve ölüm imgeleriyle örülü bir içsel çöküş atmosferi.
KasvetliBoğucuYalnızÜrpertici
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.