Her şiir biraz eksik kalmış bir konuşmadır.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Ben Bu Şehri Bir Gün Sana Anlatacaktım

Ben Bu Şehri Bir Gün Sana Anlatacaktım Şiiri - Küçük İskender

Kel kadınlar tanıdım insafsızca
Her sokak başında bir ekip otosu vardı
Kaç paraya öpüştük durduk asitli homojen
Ne çok insandılar öyle yıkılası acılı
öyle kırkayak kimlikli. Sahi,
bana ait bir sürü sevgiliyle dolaşırlardı!

Dolaşırdı ayaklarım - babam kimdi, belki
birikimler yalnızca, yalnızca itilişler!
Annem: O, yalnızlığım olacak!
Sarhoş çocuklar gibiydim, dirilen bir ceset
gibiydim - yüzümde bir gri saten bıçak! Saat bozuk
gibiydim, imdat polis gibi! Saçmalayacak gibiydim
beni bir bıraksanız, ah bir bıraksanız,
ödünç bir tutku, özürlü bir rüzgar misali
dağılıp gidecek gibiydim!

Oğlum eşkalim İstanbul, yine katildi. Kızım
son vitrinin son beyaz gelinliğinde!
Yaşları, toplasan en fazla on üç, on dört
en azından milattan önce yirmi! Bir zaman
efkarla makyajını tazeledi içimdeki ölü helvası
Ölü helvası ve kör çiçekler satan çok kalibre çingene!
Ve horgörülen aşklar bazen sahte.. abazan..
Biraz daha öpüşebilsek, ah bir de
öpüşmeleri, sevişmeleri, logaritmayı bilsek
alkol komalarımıza hafif inceden
profesör bir zencefil kokusu inecekti!

Kel kedımlar tanıdım insafsızca
Her sokak başında bir ekip otosu vardı
Hatırlar mısın, yazmıştım sana, her otel odasında
filtresi bekaret kanıyla lekeli
yanan bir orospu sigarası. Ah, göğsüm,
sen, kurşuna dönmüş zalim gözlerle
delik deşik edilmiş bir erkek fanilası!

Delikanlılığım aşka aç
aşka muhtaç
aşka mecburdu!
Ve yüreğim!
Yaşlandıkça memeleri sarkar oldu!
Bana bir haller oldu / bana filmler bir tuhaf olur!
Sarkaçlar bana pek bir dar oldu / kuyular pek bir sığ olur
Bakın! Kızkardeşim gitti gecenin dul eşi oldu
Abim miyop dudaklarıyla kendi yılanında küçülür küçülür mahfolur!
Ah! Çıtır hüznüm, asil acılarım, dikkat edin!

İstanbul bu! Genç bedenlere aç
dinç cesetlere muhtaç
hürriyete mecburdur!

Küçük İskender portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Bazı cümleler yıllarca insanın içinde yürür.

Şiir, İstanbul'da yaşanan yoksulluk, cinsellik, ölüm ve yabancılaşma temalarını sert ve imgeli bir dille anlatır. Anlatıcı, çocukluk ve aile bağlarından kopuşu, sokakta karşılaştığı kadınları ve kendi bedenini sorgular. Şiir, bireyin kent içinde savrulmasını ve toplumsal çürümeyi vurgular.

Ana duyguHüzün
Ana temaYabancılaşma
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

Kent yaşamı ve toplumsal koşullar bireyi yalnızlaştırıp yabancılaştırır.

Temel çatışma

birey ile toplum

ATMOSFER

Kasvetli ve boğucu bir kent atmosferi, yalnızlık ve çürüme hissi.
KasvetliBoğucuYalnızGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.