Bazı dizeler hiçbir yere ait değildir; yalnızca sana.

ŞAİRİN DEFTERİ   /   TAM METİN

Ağıt

Ağıt Şiiri - Kağızmanlı Hıfzı

Sefil baykuş ne gezersin bu yerde?
Yok mudur vatanın, illerin hani?
Küsmüş müsün selâmımı almadın,
Şeydâ bülbül şirin dillerin hani?

Ecel tuzağını açamaz mısın?
Açıp da içinden kaçamaz mısın?
Azad eyleseler uçamaz mısın?
Kırık mı kanadın, kolların hani?

Bir kuzu koyundan ayrı ki durdu,
Yemez mi dağların kuşuyla kurdu?
Katardan ayrıldın şahin mi vurdu?
Turnam teleklerin tellerin hani?

Aç mısın yok mudur ekmeğin aşın?
Odan ne karanlık yok mu ataşın?
Hanidir güveyin, hani yoldaşın?
Hani kapın bacan yolların hani?

Kara yerde mor menevşe biter mi?
Yaz baharda ishak kuşu öter mi?
Bahçada alışan çölde yatar mı?
Uyan garip bülbül güllerin hani?

Bunda yorgan döşek yastık var mıdır?
Bu geniş dünyada yerin dar mıdır?
Dalın tahta duvar önün yar mıdır?
Yeşil başlı sunam göllerin hani?

Körpe maral idin dağlarımızda,
Dolanırdın solu sağlarımızda,
Taze fidan idin bağlarımızda,
Felek mi budadı dalların hani?

Düğününde acı şerbet içildi,
Gelinlik esvabın dar mı biçildi?
İlikle düğmele göğsün açıldı,
N'oldu kemer beste bellerin hani?

Alışmış kaşların var mı kınası?
Ala idi o gözlerin binası.
Kocaldın mı on beş yaşın sunası?
Yok mudur takatın hallerin hani?

Emmim kızı aç kapıyı gireyim,
Hasta mısın halin hat'rın sorayım,
Susuz değil misin bir su vereyim,
Çaylarda çalkanan sellerin hani?

Yatarsın gaflette gamsız kaygusuz,
Ninni balam ninni kalma uykusuz.
Hem garip hem çıplak hem aç hem susuz,
Felek fukarası malların hani?

Her gelip geçtikçe selâm vereyim,
Nişangâh taşına yüzüm süreyim.
Kaldır nikabını yüzün göreyim,
Ne çok sararmışsın halların hani?

Civan da canına böyle kıyar mı?
Hasta başın taş yastığa koyar mı?
Ergen kıza beyaz bezler uyar mı?
Al giy balam al giy, şalların hani?

Daha seyrangâha çıkamaz mısın?
Çıkıp da bağlara bakamaz mısın?
Kaldırsam ayağa kalkamaz mısın?
Ver bana tutayım ellerin hain?

Sen de Hıfzı gibi tezden uyandın,
Uyandın da taş yastığa dayandın.
Aslı Hanım gibi kavruldun yandın,
Yeller mi savurdu küllerin hani?

Kağızmanlı Hıfzı

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, insanın içinde susturduğu şeylerin sesidir.

Şiir, bir baykuş, bülbül, turna ve suna gibi kuş imgeleri üzerinden sefil, yalnız ve ölüme yakın bir figürü sorgular. Anlatıcı, bu figürün vatanını, sevdiklerini, gençliğini ve canlılığını yitirdiğini sorularla dile getirir. Sonunda figürün Hıfzı ve Aslı Hanım gibi yanıp kül olduğunu, geriye sadece küllerinin kaldığını söyler. Şiir, kayıp, ölüm ve acıma duyguları etrafında döner.

Ana duyguhüzün
Ana temaölüm
Duygusal yönolumsuz
Yoğunluk85/100

ANLAM

Ana düşünce

Genç yaşta ölüm veya ağır kayıplar, insanı sefil ve çaresiz bırakır; geriye kalan yalnızca acı ve yokluktur.

Temel çatışma

yaşam ile ölüm, gençlik ile çöküş, vatan/sevdikler ile yalnızlık

Duygusal akış

Sorgulama ve acıma duygusu baştan sona sürer, son bölümde kabullenme ve yas tonu ağır basar.

ATMOSFER

Hüzünlü, kasvetli ve yaslı bir atmosfer; kayıp ve çaresizlik hissi hâkim.
hüzünlükasvetliyalnıznostaljik
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.