Şiir, unutmak istemediğimiz şeylerin evidir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Yanık Jandarma

Yanık Jandarma Şiiri - İbrahim Tenekeci

şimdi ben öksüz bir kitabeyim bir mezarın başında
bana çarpıp geçiyor günün kambur kuşları
uğulduyor kalbim, nasıl da uğulduyor sanki bir arı kovanı
ve dilsiz bir alfabe yürüyor dudaklarıma
dilsiz bir alfabe, ilk harfi bıçak olan
bir deniz düşün yükseliyor durmadan.

şimdi ben öksüz bir kitabeyim bir mezarın başında
beni hatırla kalbim o günlerin hatrına
hatırla ki o mavi yatağın boş kalmasın
çünkü tırpanla everirler bir başağın boynunu
utanılacak bir şeydir dört ablayla büyümek
iyi bilir çocuklar bu tufanın sonunu
hatırla ki o baykuş ardından ağlamasın

şimdi ben öksüz bir kitabeyim bir mezarın başında
bana yalan söylendi vahşi atlar yok burda
ve gelişi güzeldi neşenin gidişini hiç görmedim
kasvet mi orası benim bahçem o çitleri ben çektim
çünkü yağmur korkutur bir dağı ancak
yaşamak mı yazık ki ben bilemedim.

İbrahim Tenekeci portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, yalnızlığın kendine bulduğu en güzel dildir.

Şiir, bir mezar başında kendini öksüz bir kitabeye benzeten anlatıcının iç dünyasını anlatır. Anlatıcı, kalbindeki uğultuyu, dilsiz bir alfabeyi ve yükselen deniz imgesini dile getirir; hatırlanma isteği ve çocukluk anılarıyla geçmişe bağlanır. Yaşamı tam olarak kavrayamadığını ve neşenin gelişigüzel kaybolduğunu ifade eder.

Ana duyguHüzün
Ana temaÖlüm
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk80/100

ANLAM

Ana düşünce

Anlatıcı, ölümün gölgesinde hatırlanma arzusuyla yaşamın anlaşılmazlığını dile getirir.

Temel çatışma

yaşam ile ölüm arasındaki gerilim

ATMOSFER

Hüzünlü ve kasvetli bir mezar başında geçen içsel bir hesaplaşma.
HüzünlüKasvetliYalnız
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.