İnsan bazı şeyleri ancak kaybedince isimlendirebilir.

İYİ Kİ ŞİİR VAR!

Okundu

Hamle Sırası

Hamle Sırası Şiiri - Hüseyin Atlansoy

Satrancı bilmezdin bundan ki
Bütün sevda oyunlarının galibi sendin

I- “Hayta Hamle”

Santranç diyor çocuk, santranç
Bir antlaşmadır sınıftan ve hasattan kopuk gülümseyişlere.
Oysa alabildiğine kopuk filozof
Hancı olmaktan vazgeçmiş göçebe kimliğinde
/Laf aramızda
Millet efendi sanıyor onu hayatın hafifliğinde
Oysa ölüyor filozof ağır hüznünde/

Satranç diyor şair
Salı ve perşembeye bağlı hüzünlerin
Kızarmış o güzelim nar çiçeklerinin
Unutulmaya terkedilmesidir- A evet
Kanundur: Unutmak acıya direnme

Düşünde beyaz taşları ve beyazlığını
Ele vermeyen mendilini ve dişlerini
Seçiyor sevgili. Ve akıyor
Saçlarından karanlık bir nehir. Hadi söyleyelim
İngilizcesiyle: “dark river in your black hair”

Saçlarında
Parlayan bir-iki beyaz tel; nehirde
Yanan beyaz çakıltaşları gibi.
Piyon hamle ediyor ancak
O ana kadar sakin ve miskin yıkanan at
O muhteşem dönüşüyle
Sanki bir salonda
Reverans edercesine
Engelliyor küçük savaşçının
Vezirlik hayallerini
Olsun diyor çocuk olsun ne çıkar
Önümde uzun bir ömür; girilecek sınavlar
Ölüm kalım savaşları, âşık olunacak kızlar
Ve muhteşem matlar var!

Ah! diyor filozof, ah bir bilsen
Zamanın ölçümü referans noktasına
Göre değişir dese de
O zeki ve dili kocaman şarlatan
Yani Ayştayn
Herkesin ama herkesin
İnce örülü bir kaderi ve giydiği kazaklara
Bile sinmiş bir kederi var!

II- “Derin Sükût”

Son bir salınışla ellerini saçlarına
Götürüyor dişi oyuncu: Hani diyor
Hani saçlarımı savuracak rüzgâr! Hani...
Hani atlar hani beni uçuracak kanatlar
Hani o muhteşem bakışıyla derin kartal!

Bu oyunda kartal yok diyor şair
Bendim o ve yitirdim bakışımın yarısını
Yenilgisiz bir gökyüzünde asılı kaldım
Oysa sultanım ben süzülürken kayıtsız
Siz
Sonsuz ve süresiz bir pata
Uzatırken aşkınızı
Kanatlarıma uzanamazsınız..

III- “Oyunun Sonu”

– Beyaz masayı terk eder
Asla dönmez artık gökyüzüne
İlk hamleyi pas geçmiştir
Yüzünde derin bir sükût

Hüseyin Atlansoy portresi

ŞİİRİN HARİTASI

Bu şiirin içinde ne var?

Metnin anlam, duygu, tema ve biçim katmanlarına kısa bir bakış.

Şiir, kalabalığın içinde duyulan kişisel bir sestir.

Şiir, satranç oyunu üzerinden sevda, hüzün ve zamanın geçişini anlatır. Çocuk, şair ve filozof figürleriyle satranç taşları ve hamleler, aşkın ve hayatın karmaşıklığını simgeler. Son bölümde oyunun sonu ve derin bir sükûtla bitiş, kayıp ve kabullenme duygusunu yansıtır.

Ana duyguHüzün
Ana temaAşk
Duygusal yönOlumsuz
Yoğunluk70/100

ANLAM

Ana düşünce

Satranç gibi hayat da hamleler, kayıplar ve kaçınılmaz sonlarla doludur; aşk ve zaman bu oyunun içinde erir.

Temel çatışma

oyunun kuralları ile duygusal beklentiler arasındaki gerilim

Duygusal akış

Çocukluk umudundan filozofun hüznüne ve nihai sükûta doğru bir geçiş var.

ATMOSFER

Satranç tahtası etrafında şekillenen, hüzünlü ve düşünceli bir atmosfer.
HüzünlüDüşselGergin
“Şiir, insanın kendine söylediği
en dürüst sözdür.”
Şiirhane · Sözün evi.

Şiirhaneden Mektup

Yeni şiirler, yeni keşif yolları ve iyi sözler için.

Sadece anlamlı şeyler, söz veriyoruz.